<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167</id><updated>2011-04-21T16:19:15.788-07:00</updated><category term='Şut Makinesi Çalışma Videoları'/><category term='Terimler Sözlüğü'/><category term='Gencer Baytimur'/><category term='John Wooden'/><category term='Yazarlar'/><category term='Çeviriler'/><category term='Savunma Üzerine'/><category term='Yazılarım'/><title type='text'>Şükrü Yaravlı Basketbol</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>28</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-517979877829513120</id><published>2008-08-24T14:03:00.001-07:00</published><updated>2008-08-24T14:30:56.221-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazarlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gencer Baytimur'/><title type='text'>ABD - İSPANYA Olimpiyat Finalinin Dersleri</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SLHRZ2pWuVI/AAAAAAAAAnY/YfYESA5SnpE/s1600-h/blog_final.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5238198083704502610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SLHRZ2pWuVI/AAAAAAAAAnY/YfYESA5SnpE/s320/blog_final.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu yaz Bolu’da düzenlenen 5 Star Basketbol kampında sohbet ettiğim Amerikalı coachlardan Shey Berry şöyle demişti; “Biz Amerikalıların bir lafı vardır : basketbolu biz icad ettik ama dünyanın kalanı bu sporu mükemmelleştirdi”.&lt;span class="fullpost"&gt; Gerçekten bu sabah 7 yaşımdaki oğlumla TV karşısında Olimpiyat finalini seyrederken aklımdan hep bu söz geçti. Uzun zamandan beri izlediğim en güzel basketbol karşılaşmalarından birini seyretmek bu tarihi maça tanıklık etmek gerçekten bir koç olarak bana müthiş keyif verdi.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Aslında bana keyif veren asıl şey İspanyol takımının ve oyuncularının verdiği olağanüstü mücadeleydi. Bu mücadeleyi izlemek bana gerçekten ilham verdi. Evet maçı ve şampiyonluğu ABD takımı ve NBA yıldızları kazandı ama destanı İspanya yazdı.&lt;br /&gt;Final öncesinde evlerinde TV’leri karşısında ve salonda koltuklarında oturan bütün izleyicilerin beklentisi ABD’nin 30 sayı farkla ezerek maçı kazanması, bol bol fast break ve smaçlarla İspanya’yı geçerek şampiyonluğu kazanmasıydı. Zaten bunu bir hafta önce İspanya’yı 119-82 gibi açık bir farkla kazanarak yapmışlardı da. Ancak finalde ders başkaydı. Dersin adı “mental toughness” (yani zihinsel sertlik, dayanıklılıktı).&lt;br /&gt;İspanyol oyuncular bir hafta önce tam 37 sayıyla yenildikleri rakiplerine karşı direnmek ve onları bu kez yenmek için her şeyden önce kafalarında bu maçı kaybetmemeliydiler. Böylesine sık maçların oynandığı yoğun bir turnuvada ABD takımı gibi rakipler için kabus bir takıma bu direnci göstermek zorundaydılar ve bunu da final maçında destansı bir şekilde yaptılar.&lt;br /&gt;İspanyol oyuncular maçın son düdüğüne kadar maçı hiç bırakmadılar, inançlarını ve mücadele güçlerini hiç yitirmediler. ABD takımına kabuslar yaşattılar ellerinden gelenin en iyisini yaptılar ve dünyanın hayranlığını kazanarak kaybettiler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;İspanyol takımı oyuncuları bütün dünyaya bırakın basketbolu spor felsefesi ve olimpizim adına gerçekten büyük dersler verdi. Nefis güzellikler izletti. Sporun ruhunu yaşattılar. İspanya’nın dersleri;&lt;br /&gt;- İspanyol Milli takımı bu sabah öyle onurlu ve hırslı bir oyun oynadı ki evlerinde TV karşısında ve tribünlerde maçı izleyenler maç sonunda kazanan kadar kaybedeni de alkışladılar. Onurlu mücadele etmenin sahada elinden gelenin en iyisini yapmanın, rakibin gücü ne olursa olsun ondan korkmadan ve inancını hiç yitirmeden sonuna kadar mücadele etmenin, “takım gibi takım” olmanın, sahada birbirine omuz vermenin, hiç geri adım atmamanın, ve daha sayamadığım birçok sportif değerin ne anlama geldiğini bütün dünyaya gösterdiler. Ülkelerini ve onları destekleyen milyonlarca spor severi gururlandırdılar. Biz de onları yürekten kutluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Takım olarak böyle bir mücadele sonunda maçı kaybedebilirsiniz ama siz aslında “kazanan”sınızdır. Böyle bir mücadeleyi gösteren takım en az kazanan kadar hatta buradaki gibi bazen kazanandan daha fazla kazanandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RICKY RUBIO&lt;br /&gt;- Bütün İspanyol oyuncular gerçekten çok iyi mücadele etti ancak içlerinden biri var ki o bütün övgülerin üzerinde “küçük” yaşına rağmen “büyük” bir mücadele gösterdi ve bütün dünyanın saygısını ve sevgisini kazandı. Bu oyuncu daha 17 yaşındaki yıldız Ricky Rubio idi. Aslında Rubio genç yaşına rağmen basketbol arenasında çok tanınan bir isim. O herkes tarafından “geleceğin yıldızı” olarak değerlendiriliyordu ancak Rubio “bugün“ oynadığı oyun ve sahadaki duruşuyla geleceğin değil “bugünün yıldızı” olduğunu kanıtladı. Rubio 17 yaşında takımın asıl oyuncusu (main player) olarak ilk beşte sahaya çıktı, karşısındaki eşleşmesi yani match up’ı dünyanın tartışmasız en iyi guardlarından biri olan Jason Kidd’di. Bütün gözler üzerinde ve beklentiler çok yüksekti. Sahadaki görevi zordu, hem dünyanın en iyi guardlarını savunmada durdurması gerekecek hem de hücumda bu canavarların baskısı altında topu getirip takımını organize edecekti. Rubio sahada bunların çok ötesinde bir mücadele gösterdi savunmada o kadar iyi iş yaptı ki maç bittiğinde kimse ABD’li guardların özellikle de Kidd’in ne yaptığını hatırlamıyordu ama herkes Rubio’yu ayakta alkışlıyordu. Hücumda ise sadece pas dağıtmakla ve takımı oynatmakla kalmayıp oyundan çıkıp banka gitti dönemlerde takımı aksatacak önemli bir parçası oldu. Ama bugün onu asıl “büyük” yapan sahada gösterdiği “büyük mücadelesi” idi. O maç boyunca dünyanın en iyi oyuncuları karşısında hiç geri adım atmadı, hiç korkmadı, hiç yılmadı, umudunu ve inancını hiç kaybetmedi, bütün gençlere sporda cesaretin ve kendine güvenin ne demek olduğunu lirik bir şekilde anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Rubio’nun maçta ki tek “çocukluğu” maç sonunda sinirlerine ve kazanma hırsına hakim olamayarak aldığı teknik fauldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bence sadece finalin değil turnuvanın en güzel anlarından biri Rudy Fernandez’in (ki bence maçın adamıydı muhteşem oynadı) maçın 4. periyodunda Dwight Howard’ın üzerinden vurduğu smaç diğeri de maçın bitimine 25 sn. kalmasına ve maçı kaybettikleri kesinleşmesine rağmen Rick Rubio’nun yenilgiyi kabullenmek istemezcesine, sanki maçın başıymış gibi savunma yaparak Chris Paul’ün topunu çalması ve sonrasında sayı olmamasına rağmen güzel bir ters turnike atmasıydı. Bu iki durumda da İspanyol oyuncular rakiplerine aslında şunu söylüyorlardı; “maçı kazanabilirsin ama beni asla yenemezsin”...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Rubio bugün bütün dünyaya ve gençlere; “yaşınız ne olursa olsun büyük düşünmelisiniz çünkü sporda dün olmadığı gibi yarın da yoktur “şimdi” vardır. Şimdi değilse ne zaman?” dedi ve bütün dünyadaki tüm branşlardaki “genç” sporculara örnek oldu. Sembolleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Artık bütün koçların ve benim genç oyuncularımıza göstereceğimiz bir örneğimiz oldu. Artık genç oyuncularımıza şunu söyleyebileceğiz “o yapabiliyorsa sen de yaparsın”. Ve bütün genç oyunculara al bunu izle ve örnek al diyeceğimiz bir maç kasetimiz oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bence bütün coachların özellikle de gençlerle çalışan, onlara bir şeyler vermeye gayret eden, onlara güvenen bütün koçların bu maç kasetini bir eğitim kaseti gibi seyredip arşivlerine eklemeleri ve zaman zaman tekrar seyretmeleri ve seyrettirmeleri gerekecek. Çünkü biz antrenörlerin asıl görevi oyuncularımıza basketbol oyunun öğretirken mental olarak da onları başarılara hazırlamak, onlara büyük düşünmeyi öğretmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- “Ben daha genç oyuncuyum daha zamanım var” , “o daha genç oyuncu zamanı var” diye diye otuz yaşına geldiğinde hala “gençliğin arkasına saklanan” gençlere ve onların antrenörlerine de ayrı bir ders vardı bu maçta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD takımının öğrettikleri:&lt;br /&gt;- ABD takımı bütün dünyaya öncelikle fiziksel gücün ve atletizmin basketbolda ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çağdaş basketbolun yani Transition basketbolu’nun nasıl oynanması gerektiğini gösterdiler. Attıkları fast breaklerle izleyenlere basketbol ziyafeti çektiler. Özellikle yedikleri sayılardan sonra çabuk topu oyuna sokarak attıkları fast breakler izlenmeye değerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bütün şampiyona boyunca oynadıkları seyir zevki yüksek ve izleyene keyif veren oyunları ve medyatik NBA yıldızlarıyla olimpiyatlara renk kattılar. Basketbol oyunun popülaritesine katkı yaparak basketbol misyonlarını yerine getirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- ABD takımı tarihinde belki ilk defa attıkları kadar attırmadıklarıyla da konuşuldu. Yaptıkları baskılı savunma ile finale kadar hiçbir rakiplerine bir iki periyot haricinde şans tanımadılar ve hak ettikleri şekilde şampiyon oldular. Michael.REDD’in dediği gibi “görevi tamamladılar”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Burada ABD takımının yaşayan efsane koçu Mike Kryzewsky’nin hakkını da teslim etmek gerekir. Koç “K” in çoğu maçta en büyük sorunu rakiplerden çok kendi bencindeki yıldızlarının oynama zamanlarını ayarlamak oldu. Artık modern basketbolda özellikle de NBA, EUROLEAGE gibi üst seviye takımlardaki koçların en temel işlerinden biri olan “ego menagemet” i iyi yapmak yani oyuncuların egolarını kontrol altına alarak takım potasında eritebilmek. Koç “K” de dünyanın en büyük egolarını çok iyi yönetti, ABD takımı takım hüviyetini hiç kaybetmedi, büyük bir uyum içinde turnuvayı tamamladı ve şampiyon oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- ABD’li oyuncuların tamamı olmasa da Jason Kidd gibi gerçek yıldızlar, dünya starı olmak için önce sportmen olmak, sahada kazanırken de rakiplerine saygı göstermek gerektiğini, onları küçümsemeden ve onları ezmeden kazanmanın iyi sporcuları efsaneler haline getirdiğini, sporun evrensel diliyle bütün dünyaya anlatılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finalin teknik olarak analizine gelince :&lt;br /&gt;Maçı teknik olarak analiz edecek olursak alında her iki takım adına da çok sıra dışı taktikler yada oyunlar yoktu. Her iki takımda kendi düzenlerinde oynadı. Bu ABD için normal bir durumdu çünkü zaten buraya bu şekilde oynayarak yani “run and gun” tarzında hızlı oynayarak geldikleri için bunun dışında bir şey yapmalarına da gerek yoktu ve zaten öyle de oynayıp kazandılar. Oysa İspanyanın kazanmak için ekstra bir şeyler yapması gerekiyordu. Onlar da taktik olarak olmasa da mental olarak farklı bir şey yaptı ve sıradışı bir mücadele gösterdi. Ama bu kazanmak için yeterli olmadı.&lt;br /&gt;Eğer ABD takımının karşısında takımını hazırlayan bir koç olsaydınız herhalde takımınıza vurgulamanız gereken birinci konu, “defansif transition” yani hücumdan savunmaya dönüş olurdu. İspanya’da şu ana kadar ABD karşısında bunu en iyi uygulayan takımlardan biri oldu. Ancak buna rağmen özellikle maçın kırılma bölümlerinde ABD fast break lerine özellikle yedikleri sayılar sonrasında attıkları fast break sayılarına (after made basket fast breaks) engel olamadılar.&lt;br /&gt;İspanya elemeler dahil ABD’yi en fazla zorlayan ve onlara en fazla sayı atan takım oldu. Ve eğer ABD özellikle maçın kırılma anlarında birkaç 3 sayılık atışı sayı yapamazsa, 2-3 fast break az atsa yada 2-3 ribaund az alsa maçı kaybedebilirdi.&lt;br /&gt;İspanya maçın büyük bir bölümünde ABD’yi adam adama savunmayla durdurmaya çalıştı (en azından yavaşlattı). İspanyollar eğer alan savunmasını biraz daha iyi yapabilselerdi yada belki 2-3 yerine match-up zone, 3-2 zone, 1-2-2 zone yada 1-3-1 zone türü rakibin önde oynayan kısalarıyla eşleşen bir alan savunması yapmayı deneseler belki daha iyi olabilir ve alan savunması yaptıkları periyotlarda bir iki top daha fazlasını sayı yemeden geri çevirebilirlerdi. Çünkü ABD takımı İspanya’nın yaptığı 2-3 alan savunmasını high-posta attıkları toplarla (özellikle Tayshuan Prince ile) ve crosa atıkları paslar sonucu buldukları şutlardan kazandıkları 3’lüklerle (özellikle Kobe Bryant ve Wade ile) deldiler. Tabi ki bunlar hep teori ve farazi. Bilim adamlarının dedikleri gibi “realite her zaman teoriyi şaşırtır” bunlar da sadece fikir belki de bunları deneseler maç daha erken kopacaktı. Bunu bilmek tabi ki mümkün değil. Gerçek olan şu ki İspanya bu olimpiyat finalini büyük hem de çok büyük oynadı, çok saygı duyulacak bir mücadele örneği gösterdi ve kaybetti. Onlar sadece bunun için bile takdiri hak etti. Boşuna dünya şampiyonu olmadıklarını gösterdiler. Kesin olan şu ki gelecek İspanyol basketbolu için umut dolu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-517979877829513120?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/517979877829513120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=517979877829513120' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/517979877829513120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/517979877829513120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/abd-ispanya-oimpiyat-finalinin-dersleri.html' title='ABD - İSPANYA Olimpiyat Finalinin Dersleri'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SLHRZ2pWuVI/AAAAAAAAAnY/YfYESA5SnpE/s72-c/blog_final.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-7868705114212276771</id><published>2008-08-24T13:08:00.000-07:00</published><updated>2008-08-24T13:42:26.226-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılarım'/><title type='text'>TÜBAD ve Beklentilerim</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SLHAtcw2nBI/AAAAAAAAAnQ/3CjjhlJNEmA/s1600-h/tubad.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5238179728656342034" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SLHAtcw2nBI/AAAAAAAAAnQ/3CjjhlJNEmA/s400/tubad.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Hala üye değilseniz bir an önce olun lütfen...&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneği. Gerçekten de kulağa hoş geliyor. Evet! İçişleri Bakanlığı’nın oluru ile 13 Temmuz 2007 tarihiyle artık bu unvanı almış durumda derneğimiz. Sevgili Çetin Ağabeyin Kuşadası’ndaki meslektaşlarına yani bizlere seslenişi hala kulaklarımda. &lt;span class="fullpost"&gt;Ama Çetin Ağabeyin söyledikleriyle benim o an tribünlerde gördüklerim tümüyle tezatlık oluşturuyordu. TBL’de şampiyonluk yaşamış, milli takımlarda sayısız kereler görev yapmış Çetin Ağabey, antrenör eğitimlerinin yaygınlaşması, yurtdışı seminerlerine antrenörlerin daha kolay ve sık gidebilmesi, antrenörlerin sosyal güvence sorunlarının giderilmesi ve yasal kontratlarının olması vb. gibi sonuç alınmasının yıllar süreceği çabaların beraberce başlatılması ve bir kartopunun pozitif bir çığa dönüşmesi için çırpınarak TÜBAD’ın önemini anlatıyor ve bir yandan da ekliyor; üye sayımız ne kadar çok artarsa sesimiz de o kadar çok çıkar. İşte bunlar anlatılırken gözümün önünden sağlık güvencesi olan, emeklilik primleri yatan, mesleki kaynaklara ve organizasyonlara rahatlıkla ulaşabilen ve bir sıkıntısı olduğunda kapısını çalabileceği bir derneği olduğunu bilen bir meslek grubunun üyesi olmanın hoşluğu geçiverdi. Bu pembe tablodan sıyrılmam içine girmemden çok daha kolay oldu. Neden mi? Tribünleri dolduran meslektaşlarımızın sadece azınlığı Çetin Ağabeyi dinliyordu. Cep telefonları ile konuşanlar, birbirlerine çay kahve yollayanlar, sigara içmek için bu anı fırsat bilenler, “Pesiç’de bişey anlatmadı” diyenler büyük çoğunluğu oluşturuyordu. Bu çoğunluk zaten ne bir konuşmaya zamanında geldi ne de konuşmacıları gereken saygıyla dinledi. Yani tepeden birileri (ki bu kişiler geçmişte bir video kasete yada bir kitaba hele hele bir taktik tahtasına ulaşmak için çılgınca uğraşlar verdikleri ve şimdiler de ise o tribünde bulunanların birçoğuna göre çok çok daha kariyerli ve bu meslekten iyi gelirler elde ettikleri düşünülürse) bizler adına kendi bir dönem çektikleri zorluklardan da yola çıkarak milyon dolarların sadece bir oyuncuya verilebildiği günümüz pazarında bizleri ortak bir platformda birleştirmeye çalışıyordu. Ancak, tabandan gelmeyen istekler ve istenilen haklar için mücadele etmeden verilmeye çalışılan imtiyazlar ya başarısız kalır yada değeri bilinmez. Belli ki, bu değerli derneğin faaliyetlerini daha iyi anlamamız, önerilerde bulunmamız ve isteklerimizi söylememiz gerekiyor. Böylelikle yapılması gerekenler çoğalacak, profesyonel ve gönüllü çalışan sayısı artacak, projeler ülke geneline yayılacağı için katılım çok daha fazla ve homojen olacak. Böylece şu an ilgisiz yada işin neresinden tutacağını bilemeyen bir grup antrenör olaya dahil olacak. Bu da derneği içinde hissetmenin en önemli yolu olacaktır. Ama her şeyden önce hala derneğe üye değilseniz işe buradan başlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim beklentilerim ise;&lt;br /&gt;- Her kategoride antrenörlere sözleşme yapılması ve bu sözleşmelerin 12 aydan daha az olmaması üzerine çalışmada bulunması&lt;br /&gt;- Antrenör taban maaşları konusunda TÜBAD’ın görüş bildirmesi&lt;br /&gt;- Özel emeklilik sigortası için gerekli girişimlerde bulunması (Toplu girişimlerin avantajlarından yararlanılmalı)&lt;br /&gt;- Özel sağlık sigortası için gerekli girişimlerde bulunması (Toplu girişimlerin avantajlarından yararlanılmalı)&lt;br /&gt;- Yurtdışı seminerleri için siteden duyurular yapılması ve gitmeyi planlayanlar için gerekli yardımlarda bulunulması&lt;br /&gt;- Spor okulu antrenörlüğünün tanımlanması ve geliştirilmesi&lt;br /&gt;- TÜBAD e-market oluşturularak antrenörlerin ihtiyaçlarının saptanarak (taktik tahtası, eğitim kitap ve cdleri gibi gerekli ürünler ve TÜBAD defterleri, kahve kupaları, tişörtleri gibi derneği aklıda tutucu promosyon ürünler) bu sitede satışa sunulması&lt;br /&gt;- Veli ve kulüplerin antrenörleri için başarılarını veya şikayetlerini anlatacak bir birimin oluşturulması (belki resmi bir yaptırımı olmasa bile başarı hikayelerinin yaratılması yada şikayetlerin doğruluğu durumunda bir uyarıda bulunması açısından önemli olacaktır)&lt;br /&gt;- Yabancı oyuncu, yabancı antrenör sayısı gibi Türk basketbolunun geleceği ile ilgili konularda görüş bildirilmesi&lt;br /&gt;- Uluslar arası çeşitli antrenör değişim programları düzenlenmesi&lt;br /&gt;- Anketler düzenleyerek seminer konuklarını ve konularını belirleyerek özel seminerler yapmaları&lt;br /&gt;- Altyapı Türkiye şampiyonalarının olduğu dönemlerde sohbet toplantıları düzenlemeleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Not: Üye aidatımı yatırmış ve resimlerimi vermiş biri olarak hala üyeliğim hakkında elimde bir kimlik yok. Yine, bir üye olarak antrenör kartımın vize ödemesi için indirimden yararlanmak için TÜBAD’ın sitesinde bulunan mesaj kutusuna gerekli bilgileri doldurarak mesaj göndermeme rağmen kaydın alındığına dair bir uyarı çıkmıyor. Bu küçük eleştirilerimi de eklemek istedim. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-7868705114212276771?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/7868705114212276771/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=7868705114212276771' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/7868705114212276771'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/7868705114212276771'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/tbad-ve-beklentilerim.html' title='TÜBAD ve Beklentilerim'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SLHAtcw2nBI/AAAAAAAAAnQ/3CjjhlJNEmA/s72-c/tubad.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-4141485036985613270</id><published>2008-08-22T17:14:00.000-07:00</published><updated>2008-08-22T17:25:57.834-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gencer Baytimur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çeviriler'/><title type='text'>Oyuncuların Liderliğini Geliştirmek</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SK9XMtDjeoI/AAAAAAAAAnA/gwCJM_6AFXE/s1600-h/leadership.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237500767419726466" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 229px; CURSOR: hand; HEIGHT: 163px" height="174" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SK9XMtDjeoI/AAAAAAAAAnA/gwCJM_6AFXE/s320/leadership.jpg" width="242" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Vince LOMBARDİ bir zamanlar “ lider yaratılır, doğulmaz” demiş. Biz de bu ifadeye inanıyor ve basketbol programımızda bunu hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bir basketbol programının en önemli öğesi çocuklardır. Az bir miktar baskı, negatif yada pozitif, çok iyi bir motivatördür. Takımımızda kaptana bu kadar sorumluluk vermemizin nedeni budur. Bazı oyuncuların lider olarak doğduklarını kabul ederiz ama öte yandan da liderlik özelliklerinin geliştirilmesi gerektiğine inanırız.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Seçim Kriterleri&lt;br /&gt;Genç insanlarda liderlik özelliklerini geliştirmek için çalışmada ilk etken seçimdir. Herhangi bir çocuğu takımınıza kaptan yapamazsınız. Bazı çocukların karakteristik özellikleri onları diğerlerinden ayırır. Potansiyel liderlerinizde bazı özellikler aramalısınız. Biz sizin için birkaç tane seçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışma Ahlakı&lt;br /&gt;Her şey için çok çalışan bir çocuk takım arkadaşlarının pas geçtiği birçok şeyi daha iyi kavrar. Bu çeşit oyuncular daha iyi öğrenebilirler ve kendilerine başarılı bir kaptan olarak saygı duyulmasını sağlarlar. Bu iş ahlakı kendisini aynı zamanda sınıfta ve toplum içinde de gösterir. Oyuncu başkaları onunla oyuncu olarak gurur duymadan önce kendi kendisi ile gurur duymalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İletişim Yeteneği&lt;br /&gt;Takımınızda herkesin saha içerisinde iletişim kurmasını istersiniz. Etkili bir takım kaptanı saha dışında da takım arkadaşları ile konuşabilme yeteneğine sahip olmalıdır. Takım kaptanı takımla coach arasında bağlantı kurmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atletik Yetenek&lt;br /&gt;Bazen oyuncu harika bir lider olur , çünkü atletik yeteneğinden dolayı kendisine hayranlık duyuyordur. Bu oyuncu yinede ancak iyi bir çalışma ahlakı ve iletişim yeteneği varsa iyi bir kaptan olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer liderlik öğretilebiliyorsa bunu takımınıza öğretmelisiniz. Gelecek sezon için takım kaptanınızı baharda seçin böylece yani seçilen kaptanların sezon başından itibaren gerçekten lider olmayı istediklerini kanıtlama şansları olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncu Sorumlulukları&lt;br /&gt;Aşağıdaki sorumluluklar kaptanınızı lider yapmak için yardımcı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Örnek Olma&lt;br /&gt;Takım kaptanınızın sahip olması gereken en önemli fonksiyon sizin basketbol programınızda oynadığı rol ne olursa olsun diğerlerine örnek olmasıdır. Oyuncularınızı sürekli olarak diğer kızların yada oğlanların onları izledikleri yolunda uyarın ve onlardan diğerlerine pozitif örnek model olmalarını isteyin. Lideriniz eleştirileri kabullenme konusunda da takım arkadaşlarına örnek olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Geleceğin Oyuncuları ile Konuşma&lt;br /&gt;Her bahar orta okul öğrencileri ile kamplar ve yaz çalışmaları hakkında toplantı yaparız. Bu toplantılara lise takımının kaptanlarını da yanımda getiririm ve onlarla birkaç kelime konuşmasını isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Yaz Kamplarında Çalışma&lt;br /&gt;Kaptanlarınızı basketbol yaz kamplarında çalıştırmak onların daha iyi öğretmenler ve geleceğin oyuncuları olmaları konusunda iyi bir fırsat yaratır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Programlar Organize Edin&lt;br /&gt;Bizim eyaletimizde sezon dışında coachların oyuncularla fazla temas kurmalarına izin verilmez. Biz bunu olumluya çevirmek için takım kaptanlarımıza yaz liglerinde ve yaz kamplarında sorumluluklar veriyoruz. Aynı zamanda onlara yeni yetişen oyuncular için gerekli olan yaz dönemi hazırlık antrenmanlarında da görev veriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Takımı Hazırlama&lt;br /&gt;Takım kaptanlarınız takım arkadaşlarının antrenman yapmaya ve oynamaya hazırlamalıdır. Birçok farklı karakterde insanla muhatap olacağı için bu kaptana zor gelebilir. Takım kaptanı önce kendisi antrenmana hazır olduktan sonra takımın geri kalanını antrenmana hazırlar. Takım kaptanları antrenman saatlerinde bir değişiklik olduğunda bunu takıma duyurmakla da sorumludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Antrenman Maçında Coachluk&lt;br /&gt;Sezon öncesi antrenmanlarının 30 dakikalık bölümünü kendi aramızda oynayacağımız maçlara ayırırız. Takımı ikiye bölün ve kaptanlar birtakımın oyuncu-antrenörü olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Küçük Ayrıntılar&lt;br /&gt;Takım kaptanları antrenman ve maç öncesinde küçük detayları üstlenmelidir. Örneğin seyahatlerde ve maçlara gelirken ne giyileceğine , yaptırılacak takım malzemesinin şeklinin nasıl olacağına, tişörte ne basılacağına yada maç ısınmasında ne giyileceğine kaptan karar verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Takımı Bir Araya Getirme&lt;br /&gt;Takımın saha dışında da bir araya gelmesi sağlıklıdır. Takımın birbirini daha yakından tanımasına ve kaynaşmasına imkan sağlayacak , arkadaş toplantıları, pizza partileri, birlikte sinemaya gitme hatta kartopu savaşlarını takım kaptanı organize etmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9- Takımı Çalıştırma&lt;br /&gt;Takım iyi oynamadığında bunu bazı sebepleri olabilir ve siz bu durumda bazı antrenmanları ve sonraki oynayacağınız rakibin videosunu takım kaptanın yaptırmasına izin verebilirsiniz. Ancak dikkatli olun bu çok sık istememelisiniz.&lt;br /&gt;10- Maçların Duyurulması&lt;br /&gt;Maçlarımıza eğer bizim arzu ettiğimiz kadar seyirci gelmiyorsa takım kaptanımızdan maç programının okulda ve çevrede duyurmasını isteriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takdir edersiniz ki bütün bu maddeler öncelikle coachun sorumluluğundadır. Akıllı bir coach bunlara yeni maddeler ekleyebilir, değişiklikler yada önermeler getirebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dave Marshall, 3 yıldır Bridgeport (ABD) Lisesinde Kız Takım Başantrenörlüğü yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;David Marshall , Bridgeport High SchoolHead Girls’ Coach, Bridgeporti, W. Va.&lt;br /&gt;Çev: Gencer Baytimur 10.03.2002&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-4141485036985613270?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/4141485036985613270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=4141485036985613270' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/4141485036985613270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/4141485036985613270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/oyuncularn-liderliini-gelitirmek.html' title='Oyuncuların Liderliğini Geliştirmek'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SK9XMtDjeoI/AAAAAAAAAnA/gwCJM_6AFXE/s72-c/leadership.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-8981115504668878221</id><published>2008-08-21T16:41:00.000-07:00</published><updated>2008-08-21T16:51:20.190-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gencer Baytimur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çeviriler'/><title type='text'>Kendine Güvenli Oyuncu Yetiştirmek</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SK3_AY8xiYI/AAAAAAAAAmo/C-gwVkPWoAg/s1600-h/blog_yeni.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237122323864193410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SK3_AY8xiYI/AAAAAAAAAmo/C-gwVkPWoAg/s400/blog_yeni.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Jeff Jansen, Mental Training Consultant Univesity of Arizona ,Tusccon ,AZ&lt;br /&gt;Winning Hoops , Vol.10 No: 4&lt;br /&gt;Çev : Gencer Baytimur &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bazı coachlar normal adam adama savunma ile maç kazanırken, bazıları da Match-Up yada Zone savunma ile kazanırlar . Bazı coachlar sabırlı ve yüksek yüzdeli boş şut bulmak için çalışır ve bunun önemini vurgularken bazıları yüksek oktanlı fastbreak’lerine güvenirler.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Bütün farklı stratejiler kazanmak için gerekli sonucu verebilir ancak çok az coach kendine güvenmeyen oyuncularla maç kazanabilir. Kendine güvenen bir takım hemen bütün farklı hücum sistemlerini uygulayabilir ve farklı savunma sistemleri ile de başarılı olabilir. Bu nedenle anahtar neyi yaptığınızdan çok takımın bunun başarılı olacağına olan inanmasıdır.&lt;br /&gt;Bütün başarılı bildiği gibi coachluk “ X ” ler ve “ O “ ların ötesinde çalıştırdığınız insanların kalplerine ve düşüncelerine ulaşabilmektir. Kendine güvenli bir takım oluşturmak bir coachun en önemli görevidir. Güven takımı bir üst seviyeye yükseltecek manevi değerlerin en önemlilerindendir.&lt;br /&gt;Bir an için durun ve aşağıdaki soruların yansıması olarak kendi coachluğunuzu sorgulayın :&lt;br /&gt;- Günlük çalışmalarda oyuncularıma nasıl güven aşılıyorum ?&lt;br /&gt;- Oyuncularımın güvenlerini zedeleyecek şeyler yapıyor muyum ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı coachlar şansa bırakarak bir gün mucizevi olarak takımlarının buna ulaşacağını umarken , başarılı coacahlar sürekli olarak günlük çalışmalarda oyuncularına güven aşılayarak bunun gelişmesini sağlarlar. Kendine güven de tıpkı çeşitli Savunma ve Hücumlar gibi çalışılarak güçlendirilebilir.&lt;br /&gt;Eğer şimdiye kadar bunu yapmadıysanız , kendine güvenli oyuncular yetiştirmek için aşağıdaki önerileri kendi coachluk ve antrenman sisteminize uygulayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;• Sürekli Olarak Oyuncularınızın Potansiyeline ve Yeteneğine Olan Güveninizi Gösterin : &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sözlerinizle ve hareketlerinizle onların yeteneklerine başarılı olacaklarına olan güveninizi gösterin ve söyleyin . Her bir oyuncu için gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler&lt;br /&gt;belirleyerek onların bu beklentilerine ulaşmalarına yardımcı olacak şekilde onlara güven telkin ederek yardımcı olun . Kendine güven başarıya ulaşmada çoğu zaman en önemli unsurdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir oyuncu coachunun kendisine güvenip güvenmediğini hemen sezer. Bazen oyuncular ne kadar iyi olabileceklerini ve bunun için de onlardaki potansiyeli ortaya çıkartacak kadar sabırlı ve onlara güvenen bir coachun gerektiğini anlayamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;• Kaliteli Antrenman ve Amaca Uygun Hazırlanmanın Önemini Vurgulayın:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Başarının badeli kaliteli hazırlık ve antrenmandır.Bu nedenle siz ve oyuncularınız antrenmanlardan en fazla verimi almanın gerekliliğini iyi anlamalısınız. Kaliteli antrenman oyuncularınıza güven duyma hakkını verir , çünkü onlar başarılı olmak için çok çalışmaktadırlar. Burada önemli olan oyunculara , yararlı ve değerli zaman ve enerjilerini bu işe harcadıkları için başarılı olmayı hak ettiklerini onlara anlatmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;• Antrenmanlarda Mümkün Olabilecek Çeşitli “ Maç Durumları”nı (game stuations) Canlandırın:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ne beklediğini bilmek güven oluşturmak için gerekli bir diğer faktördür . Çeşitli maç durumlarını antrenmanlarda canlandırdığınızda , oyuncularınız bu durumlarda onlardan neler beklediğinizi ve nelerden sorumlu olduklarını bilirler , çünkü bunlar önceden antrenmanda çalışılmıştır. Oyuncuların hazırlıklı olmadıkları yada kendilerinden nelerin beklendiğini bilmedikleri durumlarda şüphe ve karışıklık artar. Bitime beş saniye kala board’a çizdiğiniz şeyi oyuncular ilk defa görüyor olmamalıdırlar. Antrenmanlarınızı mümkün olabilecek maç sonu pozisyonlarını (late-game stuations) olduğu kadar, çeşitli hücum ve savunmalara karşı çalışmaları da kapsayacak şekilde düzenleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;• Oyuncularınızın Küçük ve Çabuk Başarılar Elde Edebileceği Antrenmanlar ve Driller Dizayn Edin:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Şunu bilmelisiniz ki fiziksel becerileri oluştururken aynı zamanda kendine güvende oluşturmaktasınızdır. Öyle antrenman ve driller oluşturun ki oyuncular böylece küçük ve erken başarılar elde edebilsin. Onlara ulaşılabilir günlük hedefler belirleyin böylece kendi gelişmelerini görebilsin. Bu amaçla bazı coachlar sezon öncesi programlarında önce nispeten zayıf takımlarla, daha sonra güçlü takımlarla oynayacakları hazırlık maçları ayarlarlar. Bu erken başarı daha sonraki zor dönemlerde ihtiyaç duyacakları güçlü özgüvenin temellerinin atılmasında oyunculara yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;• Oyuncularınıza Yapıcı Şekilde Hitap Edin:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Oyuncularınıza antrenman ve maçlarda yıkıcı değil yapıcı ve onları teşvik eder şekilde hitap ederek yanlışlarını düzeltin. Örneğin “ Barış, pasların bizi öldürüyor! “ yerine “ Barış, aşağı doğru dribling yaparak, posta pas için daha uygun bir açı oluşturabilirsin ! “ demeye çalışmalısınız . Oyuncularınızı başarısızlıktan uzak tutmak yerine başarıya ulaşmak için onları cesaretlendirin. Çoğu coachlar oyunlarını teşvik edip ödüllendireceği yerde onları hata yapmaktan korkutarak maç kazanmaya çalışmaktadır. Oyuncularınızın hatalarından daha az etkilenecekleri ve iyi yapılan işlerin daha fazla vurgulanacağı hedefler belirleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;• Başarısızlığın Korkulacak Değil, Ders Alınacak Bir Şey Olarak Değerlendirildiği Bir Ortam Yaratın:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hatalar genellikle hayal kırıklığı yaratabildiği halde, oyuncularınız bunları ders olarak algılayarak, bir dahaki sefer için farklı bir strateji veya yaklaşımda bulunmayı bilmelidirler. Hatalardan ders almak oyunculara öğrenmeyi ve kendi oyunlarını düzeltmeyi öğretir. Hata yapan oyuncunuzu hemen kenara alırsanız oyuncu hatanın ölümcül bir şey olduğunu anlar ve çabucak güvenini yitirir. Hatayı ölümcül olarak algılamak, sürekli olarak omuzu üzerinden kenara bakan ve kendi oyununu oynamaktan çok, hata yapmamaya çalışan, gergin ve tedirgin oyuncular yaratır. Hata yapmalarına rağmen oyuncularınızı mümkün olduğu kadar cesaretlendirin ve oyunda tutun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;• Hataların Üzerini Örtmek Yerine, Onlardan Bir Şeyler Öğrenmek ve Düzeltmek Üzerine Odaklanın:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bir hata durumunda, olumsuz bir şey söyleneceği zaman ( negatif feedback ) verilebilecek en iyi tavsiye “ Sandviç Tekniği” kullanmaktır. Sandviç Tekniği ; olumsuz bir yargıyı olumlu iki yargı arasına koymaktır (iki pozitif arasına bir negatif). Örneğin, “ bu gördüğüm en kötü post-up “ demek yerine, sandviç tekniği kullanarak şöyle ifade edilebilir, “ sıkı çalıştığını görüyorum (pozitif ), ama doğru pozisyon alamadığın için sana top indiremiyoruz (negatif), çizginin üzerinde kal ve savunmacının dizinin üzerine dayan böylece bir dahaki sefere daha kolay topu alabilirsin (pozitif). Sandviç tekniği size oyuncularınızın güvenini kırmadan yapıcı eleştiri yapma imkanı verir. Oyuncular hatanın kendisiyle uğraşmak yerine ondan ders almak üzerine odaklanırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;• Büyük Maçlara ve Önemli Durumlara “endişe” yerine “ meydan okuma” şeklinde yaklaşın :&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Maçın önemi ne kadar artarsa ve stresli durumlar oluşursa, bir coach olarak sizinde o kadar kendinden emin, sakin ve kontrollü görünmeniz gerekir. Oyuncularınız bunu sezecek ve güveninizden besleneceklerdir. Onlar doğal olarak bu büyük maça kilitlenecek ve sakin olmak için sıkça size bakacaklardır. Bu nedenle stresli ve büyük maçlara, kazanılması gerekli, ölüm kalım mücadelesi gibi değil, bir heyecan ve meydan okuma vesilesi olarak bakılmalı ve oyunculara da böyle gösterilmelidir. Bu gibi durumlarda onlara başarıyı hak edecek kadar çalıştıklarını hatırlatın.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-8981115504668878221?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/8981115504668878221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=8981115504668878221' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/8981115504668878221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/8981115504668878221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/kendine-gvenli-oyuncu-yetitirmek.html' title='Kendine Güvenli Oyuncu Yetiştirmek'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SK3_AY8xiYI/AAAAAAAAAmo/C-gwVkPWoAg/s72-c/blog_yeni.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-5777032422413764748</id><published>2008-08-17T10:15:00.000-07:00</published><updated>2008-08-17T10:23:59.866-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gencer Baytimur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çeviriler'/><title type='text'>Morgan Wooten’ın Favori Koçluk İlkeleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKheWq7iHPI/AAAAAAAAAmY/BCmKHkf5yYk/s1600-h/mwooden.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKheWq7iHPI/AAAAAAAAAmY/BCmKHkf5yYk/s400/mwooden.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235538310392323314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çev: Gencer Baytimur&lt;br /&gt;Jerry Krause ve Ralph Pim’in “Beyond the X’s and O’s; Lessons From the Legends” isimli kitabından alınmıştır.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;- Çalıştığınız genç insanların hayatlarını nasıl etkilediğinizi asla göz ardı etmeyin.&lt;br /&gt;- Oyuncularınıza kişisel, akademik ve atletik gelişimleri için uygun önceliklerinin önemini öğretin.&lt;br /&gt;- Galibiyet ve yenilgileri objektif olarak değerlendirin. Maçların sonuçlarından çok harcanan efor ve doğru uygulamalara odaklanın.&lt;br /&gt;- Öğretin, dikte etmeyin&lt;br /&gt;- Asla hakaret etmeyin.&lt;br /&gt;- Kendi kişiliğinize ve felsefenize uygun bir tarzda iletişim kurmaya çalışın.&lt;br /&gt;- Problemleri önceden sezmeyi öğrenin.&lt;br /&gt;- Kurallara uymamanın cezasını asla önceden duyurmayın.&lt;br /&gt;- Coşkunluk (enthusiasm) kahramanlık yaratır&lt;br /&gt;- Eğer hata yapar ve yere düşersen, tekrar ayağa kalkmalısın.&lt;br /&gt;- Her zaman için bir “günün fikri”niz (thougth for the day) olsun.&lt;br /&gt;- Sürekli olarak yaptığınız ve yapmadığınız şeylerle ilgili olarak yargılanıyor olacaksınız.&lt;br /&gt;- Kendiniz olun.&lt;br /&gt;- Öğrenmeye istekli olun.&lt;br /&gt;- İşe asılmayan, sıkı çalışmayan ve dinlemeyen oyuncularla, sırf potansiyelleri var diye asla oynamayın.&lt;br /&gt;- Asla cezalandırıcı disiplin uygulamayın, öğretici disiplin uygulayın.&lt;br /&gt;- Biz sürekli olarak ne yapıyorsak oyuzdur.&lt;br /&gt;- Rakiplerinize size yapılmasından hoşlanmadığınız şeyleri yapın.&lt;br /&gt;- Savunmayı ayaklarınız, gözleriniz ve yüreğinizle yapın.&lt;br /&gt;- Oyuncularınızın dikkatlerini çekmek istiyorsanız onları övün.&lt;br /&gt;- Ben hangi seviyede olursa olsunlar, fundamentallerin tekrarlanması oyuncularınızı “kazanan” yapar.&lt;br /&gt;- Sıkı oynayın, akıllı oynayın, birlikte oynayın ve eğlenin.&lt;br /&gt;- Uyguladığınız basketbol programının tamamına hakim olmalısınız&lt;br /&gt;- Ben asla oyuncularıma lanet etmem, ve onlarda asla bana lanet etmeyecek.&lt;br /&gt;- Ben asla oyuncularımı utandırmadım, ve onlarda asla beni utandırmayacak.&lt;br /&gt;- Hiçbir şeyi farz etmeyin.&lt;br /&gt;- Oyuncularınızı dinleyin ve onlardan öğrenin.&lt;br /&gt;- Mükemmellik alışkanlık haline gelir.&lt;br /&gt;- Oyuncularınıza hiçbir zaman kazanmalarını söylemeyin.&lt;br /&gt;- Asla iki saatten fazla sürecek bir antrenman planı yapmayın.&lt;br /&gt;- Coşkulu ve sıkı bir not olması bakımından antrenmanın başında oyuncuların size doğru koşarak gelmelerini sağlayın.&lt;br /&gt; “Inch by inch, life’s a cinch. Yard by yard, it’s really hard”&lt;br /&gt;Çok çok yaparsan zor, Küçük küçük yaparsan hayat kolay...!!&lt;br /&gt;(bir işi yaparken adım adım ilerlemenin daha kolay olduğunu anlatan bir tekerleme)&lt;br /&gt;- Takımdan kestiğiniz oyuncularla yüz yüze konuşmak için zaman ayrın.&lt;br /&gt;- Her yılın başında oyuncularınızdan sportif ve akademik hedeflerini yazmalarını isteyin.&lt;br /&gt;- Takım kimyasını oluşturmak bir koç olarak yapacağınız en önemli şeydir.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-5777032422413764748?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/5777032422413764748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=5777032422413764748' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/5777032422413764748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/5777032422413764748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/morgan-wootenn-favori-koluk-ilkeleri.html' title='Morgan Wooten’ın Favori Koçluk İlkeleri'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKheWq7iHPI/AAAAAAAAAmY/BCmKHkf5yYk/s72-c/mwooden.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-5721082525425021320</id><published>2008-08-16T04:54:00.000-07:00</published><updated>2008-08-16T05:13:43.297-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılarım'/><title type='text'>Öğretme Metotları İçin İpuçları 2</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKbDtyHj3sI/AAAAAAAAAmQ/mlj8F17axTQ/s1600-h/hun.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235086808179793602" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="187" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKbDtyHj3sI/AAAAAAAAAmQ/mlj8F17axTQ/s200/hun.jpg" width="123" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;“Öğretme Metotları İçin İpuçları 1” ve “Basketbol Altyapı Antrenörünün Davranış Biçimleri Neleri Kapsamalıdır?” yazılarının devamı niteliğinde olan bu yazıda yine daha iyi antrenman yaptırabilme ve takım olabilme adına genç antrenörler için çeşitli ipuçları sunulmuştur.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çalışmaların rekabete ve yarışmaya yönelik yani maç havasında olması gerektiğini söylemiştik. Ancak, çalışmalar aynı zamanda eğlencelide olmalıdır. Oyuncuların dikkatlerini çalışmaya vermeleri için bu için önemlidir. Antrenmanlar sürekli aynı çalışmalar üzerine kurulursa antrenmanlar git gide monotonlaşır ve ilgisiz bir oyuncu topluluğuyla karşı karşıya kalırsınız.&lt;br /&gt;- Oyuncularınızı potaya en yakın yerde ve en boş kalabilecekleri durumda topla buluşturmakla kalmayıp, aynı zamanda orada doğru oyuncuların da olmasını sağlayın.(skorerinizi, riboundcunuzu, ballhanderinizi tespit edin)&lt;br /&gt;- Bir şeyler öğrettiğinizde oyuncularınızın kafasında hiçbir soru işareti ve şüphe kalmasın.&lt;br /&gt;- Takımınız için en iyi olan savunma ve hücum organizasyonlarını tespit edin. Ve bunları takımınıza nasıl öğreteceğinizi belirleyin.&lt;br /&gt;•Taktiklerinizi oyunculara anlatın ve bunları tahtada çizin.&lt;br /&gt;•Sahada kendiniz, yardımcı antrenörünüzle birlikte taktiklerinizi gösterin, detaylandırın.&lt;br /&gt;•Benzer yada aynı organizasyonların videoları varsa uygulamayı izletin. (Örneğin A Takımın uyguladığı bir savunma yada hücumsa bunları maç videolarından birleştirerek izlettirebilir ve oyuncuların bunları gözlerinde canlandırmalarını sağlayabilirsiniz).&lt;br /&gt;•Sahada gösterme içi bitince hafif tempoda 5x0 şeklinde çalışın.&lt;br /&gt;•Sonra istenilen tempoda çalışın.&lt;br /&gt;•Parçalara bölün ve savunmalı çalışın. Savuma organizasyonu ise hücum ekleyin.&lt;br /&gt;•Ardından maç temposunda uygulamaya geçin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hücum düzenlerinde dikkat etmeniz gereken temeller ise:&lt;br /&gt;•Sahaya yayılış&lt;br /&gt;•Hareketlilik&lt;br /&gt;•Basit yollardan skora gidebilme&lt;br /&gt;•Savunma yardımlarını cezalandırabilme&lt;br /&gt;•Birbirine alan bırakabilme&lt;br /&gt;•İyi bir zamanlama&lt;br /&gt;•Hücum ribaundu pozisyonuna sokabilme&lt;br /&gt;•İlk pası baskılayabilme ve geri dönüş dengesini sağlayabilme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sezon öncesi sizinle ilk kez çalışacak oyuncularla özel antrenmanlar yapmak onların takımla olan uyumlarını hızlandıracaktır. Drilleri tanımalarını sağlayacak ve sizin antrenmanlardaki prensiplerinizin neler olduğunu öğreneceklerdir.&lt;br /&gt;- Antrenman süreniz tesis ve kulüp şartları sebebiyle her zaman istediğiniz sürede olmayabilir. Böyle durumlarda zamanı efektif kullanın ve öncelikli çalışmalarınızı seçin.&lt;br /&gt;- Antrenörün yaklaşımı, neşesi, kararlılığı, aktifliği, seçtiği çalışmalar ve dozunda agresifliği o antrenmana gönülsüz/hazır gelmeyen oyuncuları işe dahil eder. Bu sebeple antrenörün antrenman için kendini zihinsel olarak hazırlaması çok önemlidir.&lt;br /&gt;- Bir sette yada savunma rotasyonunda önceden çalıştıklarınıza göre bir değişiklik yapıyorsanız sebebini oyuncularınızla paylaşın. Daha yararlı olacağına inandırın.&lt;br /&gt;- Sezon öncesi sürat ve çabukluk çalışmalarında topsuz ve içinde basketbol içermeyen çalışmalar kullanırken sezonla birlikte bu tür ihtiyaca yönelik çalışmaları mutlaka basketbol çalışmalarına entegre ederek kullanın.&lt;br /&gt;- Kararlılık ve maksimum verim için sahada yapacağınız işler doğrultusunda en doğru 5le oynayın. Uyumlu 2liler ve 3lüler keşfedin. Ve geliştirin.&lt;br /&gt;- Antrenman öncesi ve antrenman içinde yapacağınız gözlemler oyuncularınız hakkında size çoğu zaman doğru ipuçları verir. Oyun kurucunuzla post oyuncunuzun yada şutörünüzün çok iyi anlaştığını ve birbirlerini sezdiklerini fark edebilir ve bunu küçük bir patern haline getirebilir ve maçlarda kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu küçük ipuçları sizlere antrenman veriminin artmasında ve takımlaşmanızda yardımcı olacağı gibi bir çok yenileri için de fikir verecektir. &lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-5721082525425021320?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/5721082525425021320/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=5721082525425021320' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/5721082525425021320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/5721082525425021320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/retme-metotlar-iin-ipular-2.html' title='Öğretme Metotları İçin İpuçları 2'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKbDtyHj3sI/AAAAAAAAAmQ/mlj8F17axTQ/s72-c/hun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-2447776819190093088</id><published>2008-08-16T03:11:00.000-07:00</published><updated>2008-08-16T03:27:44.272-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gencer Baytimur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çeviriler'/><title type='text'>Takım Başarısını Engelleyen Temel Etmenler</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Her basketbol oyuncusu kendi kişisel başarısını ve takımının başarısını doğrudan etkileyen 3 zararlı durumdan haberdar olmalıdır.&lt;br /&gt;1- Zayıf savunma&lt;br /&gt;2- Zayıf davranış&lt;br /&gt;3- Bireyselliğin artması&lt;br /&gt;Şimdi başarının önündeki bu engellere daha yakından bakalım.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-ZAYIF SAVUNMA:&lt;br /&gt;Kötü savunma takımlarında oyuncular sanki kendilerini tam anlamıyla oyuna veremiyorlarmış ve enerjilerini saklıyorlarmış gibi görünür. İyi savunma öncelikle zihinsel bir durumdur. Bu, kararlı olmak, kişisel gurur ve rakibin üzerinde üstünlük kurma konusunda kendini adamaktır. Bu rakip oyuncuya onun istediği yerde değil, kendi istediği yerde top aldırmak ve şut attırmak demektir. Bunu için hatırı sayılır derecede fiziksel ve zihinsel bağlılık gerekir.&lt;br /&gt;Savunma basketbol oyunun en istikrarlı bölümü olmalıdır. Bu, sıklıkla zafer ve yenilgi arasındaki fark anlamına gelir. Şampiyon takımlar kendilerini oyunun hem savunma hem de hücum tarafında geliştirmiş takımlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- ZAYIF DAVRANIŞ:&lt;br /&gt;Zayıf ve yetersiz (poor attıtude) davranış içerisinde olan oyuncu genellikle kendisini birinci, diğer herkesi ikinci sıraya koyan oyuncudur. Vefasız oyuncu, kendisinin oynaması gerektiği kadar oynamadığını düşündüğü için somurtan, ağlayacak omuz arayan, kendi takım arkadaşını çekiştiren, davranış bozukluğu içinde olduğu için kendi yeteneği ölçüsünde performans gösteremeyen oyuncudur. Oyuncuların, işler kendi istedikleri gibi gitmediği zaman kendilerini üzgün hissetmeleri kolaydır. Ancak bunun takımın yararına olduğunu anlaması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-BİREYSELLİĞİN ARTMASI:&lt;br /&gt;Birçok maçın kaybedilmesinin ve birçok takımın canının yanmasının sebebi, kendisi için uygun olmayan bir durumda ve yetenekteki bir oyuncunun, uygun dribbling, screen, ribaund ve top kontrolü (ballhandling) olmadığı için doğal ritminde şut atılamayacak durumda olmasına rağmen şut kullanmasıdır. Oyuncuların daha uygun durumdaki arkadaşlarının atması için kendilerinin şut atmaktan kaçınması gerekir.&lt;br /&gt;Hücumdaki yetersizlik genellikle kendisini şut atmadaki sabırsızlıkla gösterir. Bazı oyuncuların bir yada iki pastan sonra şut atma konusunda endişeli olma eğilimleri vardır. İyi savunulmalarına ve şut atmak için uygun pozisyonda olmamalarına rağmen sanki zorlayarak şut atmaya mecbur gibidirler.&lt;br /&gt;Ancak akıllı bir oyuncu birkaç pastan sonra ve penetre denemeleri de sonuç vermediğinde, topu geri çekerek hücumu yeniden başlatabilen oyuncudur.&lt;br /&gt;Sabırsız hücum savunma için bir tehdittir, aynı şekilde sabırlı hücum da iyi atış pozisyonları buldurması yanında savunmaya dengeli olarak dönmeyi ve açık vermemeyi sağlar. İyi bir şut atıldığında üzerinde konuşmaya gerek yoktur, iyi şut kendisini böyle gösterir. Oyuncularınıza şunu öğretin: eğer şut oradaysa atın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;By Andy Manning&lt;br /&gt;E-hoops, Kasım 2004&lt;br /&gt;Çev.Gencer Baytimur &lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-2447776819190093088?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/2447776819190093088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=2447776819190093088' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/2447776819190093088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/2447776819190093088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/takm-baarsn-engelleyen-temel-etmenler.html' title='Takım Başarısını Engelleyen Temel Etmenler'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-3500991405535490800</id><published>2008-08-16T02:29:00.000-07:00</published><updated>2008-08-16T02:53:29.243-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çeviriler'/><title type='text'>Geçiş Hücumu</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKai0pxv-yI/AAAAAAAAAmI/TWsPcStaXMM/s1600-h/sshot-1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235050642316196642" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKai0pxv-yI/AAAAAAAAAmI/TWsPcStaXMM/s400/sshot-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;CSKA MOSKOVA İKİNCİ TAKIMI BAŞANTRENÖRÜ ANDREI MALTSEV'İN GEÇİŞ HÜCUMU&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Her takımın hücum faaliyetindeki hedefi hücum oyuncusu için en rahat atış kullanabileceği pozisyonları yaratmak ve sahada savunmanın en az direnciyle karşılaşacağı pozisyonlar hazırlamaktır.&lt;span class="fullpost"&gt; Tabii ki bu tarz durumları yaratmanın en kolay yolu hücumda savunmayı sayısal olarak daha az oyuncuyla yakalamaktır. Sayısal üstünlük ise genellikle savunmanın, zamanında ve doğru bir şekilde kendi yarı sahasına dönmediği hızlı hücumlarla sağlanır. Bahsettiğimiz bu aksiyom oyuncuların maksimum süratlerine yaklaştığı yalnızca birkaç saniye içinde gerçekleşir. Bu hücum stratejisine geçiş hücumu adını veririz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçiş hücumu stratejimizin etkili olabilmesi için birkaç kuralımız vardır. İlk kuralımız açıkça söyleyebilirizki bu hücumu uygulama yada uygulamama kararını vermektir. Geçiş hücumunda genellikle oluşan pozisyonlar hücumun savunmayı eksik adamla yakaladığı pozisyonlardır. Şimdi bu pozisyonlara yakından göz atalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hücum 1 ----- savunma 0&lt;br /&gt;Toplu oyuncu kendisi için en uygun atış pozisyonunu yaratır. Burada tek sınırlayıcı etken zamandır. Sahada kalan dört oyuncu ise toplu oyuncunun olabilecek en iyi pozisyondan kullanacağı atışı sadece beklememeli ve hareket etmelidir. Bazı durumlarda takımımızdaki bir oyuncu kendi sahasından diğer sahadaki boş arkadaşına ulaştırmalıdır. Bunu yapmanın en kolay yolu pas atmaktır ve kullanacağımız en etkili pas kanatlara ( wing ) yada alçak post ( low post ) bölgesine yapılmış olandır. Böylece pası alan oyuncuya yalnızca iki adımla turnikeyi atmak yada etkili bir şut kullanmak kalacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hücum 2 ------- savunma 1&lt;br /&gt;Bu tarz bir pozisyon birçok opsiyon içermektedir. Normal olarak iki hücum oyuncusu arasında kalan savunma oyuncusu toplu oyuncuya daha fazla yaklaşacak ve dikkat edecektir. Bu nedenle diğer yarı sahaya geçmeden hücum oyuncularının birkaç hızlı pas yapması etkili olacaktır.ancak bu paslar ekstra süre kaybettirmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki hücum oyuncusunun birbirine yaklaşarak hücum alanına geçmesi yanlıştır. Bu durmda savunma oyuncusunun eline hücumu durdurmak için daha fazla fırsat geçecektir. İki ayrı kulvarda ancak birbirine fazla yaklaşmadan hücum etkili olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplu oyuncu hücum sahasındayken ve savunma diğer kulvarda kalmışsa bir karar vermelidir. Sayıyı savunmayla bire bir oynayarak kendi mi yapacak yada çembere kendi yönelip takım arkaşına pas mı verecek? Burada en önemlisi savunmanın hareketini kontrol ederek karar almaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hücum 3 ------- savunma 2&lt;br /&gt;Geçiş hücumunun 3 e 2 pozisyonlarında genellikle geniş açılı üçgenler kurmak önemlidir. Geniş açılı üçgenler ile toplu oyuncu iki arkadaşınıda görebilecek bir konuma gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin oyuncunun biri kanatta kalabilir . Toplu oyuncu bu oyuncuya biraz daha yakın bir şekilde faul çizgisi uzantısına yaklaşırken diğer oyuncumuzun karşı kulvarda 3 sayı çizgisine yakın bir şekilde pozisyon aldığı durumlar toplu oyuncumuza maksimum oyun varyasyonları yaratmaktadır.son karar savunma oyuncularının hareketine ve hücuma katılan oyuncularımızın bireysel yeteneklerine bağlı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hücum 4--------- savunma 3&lt;br /&gt;Bu tip durumlar çok farklı varyasyonlara sahiptir ancak kurallarımız aynıdır. Olabildiğince açık oynamak ve bulabildiğimiz kadar değişik yolla hücumu devamlı hale getirmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçiş hücumu sayıları takımınıza avantajlar sağlayacaktır. Bazen hızlı geçiş hücumu sayıları oyunun en önemli parçası haline gelir. Daha kolay sayılar üretebilirsiniz ve normal olanın tersine savunma hücumun ilk saniyelerinde daha çok hataya zorlanır. 3 saniye bölgesini domine edemeyen takımlar hızlı geçiş hücumlarıyla zayıflıklarını saklayabilirler. Ve son olarakta geçiş hücumunun başarısız olduğu durumlarda düzenli hücum organizasyonuna geçişte tüm oyuncularımız sahaya düzgün bir şekilde yerleşmiş olacaktır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Çeviri: Can Kasaplar&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-3500991405535490800?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/3500991405535490800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=3500991405535490800' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/3500991405535490800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/3500991405535490800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/gei-hcumu.html' title='Geçiş Hücumu'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKai0pxv-yI/AAAAAAAAAmI/TWsPcStaXMM/s72-c/sshot-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-3847835596444628499</id><published>2008-08-13T14:43:00.000-07:00</published><updated>2008-08-13T15:11:25.409-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gencer Baytimur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çeviriler'/><title type='text'>Daha İyi Coach Olmak İçin 10 Nokta</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Chris Kusnerick, Head Coach&lt;br /&gt;St.Anthony High School, Effinngham, Illinnois&lt;br /&gt;Çev.Gencer Baytimur 30.01.2002&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKNZBdU_yMI/AAAAAAAAAlI/DM4ZplWrY1c/s1600-h/hug_blog.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234125073522084034" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKNZBdU_yMI/AAAAAAAAAlI/DM4ZplWrY1c/s320/hug_blog.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;1-Bilgisayar Kullanın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarlar harikadır.Dört yıl önce coachlukla ilgili olarak bilgisayarın tuşuna dokunmakla ilgili hiçbir fikrim yoktu.Ama şimdi onsuz yaşamayı düşünemiyorum bile.&lt;br /&gt;Bilgisayar beni daha iyi coach yaptı çünkü şimdi daha organize oluyor ve daha iyi hazırlık yapıyorum. Word programı yazışmalar, tablo ve çizelgelerle listeler, vs. için harika. Bilgisayarımda bütün bir basketbol programımız, takım kurallarımız, oyun setlerimiz, kayıtlıdır.&lt;br /&gt;Practice Pro Planner ve Assistant Basketball Coach gibi paket programlar sizin basketbol programınızı “bilgisayar dostu” yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Sezon Öncesi Ailelerle Toplantı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncuların aileleri ile toplantı mutlaka yapılmalıdır.Bu ailelerle yakınlaşmak ve onların sizin sarf ettiğiniz efordan etkilenmeleri için harika bir fırsat yaratır.&lt;br /&gt;Bu toplantılar size kendi basketbol felsefenizi, antrenmanlar, takımdan kesilecek oyuncular, oynama süreleri, vs. gibi konuları velilere açıklamak için fırsat yaratır.Ayrıca bu toplantılar velilere coaching staff la tanışma ve onlara soru sorma imkanı verir.&lt;br /&gt;Geçen birkaç sezon bu toplantıları sezon öncesi gösteri için yapılan açılış maçının gecesinde düzenledik. Maçtan sonra bütün seviyedeki oyuncuların velilerini kahve ve tatlı yemeğe davet ettik. Her oyuncumuzdan bu gece için $ 5 aldık. Ailelerin sezon boyunca çocukları için ne kadar harcadıklarını düşünürseniz bunun hiç de fazla bir para değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Bir College Takımının Maçına yada Antrenmanına Katılın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu takım oyuncularının maç ve antrenman sahası dışında bir ortamda da bir araya gelmelerini ve takım birliğini sağlar. Bu yolla oyuncular maç yada antrenman izleyerek bir şeyler öğrenme fırsatı yakalarlar.&lt;br /&gt;Ben daha antrenmanını izlemek için bize izin vermeyecek bir coachla tanışmadım.Üstelik çoğu coach maçlarını izlemek için bedava bilet bile verir. Takım içi ilişkileri geliştirmek için takımınızı saha dışında da bir araya getirin, bu takım birliğini geliştirir.Ayrıca coach olarak sizde onların arasına katılarak onlar hakkında daha fazla şey öğrenebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Bir Basketbol Kampında Çalışın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kendimi geliştirmek için yaz boyunca bir yada iki basketbol kampında çalışırım. Bu bana diğer coachlarla tanışma ve onların işleri nasıl yaptıklarını öğrenme fırsatı verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim basketbol hakkındaki birçok iyi fikrim tanıştığım diğer coachlardan geliyor.Yaz kamplarında çevrenizde basketbol hakkında zorlandığınız birçok konu hakkında sorular sorabileceğiniz çok sayıda bilgili coach bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;Aynı zamanda bu diğer coaclarla bağlantılar kurmak içinde iyi bir yoldur. Yeni bir iş aramanız gerektiğinde çok sayıda coach tanımanın size faydası olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Günlük Antrenman Planlarını Oyuncularınıza Verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu yapmaya birkaç yıl önce başladım ve şimdi başka türlü yapamam. Sezon içerisinde her gün antrenman planını odama asarım. Oyuncular gün içerisinde geçerken gelip kontrol ederler. Bu aynı zamanda oyuncularla formlar (sigorta, maç programı, seyahat programı vs.) dışında iletişim kurmak yada sadece yüz yüze konuşmak için harika bir fırsat yaratır.&lt;br /&gt;Bu oyuncuların o günkü antrenmanda sizin neler beklediğinizi anlamalarını sağlar. Bu ziyaretler aynı zamanda oyuncuların sorumluluklarını ve görevlerini anlamalarına yardım eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-Fun Yaratacak İşler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski mezunları okula getirin, onları sınıflara dağıtıp eğlenceli bir ortam yaratın.Her coach eski mezunların desteğini arkasında ister ve bu eski oyuncuları kendi tarafınızda tutmak için harika bir yoldur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-Yılbaşı Partisi Verin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coach olduğumdan beri bunu her yıl yapıyorum. Adam başı en fazla $5 yada $10’lık hediyeler için isim kurası çekilir. Bu partiye pon-pon kızlar, menajerler, istatistikçiler de katılır bu onların kendilerini takımın bir parçası ve önemli hissetmelerini sağlar. Parti aynı zamanda herkesin saha dışında eğlenmeleri için müthiş bir imkan sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8-Ortaokul Antrenmanlarına Katılın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim okulda ortaokul maçları Ekim ayı gibi erken başlar. Bu bana ortaokul coachlarına yardım etme imkanı tanır. Bu aynı zamanda bana ileride benim takımımda oynayacak oyuncularla yakınlaşma, onları yakından tanıma imkanı verir. Antrenmanlara katılmak size altyapı antrenörlerinin fundamental hareketlerini doğru şekilde öğretip öğretmediklerini değerlendirme imkanı verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9- Sezon Sonu Bireysel Değerlendirme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi sporda antrenörlük yapıyor olursanız olun bu oyuncu değerlendirmesi bir zorunluluktur. Oyuncuların kendilerinin nerede olduklarını bilmeye ihtiyaçları vardır. Onların eksiklerinin neler olduğunu bilmelerini ve bu eksiklerini gidermek için neleri çalışmaları gerektiğini anlatın.&lt;br /&gt;Biz coaching staff olarak oyuncularımızın değerlendirmesini baharda yaparız. Oyuncularımıza kendilerini değerlendirme formu da doldurturuz. Daha sonra her oyuncuyla 15 den 30 dakikaya kadar, oyuncuların basketbol olarak nerede oldukları ve onlara nasıl yardımcı olabileceğimle ilgili toplantı ayarlarım.&lt;br /&gt;Bu bireysel toplantılar oyunculara sezon dışında kendilerini geliştirme çalışmaları için hedef belirlemede idealdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10- Çok Çalışma&lt;br /&gt;Şunla yüzleşelim, çok çalışmayı hiçbir şey yenemez. Coach olarak diğer coachlardan daha fazla çalışmaya istekli olmalısınız. Özellikle ailelerle geçirmek zorunda olduğunuz zamanlar size zor gelebilir ama çok çalışmanın yerini hiçbir şey alamaz.&lt;br /&gt;Oyuncularımıza her zaman, herkesin iyi savunma yapabileceği , bunun için gereken tek şeyin çok çalışma olduğunu söylüyoruz.&lt;br /&gt;İyi bir basketbol programı da her coach tarafından geliştirilebilir, bunun için gereken şey de çok sıkı çalışmadır.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-3847835596444628499?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/3847835596444628499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=3847835596444628499' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/3847835596444628499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/3847835596444628499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/daha-iyi-coach-olmak-iin-10-nokta.html' title='Daha İyi Coach Olmak İçin 10 Nokta'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKNZBdU_yMI/AAAAAAAAAlI/DM4ZplWrY1c/s72-c/hug_blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-8531637289183192794</id><published>2008-08-13T13:20:00.000-07:00</published><updated>2008-08-13T14:04:47.561-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gencer Baytimur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çeviriler'/><title type='text'>Antrenmanlarda  ve  Maçlarda Oyuncularınızın Etkinliğini Artırmak</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKNMDuCngLI/AAAAAAAAAlA/OlaOkJnUP0g/s1600-h/eller_cer.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234110818716975282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKNMDuCngLI/AAAAAAAAAlA/OlaOkJnUP0g/s200/eller_cer.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;By BillSmallwood&lt;br /&gt;Courtesy of Winnig Hoops at www.winnighoops.com&lt;br /&gt;Çev. Gencer Baytimur 12.02.2004&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçlarda ve antrenmanlarda oyuncularınızın etkinliklerini artırmak sınırlı yetenekte bile olsa takımınızı, daha kapasiteli takımlara karşı sürekli olarak rekabet edebilmenize yardımcı olabilir. Antrenman ve maçlarda etkinliği sağlamak için aşağıdaki 10 maddeyi göz atın.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A- KURALLAR KOYUN&lt;br /&gt;Oyuncular salona adım atıkları andan itibaren yüzlerine “game face” ifadeyi takınmalı ve tamamen yaptıkları işe konsantre olmalıdırlar. Bu coach konuşurken topları yere vurmamak, drill yada sıra değişmelerine yürüyerek değil koşarak gitmek ve ortadaki toplara atlamak demektir. Bu şekilde tam bir odaklanma bazı oyunculara doğal gelmeyebilir o nedenle bu noktalar üzerinde konuşulmalı ve oyuncuların bunların yararlarına inanmaları sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B-REKABETÇİ DRİLLER KULLANIN&lt;br /&gt;Kazananın ceza koşusu yapmadığı driller tasarlayın. Burada ekiplerin ve eşleşmelerin eşit güçlerde olması için coachların oyuncuları eşleştirmesi çok önemlidir, çünkü oyuncuları bu tür eşleşmelerde kendi seviyelerindekiler yerine yakın oldukları arkadaşları ile eşleşme eğiliminde olurlar. Bu da drillerde rekabeti bozacak dengesizlikler yaratabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C- SAHADA EĞLENİN&lt;br /&gt;Eğlenceli fakat etkili driller takım kimyası için son derece önemlidir. Bu oyunculara sağlam oynandığında basketbolun çok daha eğlenceli olduğunu gösterecektir. Yarışmayla atılan şut drlleri, basketbol golfü, top yuvarlayarak bire bir oynamak, 3x3 tam saha gibi driller eğlenceli driller olarak gösterilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D- TAKIM KİMYASINI CANLI TUTMAK&lt;br /&gt;Bir takımın etkinliğini takım kimyasının bozulmasından daha fazla hiçbir şey tahrip edemez. Takım kimyasını oluşturmak ve coachun beklentilerini geç oyunculara aktarmak için takımdaki daha yaşlı ve tecrübeli oyuncun pozitif yönlendirmesinden yararlanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E- ÇOK SAYIDA OYUNCU KULLANIN&lt;br /&gt;Uzun zamandan beri takımda olan ve sisteminizin parçası olan oyuncular için takımda uygun roller bulun. Bu “rol oyuncuları” eğer maç başına birkaç dakika bile olsa takımdaki rotasyonun bir parçası olabilirlerse, hiç oynamadıklarından dolayı takıma negatif etki etmeyeceklerdir. Hatta takımdaki daha yetenekli oyuncuların değişmeli olarak oturabileceklerini anlamalarını sağlayarak onları bir üst seviyeye itebilirler. Hangi rol oyuncunuzun hangi işi daha iyi yaptığını belirleyerek onların bu rolleri üzerinde yoğunlaşmalarını sağlayın. Oynama sürelerinin, onların sıkı çalışmalarının bir ödülü olduğunu anlamalarını sağlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;F- KENDİ FELSEFENİZİ YERLEŞTİRİN&lt;br /&gt;Felsefenizin ne olduğu önemli değil, bütün felsefeler başarıyı getirebilir. Gençler yapay ve sözde felsefeleri çok çabuk anlarlar ve hiçbir şey oyuncularınızın saygısının daha hızlı kaybolmasına neden olamaz. Oyuncularınıza öğreteceğiniz genel bir felsefe oluşturmak, kendi sisteminiz içinde size esneklik sağlayacaktır. Oyuncular eğer basketbol programınıza inanmıyorlarsa etkinlik sağlayamazlar ve her maçtan sonra eğer bütün planınızı baştan değiştiriyorsanız ve kendi felsefenizle ve koyduğunuz kurallarınızla çelişiyorsanız oyuncularınız size inanamazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;G- OYUNCULARINIZI HEDEFE DOĞRU YÖNLENDİRİN&lt;br /&gt;Etkili oyuncular her zaman yönlendirilebilir. Coach olarak programınızın tam olarak neyi başarmaya çalıştığını belirleyin. Üzerinde konuşun. Oyuncularınıza duygularınızı ifade edin ve bireysel toplantılarda sizin diğer yönlerinizi de görmelerini sağlayın. Mümkün olduğunca basketbol dışındaki konular akında da iletişim kurun. Basketbol-dışı konularda da konuşmak, oyuncular ve coach arasında sahaya kadar taşınacak bağların oluşmasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;H- ETKİNLİK ÇİZELGESİ&lt;br /&gt;Her maçtan sonra oyuncular kendi bireysel performanslarını değerlendirme eğilimindedirler. Coachun istatistiklerine bakarak kimin ne yaptığını görmek isterler. Yapacağınız değerlendirme çizelgesinde aşağıdaki istatistikler mutlaka olmalıdır;&lt;br /&gt;x- Boştaki toplara atlama&lt;br /&gt;x- İçeri cut eden yada screenden gelen oyunculara yapılan “bamplar”&lt;br /&gt;x- Driblingle geçilmeme&lt;br /&gt;x- Saha içindeki ve dışındaki davranışlar (attitude)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İ- İZLEYİN&lt;br /&gt;Karşı cinsten bir coach değilseniz maçlar ve antrenmanlardan sonra soyunma odasında oyuncularınızı izleyin ve kendi ararlarındaki konuşmalardan antrenman yada maçın nasıl geçtiğini ölçmeye çalışın. Bu özellikle sert geçen antrenman ve maçlardan sonraki potansiyel patlamalara engel olacaktır. Bu aynı zamanda size ve oyuncularınıza antrenman yada maçı informal ve objektif olarak değerlendirme ve eğer bütün bir antrenman yada maçta etkinliği ortaya koymasaydık neler olabileceğini de değerlendirme imkanı verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J- TAKIMI ATEŞLEYİN&lt;br /&gt;Bütün bir antrenman yada maç etkili ve mücadeleci oynayan oyuncularınız için gurur duyacakları kaynaklar yaratın. Takımın dördüncü periyotta nasıl ateşlendiğini ve maçı kazandığını gösteren kasetleri izletin. Nasıl rakipten daha iyi kondisyonunuz olduğundan, sahadaki ve banktaki oyuncuların nasıl dayanışma ve bütünlük içinde olduğundan bahsedin.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-8531637289183192794?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/8531637289183192794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=8531637289183192794' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/8531637289183192794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/8531637289183192794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/antrenmanlarda-ve-malarda-oyuncularnzn.html' title='Antrenmanlarda  ve  Maçlarda Oyuncularınızın Etkinliğini Artırmak'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKNMDuCngLI/AAAAAAAAAlA/OlaOkJnUP0g/s72-c/eller_cer.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-6219173043602727554</id><published>2008-08-12T02:35:00.000-07:00</published><updated>2008-08-12T04:27:23.762-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılarım'/><title type='text'>Molalarda Dikkat Etmeniz Gereken Hususlar</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKFcHZXp4AI/AAAAAAAAAkI/MbCX2-e3B4A/s1600-h/mola_blog.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5233565524120166402" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKFcHZXp4AI/AAAAAAAAAkI/MbCX2-e3B4A/s320/mola_blog.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Her koç kendi takımını en iyi tanıyan kişidir. Buradan yola çıkarak maç içinde de ne zaman mola alınması gerektiğini en iyi bilendir diyebiliriz. Özellikle geriye düşme durumundaki hangi sayı farkı size mola aldırıyor? Sıkıntıya düşen savunmanıza veya işlemeyen hücumunuza ne kadar sabredip ardından mola alıyorsunuz? İşte bu “mola zamanlamasını” takımınıza göre siz analiz edip karar vereceksiniz.&lt;span class="fullpost"&gt; Yine belirtilmesi gereken bir diğer konuda kısıtlı sürelere karşı yapacağınız atışlar yada size yapılacak atışlar için stratejilerinizi önceden belirlemenizdir. Maçın kaderini belirleyecek son toplara hazırlıklı olabilmek ve bunları antrenmanlarda çalışmak çok önemlidir. Yani, sizin molalarda derme çatma spontane olarak çizeceğiniz oyunlar yerine çalıştığınız oyunları çizmeniz ve hatırlatmanız hem bu oyunu sahaya daha iyi yansıtacaktır hem de çalışılan bir oyunun molada anlatılmasından dolayı oyuncularınız daha iyi motive olur ve güvenle sahaya dönerler.&lt;br /&gt;Rakip yada siz mola aldığınızda belli bir ritüelinizin olmasında fayda vardır. Bu kısıtlı sürenin efektif olarak kullanılması için önemlidir. Çünkü bu kısıtlı sürede oyuncularınıza yapacağınız bireysel uyarılar ve hatırlatmalar, takım işleri ilgili söyleyecekleriniz, rakiple ilgili anlatacaklarınız ve o arada da oyuncularınızın tazelenmesi(kurulanmaları, su içmeleri, ayakkabı bağlarını kontrol etmeleri vb.) gibi çok fazla yapılacak iş vardır. Bu mola sürecini örneklendirmek adına kendi takımlarımda uyguladığım modeli sizlere anlatacağım:&lt;br /&gt;Rakip yada ben mola aldığımda:&lt;br /&gt;1- Ben, ekibim ve oyuncularım sahaya doğru yürüyerek gelen oyunculara “çak” yaparız.&lt;br /&gt;2- Boşalan banka oyundan gelen oyuncular oturur. Bir an için bile olsa nefeslenirler ve su içerler.(Bu arada onlara bir şey anlatmam)&lt;br /&gt;3- Eğer değişen oyuncu varsa söyler ve onu banka oturturum. Böylece oyuna girecek 5 oyuncu oturarak artık karşımdadır.&lt;br /&gt;4- Takıma yapacağım uyarıları ve strateji değişikliklerini söylerim. Anlayıp anlamadıklarını sezmek için sürekli göz temasında bulunurum. Gerekirse çabucak tekrar ederim.&lt;br /&gt;5- Gereksiz detaylardan kaçar ve geçmiş pozisyonları tekrarlayıp durmam.&lt;br /&gt;6- Ana hatları birkaç kez tekrarlarım. Özellikle rakipten gelecek bir mola sonrası savunma değişikliğine karşı ne yapacaklarını molanın sonuna saklarım.&lt;br /&gt;7- Motive eder, bakışlarımla uyarır, küçük temaslarla ve sözlerle ödüllendiririm.&lt;br /&gt;8- Dağılıp sahaya giderken özellikle oyun kurucum olmak üzere bireysel hatırlatmalar ve uyarılar yaparım.&lt;br /&gt;9- Alkışlar, omuzlarına yada kalçalarına vurur ve en hazır biçimde onları sahaya sürerim.&lt;br /&gt;Unutmamanız gerekenler!&lt;br /&gt;Eğer rakibe hazırsanız fazla sürprizle karşılaşmazsınız. Ancak işin büyük yükü sizin ve takımınızın hazır olmasındadır. Bu da bildiğiniz gibi antrenmanlardan geçer. Ama lehinize kullanacağınız anlar olduğunda mola alarak (örneğin; rakip oyuncunun bir zaafından birkaç pozisyon sayı üretmek, rakibin pick’n roll savunmasının size kolay sayı pozisyonu verdiğini fark ettiğinizde sürekli tepe pick’n rolları kullanmak gibi) anlık durumlardan faydalanabilmelisiniz.&lt;br /&gt;Yine rakip mola aldığında geride kalmış pozisyonlara fazlaca takılırsanız bu durumdan rakip karlı çıkar ve işlerini düzeltmeye çalışan rakibe bir sürpriz yapmayı unutursunuz. Yada rakipte yapılan oyuncu değişikliğini kaçırırsınız ki bu da oyun başladığında başınızı ağrıtabilir. Unutmayın ki rakip işleri iyi gitmediği için mola almışsa yapılacak en iyi iş o molayı boşa çıkaracak hamlelerde bulunmak ve maçın kendi lehinize doğru kırılması için çaba göstermektir. Zaten bu söylediklerimiz küçük yüzdeli müdahalelerdir. Ancak önemlidir. Asıl kazanma ve kaybetme mücadelesi sizin aylar boyunca çalıştığınız düzenlerin en iyi şekilde yansımasıdır ki bu da öncelikle antrenman sahanızda harcadığınız efordur.&lt;br /&gt;Son olarak molalarla ilgili söylenecek söz:&lt;br /&gt;- Açık ve net olun&lt;br /&gt;- Zamanı efektif olarak kullanmak için bir mola planı oluşturun ve oyuncularınızın buna uymasını sağlayın&lt;br /&gt;- Ne yapılması gerektiğini anlatın, karmaşık olmayın&lt;br /&gt;- Hemen ardından rakibin ne yapabileceğini ve buna karşı ne yapacağınızı söyleyin gerekirse çizin&lt;br /&gt;- Motive edin. Oyuncularınızın sizin birer oyuncak robotunuz değil de duyguları olan birer insan olduğunu unutmayın&lt;br /&gt;Maç sonlarında kazanma ve kaybetme durumları öncesinde rakip yada siz mola almadan hemen önce ne yapacağınızı, topu kimin kullanacağını(takımınızdaki oyuncuyu belirlemek yada rakip kullanacaksa kimin kullanacağını tahmin etmek), faul yapmanız gerekiyorsa kime yapacağınızı belirlemek gibi durumları düşünmeniz size molalarda vakit kazandıracağı gibi tereddüt geçirmeyeceğiniz içinde oyunculara bir güven unsuru olacaktır. Kısacası kararlı olun, taktik tahtanıza bir şeyler çizmeye başlayıp sonra silip tekrar bir şeyler için uğraşmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son söz; altyapı maçlarında özellikle minik ve küçük takımlarda yukarıdaki bazı anlık müdahaleleri yapamayabilirsiniz. Zaten bu yaş gruplarında molaların bir diğer önemi de sıcağı sıcağına basketbol temel ilkelerine ters düşen durumları tamir etmektir. Bu düzeltmeler maçtaki anın akabinde olacağı için oyuncunun aklından çıkmaz ve ileride aynı hatayı yapmasını engeller.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-6219173043602727554?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/6219173043602727554/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=6219173043602727554' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/6219173043602727554'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/6219173043602727554'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/molalarda-dikkat-etmeniz-gerekenler.html' title='Molalarda Dikkat Etmeniz Gereken Hususlar'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKFcHZXp4AI/AAAAAAAAAkI/MbCX2-e3B4A/s72-c/mola_blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-5926343982399362024</id><published>2008-08-11T13:03:00.000-07:00</published><updated>2008-08-11T15:00:57.779-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çeviriler'/><title type='text'>Temel Hücum Teknikleri ve Organizasyonu</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKCb56qTpjI/AAAAAAAAAj4/GN4_aSq0sq4/s1600-h/fib.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5233354186306070066" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKCb56qTpjI/AAAAAAAAAj4/GN4_aSq0sq4/s200/fib.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;FIBA ANTRENÖRLERİNİN ÇEŞİTLİ MAKALELERİNDEN DERLENMİŞTİR. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;İlk kez izlediğiniz basketbol maçını hatırlayın. Basketbola yeni başlayan gençleri, çocukları gözlemleyin. Size, onlara basketbolu sevdiren şey nedir? &lt;span class="fullpost"&gt;Bu sorunun cevabı bazılarımızı (basketbolu ileri seviyede düşünen ve yaşayan kişiler ) memnun etmese de çok açıktır. Genç oyuncular basit bir hücum oyunu sonucu topun olabilecek en atletik şekilde smaçlanmasını, son saniyelerde kullanılacak inanılmaz bir atışla kazanılacak bir maçı, bütün taraftarları ayağa kaldıracak inanılmaz bir asisti görmek isterler. Bu, özellikle genç oyuncularla çalışan bir antrenörün elinde basketbolu oyuncuya sevdirmek için kullanabileceği bir silah demektir. Şu da bir gerçek ki antrenörlerde takımlarında zor zamanlarda hücum yükünü üstlenebilecek “winner” bir oyuncuyu bulundurmak için uğraşırlar yada o oyuncuyu yaratırlar .&lt;br /&gt;Antrenörlere şunu söylemek isterim ki iyi bir hücum takımı yada organizasyonu yaratmak istiyorsanız bunu savunmadan başlayarak yapmalısınız. İyi bir savunma organizasyonu için her zaman başarılı bir hücum gerekmeyebilir ( topu erken durdurma ve savunmaya çabuk geçiş ). Ancak iyi bir savunma sonrası organize ve çabuk bir fast break sayısı bulmak takımınıza çok büyük avantajlar sağlar. O halde takımıza iyi savunma fundamentali kazandırmalı ve bütün oyuncularımızın savunma sonrası çabuk hücumu düşünmelerini sağlamalıyız. Sayı yediğimiz pozisyonlarda bile topu oyuna çabuk sokalım.&lt;br /&gt;Antrenörün hücum felsefesini oyuncularına anlatması , öğretmesi yada kabul ettirmesi zorunludur. Antrenörler oyuncularının birçok pozisyonu birden oynayabiliyor olmalarını ister .Birden fazla pozisyonu oynayabilen oyuncular eşleşmeyi bozacakları için savunmanın başını derde sokacaklardır. Ben oyuncularımın oyunun her anında skoru ve süreyi bilmesini toplu ve topsuz bireysel hücum fundamentali konusunda sorunsuz olmasını isterim. Elbette bu yıllarca sürecek altyapı çalışmaları sonucu mükemmelleştirilebilse de çoğunlukla oyuncunun doğuştan gelen yetenekleri ve oyun zekasıyla da önemli ölçüde ilgilidir.&lt;br /&gt;Oyuncu ne kadar yetenekli olursa olsun sahada karşılaşacağı problemi önceden algılaması ve çözüm üretmesi çok önemlidir. Günümüz basketbolu savunmalarında sıkıştırmalar, ani rotasyonlar, savunma değişiklikleri ve tuzaklarla hücumu daha çok şaşırtmakta ve hataya zorlamaktadır. Her savunma değişikliği için mola almak yada oyuncuyu uyarmak elbette istemeyeceğimiz bir durumdur. Burada devreye oyun zekası faktörü girmektedir. Oyun zekasının ve bireysel hücum fundamentalinin takım oyunuyla birleşimi. İşte hücumu sihirli kılacak formül budur.&lt;br /&gt;Hangi savunmaya karşı oynuyorsa oynasın antrenörlerin takımlarına öğretmesi zorunlu hücum prensipleriyle, mutlaka çalıştırması gereken bazı durumlar şunlardır:&lt;br /&gt;Antrenör nasıl bir hücum stratejisi seçiyorsa seçsin takımına rakip potaya penetre sonu kolay basketler için olanaklar sağlamalıdır.&lt;br /&gt;Sahayı paylaşma ve mesafeleme çok önemlidir. Toplu oyuncunun sahadaki diğer dört arkadaşına da pas atabilecek bir konumda ve uzaklıkta olmasını isteriz. Ayrıca bu oyuncular topla buluştuklarında sayı için elverişli bir pozisyon alabilmelidirler.&lt;br /&gt;Takımınızın hücum ribaundu için elverişli alanlara saldırmasını ve savunmayı dengesiz yakalayabilmelerini sağlayın.&lt;br /&gt;Oyun kurucunuz oynanacak seti söylediğinde yada işareti verdiğinde diğer oyuncularında tekrar etmesini ve bağırmalarını sağlayın. Böylece bütün oyuncuların sete daha konsantre olmalarını sağlar ve salondaki yüksek sesten yada dikkatsizlikten doğabilecek zaman kayıplarını önlemiş olursunuz.&lt;br /&gt;Oyuncularımız şunu bilmelidirler ki iyi hücum topu içeri ve dışarı sahanın bir köşesinden diğer köşesine çabuk paslarla yönlendirerek savunmanın hareket etmesini sağlamaktan geçer. Topu terse çevirin.&lt;br /&gt;Toplu oyuncumuzun rakip takımı eksik sayıyla yakaladığı anlarda kolay sayı şansı ve açık bir şut için pozisyonlar aramasını ve arkadaşlarına olanaklar yaratmasını isteriz. Ancak özellikle yüksek tempolu oynanan oyunlarda kaçan her şut, bir top kaybı savunmamızı dengesiz yakalayacağı için kendi potamıza çabuk bir sayı olarak dönebilir. İyi dengelenmiş bir hücum anlayışı birçok maçın anahtarıdır.&lt;br /&gt;Bazen rakip takımın en skorer oyuncusu üzerine oyunlar kurmak etkili bir taktik olabilir. Skorer oyuncunun savunma yapmak için daha çok çaba harcamasını ve savunmaya daha çok konsantre olmasını sağlayın. Ancak savunmada ise rakip skorer oyuncuyu yormak, faul problemine sokmak isteyeceğimiz bir sonuçtur.&lt;br /&gt;Dip çizgiye yapılacak drivelarda uzun oyuncumuzun pas için uygun bir açı almasını isteriz. Eğer savunma, penetremize sıkıştırma yada yardımla cevap verirse uzun oyuncumuz potaya yakın alanlarda tehlikeli olabilecektir. Bu yer değiştirmeler ve hareketlenmeler zayıf tarafta bekleyen hücum oyuncusu içinde geçerlidir. Eğer savunmacı sıkıştırmaya gitmişse hareket edin. Backdoor ve top tarafı katlarını kullanın.&lt;br /&gt;Sahada oyun esnasında yada maç izlerken oyuncularınızın sadece topu izlemelerini önleyin. Oyuncularımızın bedenleri kadar gözlerini de ( oyun zekası ) eğitebilmeliyiz. Bunu başarmak elbette kolay olmayacaktır. Onlara topsuz alandaki oyunu öğretmeli ve sevdirmelisiniz. Gerçek mücadeleyi kaçırmalarını ve ne yaptıklarını bilmeden basketbol oynamalarını istemeyiz.&lt;br /&gt;Basketbolu olduğundan daha zor ve karmaşık bir duruma sokmayın. Basketbol basit bir oyundur ve basit olduğu zaman daha güzeldir. Şunu unutmayın ki daha az hata yapan , basit oynayan takım başarılı olacaktır. O halde her zaman açık oyuncuya pası düşünün. Her pas asist olmak zorunda değildir. Ayrıca oyuncularımıza oyunda oluşabilecek yanlış eşleşmeleri nasıl kullanabileceklerini basit pick adn roll oyunlarından skor üretmeyi öğretebilmeliyiz.&lt;br /&gt;Her zaman topu içeri geçirmenin bir yolunu bulun. Atılacak üçüncü yada dördüncü pasın içeri post oyuncunuza geçmesini sağlayın. Sadece dış alanda paslaşan bir takım savunmayı tehdit edemeyecektir. Dış şuta bağımlı bir hücum anlayışı başarılı olamaz. Post oyuncusuna pas atan oyuncu topu savunmadan uzağa arkadaşının sayı için elverişli olabileceği zamanda atabilmelidir. Unutmayın post-up yalnızca 3 saniye koridorunun köşelerinde oynanmaz.&lt;br /&gt;Oyuncularımız nerede topu tutup nerede pas vereceğini bilmelidir. Özellikle oyun kurucunuz uygun olmayan yerlerde ve zamanlarda topu tutuyorsa bu rakip takıma oyun kurucusuna ve diğer dört oyuncuya baskılı bir savunma yapma ş&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKCcTL7i1CI/AAAAAAAAAkA/SkdY9lSQv2s/s1600-h/cankasa.jpg"&gt;&lt;/a&gt;ansı tanır. Her zaman üçlü tehdit avantajımızı korumalıyız. Doğru hamlelerle hücum her zaman savunmadan bir adım önde olacaktır. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Çeviri: Can Kasaplar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-5926343982399362024?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/5926343982399362024/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=5926343982399362024' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/5926343982399362024'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/5926343982399362024'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/hcum-temel-teknikleri-ve-organizasyonu.html' title='Temel Hücum Teknikleri ve Organizasyonu'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SKCb56qTpjI/AAAAAAAAAj4/GN4_aSq0sq4/s72-c/fib.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-8954571442225853959</id><published>2008-08-08T05:58:00.000-07:00</published><updated>2008-08-16T03:58:37.621-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şut Makinesi Çalışma Videoları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılarım'/><title type='text'>Şut Makinesi Çalışmaları 2</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bu videoda şut makinesi ile yapılan 6 böldegen atışı izleyeceksiniz. Makine 6 bölgeye düzenli paslar verirken oyuncu koşarak pası alır ve şutu atar. Kornere geldikten sora bu kez diğer kornere doğru koşarak atışlarına devam eder.    &lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-69bbfc49375e32f4" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v8.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D69bbfc49375e32f4%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331554252%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D298057C851954A5CCBFEE632189B88A016746140.31F7DF7D591EE1437E089F1741473C89CCEA385B%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D69bbfc49375e32f4%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DqMWZ3nIjy9d4_rqMfsjPcEehBfE&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v8.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D69bbfc49375e32f4%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331554252%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D298057C851954A5CCBFEE632189B88A016746140.31F7DF7D591EE1437E089F1741473C89CCEA385B%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D69bbfc49375e32f4%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DqMWZ3nIjy9d4_rqMfsjPcEehBfE&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-8954571442225853959?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=69bbfc49375e32f4&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/8954571442225853959/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=8954571442225853959' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/8954571442225853959'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/8954571442225853959'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/ut-makinesi-almalar-2.html' title='Şut Makinesi Çalışmaları 2'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-3747247164773647859</id><published>2008-08-06T05:36:00.000-07:00</published><updated>2008-08-06T05:41:45.942-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazarlar'/><title type='text'>Şut Tekniği Üzerine - Can Kasaplar</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SJmbU6k8N8I/AAAAAAAAAjA/WkhOTkAh44s/s1600-h/sut_blog.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231383225791428546" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="217" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SJmbU6k8N8I/AAAAAAAAAjA/WkhOTkAh44s/s200/sut_blog.jpg" width="220" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şut öğretimi ve uygulaması basketbolun en zor konularından biri olduğu aşikardır. Bugün basketbol maçlarının sadece savunma yapılarak kazanılamayacağı ve her türlü savunmaya karşı yapılmış dengeli ve isabetli şut girişiminin rakibin kalkanını düşürdüğü tüm dünyada antrenörler tarafından kabul edilmiş bir gerçektir. &lt;span class="fullpost"&gt;Unutulmamalıdır ki şutun doğru yerden doğru zamanda ve doğru şekilde atılmasını sağlamak minik takımdan a takım seviyesine kadar her kademede üzerinde durulması gereken bir konudur. Antrenörler şunu bilmelidirler ki erken atılmış kaçan bir şut top kaybıyla eşdeğerdir ve sonuçları takımınıza pahalıya mal olabilir (oyun temposunun kontrolünü, skordaki dengeyi kaybedebilir psikolojik ve fiziksel olarak yıpranabilirsiniz).&lt;br /&gt;Özellikle altyapıda şut öğretimi antrenörleri zorlamaktadır. Antrenör, şut öğretimi sırasında nasıl bir öğretim metodu seçeceğine karar vermelidir. Her konuda olduğu gibi öğrencilerinize ulaşmak için kullanacağınız yolu doğru seçmelisiniz. Şut öğretimi sırasında tümevarım ya da tümdengelim metotlarından birini seçmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞUT ÖĞRETİRKEN&lt;br /&gt;Şut öğretimini parça parça yapın. Yanlış şutun ne olduğunu çok iyi bilin. Doğru şut ile yanlış şut arasındaki farkı bilirseniz yani sorunun kaynağını bulabilirseniz ilerleme kaydedebilirsiniz. Özellikle küçük yaş gruplarında öğrencinin problemleri;&lt;br /&gt;- topu tutmadan önce ve şut pozisyonunda yapılan yanlışlar&lt;br /&gt;- bozuk şut mekaniği ( denge ve ritim bozuklukları )&lt;br /&gt;- el göz koordinasyonu eksiklikleri&lt;br /&gt;olarak karşımıza çıkar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TOPU TUTMADAN ÖNCE ŞUT POZİSYONUNDA YAPILAN YANLIŞLAR&lt;br /&gt;Oyuncu topu almak için hazır beklemelidir, gözünü toptan ayırmamalı ve arkadaşına hedef göstermelidir. Dribbling sonrası şut atılıyorsa pivot adımının kullanımı ve doğru stop tekniğinin kazandırılması çok önemlidir. Pası alan oyuncumuz üçlü tehdit pozisyonunu bulmalıdır. Oyuncularımıza fake(aldatma) sonrası yüksek ve alçak dribbling sonrası şut tekniklerini çalıştırmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞUT POZİSYONUNDA YAPILAN YANLIŞLAR&lt;br /&gt;a- Ayakların yan duruşu , ayakların fazla açık yada kapalı olması&lt;br /&gt;b- Dizlerin pozisyonu ( içe doğru çarpık duruşta olan yada bükülmemiş dizler )&lt;br /&gt;c- Belin pozisyonu ( topun üstüne ve geriye yatma )&lt;br /&gt;d- Sol ve sağ elin pozisyonundaki hatalar, elin topun üstünde duruşu ,topu karın bölgesine yapıştırma ya da aşağısında tutma .&lt;br /&gt;e- Dirseklerin pozisyonu ( dirsekleri çok açma yada kapalı tutma )&lt;br /&gt;f- Başın pozisyonu ( başı yana eğme )&lt;br /&gt;g- Avuç içinin tamamen topa temas etmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BOZUK ŞUT MEKANİĞİ&lt;br /&gt;- Çok yada eksik sıçrama&lt;br /&gt;- Topu başın üzerine kaldırıp bekledikten sonra atmaya çalışma&lt;br /&gt;- Kolu tam kaldırmama yada şut sonrası çabuk bir şekilde indirilmesi&lt;br /&gt;- Bileğin düşmemesi&lt;br /&gt;- Yeterli spinin verilmemesi (en son parmak ucundan topun çıkması ile)&lt;br /&gt;- Çembere topun aşırı bombeli yada çok düz atılması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tümdengelim yada tümevarım metotlarının kullanımı belirlenirken oyuncunun yaşı basketbol seviyesi göz önünde bulundurulmalıdır. Şut için yeterli seviye diye bir şey olamaz, mükemmeli bulmalıyız. Özellikle ileri seviyede basketbolcularda şuttaki eksiklikleri gidermek için tümdengelim metodunu kullanmalısınız. İyi seçilmiş bir drille yapılacak 10 dakikalık bir çalışmayla çok önemli gelişmeler kaydedilebilir.&lt;br /&gt;Küçük yaş guruplarında bazı çocuklarında sağ ve sol el seçimi henüz yapılmamış olabilir antrenör dikkatli olmalıdır. Ayrıca bazı çocuklarda ani boy uzamasıyla vücut ağırlık merkezinin değişimi yüzünden özellikle şut tekniği bozulmalar gösterebilir. Bu bozulma geçici olacaktır.doğru bildiğiniz teknik çalışmalarından taviz vermeyin.&lt;br /&gt;Doğru şut temel tekniğinin kazandırılmasından sonra şutun bütün oyun şartlarıyla atılmasını sağlamalıyız. Dikkat etmemiz gereken şut tekniğinin bozulmadan otomatik hale gelmesi ve her seferinde daha yüksek yüzdeli isabet oranı sağlamak olmalıdır.&lt;br /&gt;Basketbolcuların kuvvet çalışmaları programlanırken temel teknikle bağlantılı çalışmalar yapılmalıdır. Birçok oyuncu için omuz ve arka kol kaslarının güçlendirilmesiyle önemli ilerlemeler kaydedilebilir. Dips hareketi, dumble ile yapılacak bazı çalışmalar ve push up hareketinin kollar kapalı yapılması gibi..&lt;br /&gt;Antrenman ve maçlarda kullanacağımız istatistik raporları bize oyuncularımızın şut yüzdeleri ile ilgili önemli bilgiler verecektir. Bu raporları oyuncularınızla paylaşın, rakamları tartışın ve hedefler belirleyin.&lt;br /&gt;Özellikle genç takım ve A takım seviyelerinde bazı antrenörler şutun kimin tarafından nereden ve ne zaman atılacağını kesin olarak belirlemek isterken bazıları daha serbest davranırlar. Sizde kendi felsefenizi bulmalı ve taviz vermemelisiniz. Eğer oyuncularınız sizin istemediğiniz bir şut girişiminde başarılı olmuşsa uyarınızı yapın ve neden yanlış şut olduğunu anlatın. Kötü alışkanlıklara engel olmalısınız. Ancak altyapılarda işler değişecektir. Oyuncumuzun doğru şutu atma konusunda çekingen olmasını istemeyiz.onları cesaretlendirin ancak kendini geliştirmek için yeterli çabayı harcamayan ve aynı hatayı tekrarlayan oyuncuyu uyarın.&lt;br /&gt;Oyuncular şut atmayı severler. Bunun sizin istediğiniz şekilde olmasını sağlayın.böylece sizde kazanacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can Kasaplar&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-3747247164773647859?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/3747247164773647859/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=3747247164773647859' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/3747247164773647859'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/3747247164773647859'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/ut-teknii-zerine-can-kasaplar.html' title='Şut Tekniği Üzerine - Can Kasaplar'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0sCHP-HWopw/SJmbU6k8N8I/AAAAAAAAAjA/WkhOTkAh44s/s72-c/sut_blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-2646856525764744996</id><published>2008-08-03T08:46:00.000-07:00</published><updated>2008-08-05T11:59:22.585-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılarım'/><title type='text'>Maçlardaki Davranışlarınız Neler Olmalı?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJXUQfhAyEI/AAAAAAAAAi4/ECuOHQQpuDY/s1600-h/coach_blog1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5230319922063657026" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" height="214" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJXUQfhAyEI/AAAAAAAAAi4/ECuOHQQpuDY/s200/coach_blog1.jpg" width="201" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Maçtan önceki gece ve maç günü maçın önemi ne olursa olsun içimi heyecan kaplar. Daha sessizleşir ve maçla ilgili kurguyu defalarca kafamdan geçiririm. Ve bilirim ki oyuncularım yapacağım maç konuşmasından ziyade benim salona girişime, soyunma odasındaki ifadelerime ve onlara takılmalarıma daha çok dikkat ederler. &lt;span class="fullpost"&gt;Ve onların istedikleri bu pozitif yaklaşımı onlara sunarım. Ama hala aklımda sahaya çıkışımızla birlikte oyunu, kendi oyuncularımı, rakibi ve en önemlisi maçı kendi kontrolüme alma isteğimi sahaya nasıl yansıtacağımdadır. İşte, maçla birlikte oynanmaya başlayan dünyanın en zevkli satranç oyununa konsantre olur ve aşağıda belirttiğim maddelere sadık kalmaya çalışırım.&lt;br /&gt;1- Takımınızın dikkatini maksimumda tutmaya çalışın ve motive edin ki çalıştıklarınızı sahaya yansıtmanız daha kolay olsun.&lt;br /&gt;2- Rakibin savunma ve hücumda yaptığı değişikliklerin nedenini kafanızda cevaplayın ve karşı harekete geçin.&lt;br /&gt;3- Rakip oyuncu değişikliklerin dinlendirme amaçlı ve faul problemi olanlar için yeni girenin oyuncu özelliklerini oyuncularınıza hatırlatın. Farklı bir değişiklik olmuşsa (kısalmak, üç uzuna dönmek, iki oyun kurucuyla oynamak vb.) sebebini düşünerek oyuncuları uyarmak ve kontur hareketi yapmak.&lt;br /&gt;4- Kendi değişiklerinizi zamanında yapabilmek. Yorulan oyuncuyu sahada tutarak savunma direncinizi düşürmeyin yada faul problemine giren oyuncuyu değiştirmede bir an tereddüt ederseniz oyun tekrar başlar ve büyük bir risk almış olursunuz.&lt;br /&gt;5- Tuzaklı veya baskılı savunmaları ne zaman başlatacağınız ve ne zaman keseceğiniz çok önemlidir. Çok uzun süreler yapmak yerine doğru zamanda yapabilmek ve rakip alışıp sizi cezalandırmaya başlamadan da kesebilmek önemlidir.&lt;br /&gt;6- Tansiyonu yüksek tutmak önemlidir ancak sinirin ve asabi tutumların bu tansiyonun önüne geçmesini engellemek önemlidir.&lt;br /&gt;7- Molada ve oyuncu değişikliklerinde giren ve çıkan oyuncuları tazeleyebilmek, motive edebilmek ibreyi size çevirecektir. Çünkü banka aldığınız bir oyuncuya fevri bir çıkış yaparak onu oyundan koparabilirsiniz. Ama unutmayın ki dakikalar sonra tekrar ona ihtiyacınız olacağıdır.&lt;br /&gt;8- Her bir mesaj için mola almanıza gerek yoktur. İşaretlerle, göz göze gelerek hamleler yapabilirsiniz. Oyunun durma yerlerini ve faul atışları sırasındaki anları küçük birer molaya çevirebilirsiniz.&lt;br /&gt;9- Oyuncularınızı maç akışı içerisinde olumlu ve olumsuz hareketlerini göz göze gelerek, yanınızdan geçerken seslenerek yada bir işaretle ödüllendirebilir ve uyarabilirsiniz.&lt;br /&gt;10- Eğer bir değişikliğe karar verdiyseniz bunu bir an önce uygulayın.&lt;br /&gt;11- Disiplin ve otorite kurma adına küfür ve alaycı konuşmadan uzak durun. Sert olabilirsiniz ama gurur kırıcı değil, oyuncuyu bir muhakemeye sokmanız ve yanılgısını düzeltmesini sağlamanız önemlidir.&lt;br /&gt;12- Maçı kazanma yada kaybetme durumunda olan hayati topları kaçıran bir oyuncunuza bitimde moral verin. (Eğer daha iyi oynayabileceği pozisyon varsa o an değil daha sonra videodan gösterin)&lt;br /&gt;13- Teknik faul, son toplar vb. durumlarda hangi oyuncularınızın bu topları kullanacağına önceden karar verin.&lt;br /&gt;14- Oyunun tansiyonu ne olursa olsun oyunu Fair Play içinde tutun ve oyuncularınızın da buna uymasını sağlayın.&lt;br /&gt;15- Kendinizin, ekibinizin ve oyuncularınızın hakem ilişkilerinde centilmen ve düzeyli olmasına gayret gösterin. İtirazlarınızda haklı bile olsanız davranışlarınızı kaba bir monolog olmaktan çıkarın ve seviyeli bir diyalog yapmaya çalışın. Bu o pozisyonu geri getirmez ancak görev yapan hakemin aklının geçmiş pozisyonda ve tartışmada kalmasını engelleyerek maça konsantre olmasını sağlar.&lt;br /&gt;16- Maç içi temel istatistik verilerinden mutlaka yararların.&lt;br /&gt;17- Oyun içi ihtimalleri genişletebilmek için ekibinizle kontak içinde olun.&lt;br /&gt;18- Zor durumlarda bile ses tonunuzu ayarlayın, oyuncularınız sizin maçı kaybetseler dahi hakimiyetinizi kaybetmenizi görmek istemezler.&lt;br /&gt;19- Oyunun akışı ile kalan süre arasında bağlantı kurabilmelisiniz. Yani tempoyu artırmayı yada düşürmeyi düşünmeniz gerekebilir.&lt;br /&gt;20- Takımınızı tanıdıkça mola alma zamanlarınızı da daha iyi bileceksiniz. Örneğin; kimi takımlar için 3-4 sayı geriye düşmek bile tehlikelidir. Kimi takımlar içinse bu dilim daha esnektir ve biraz daha mola almada gecikir takımınızın geri dönmesini bekleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu maddeler böyle sıralanıp devam edebilir, ancak siz bu maddelere kendi yaklaşımlarınıza ve takımınıza göre öncelikler tayin edebilir ve yenilerini ekleyebilirsiniz. Unutmamanız gereken rakibe, hakemlere, takımınıza ve en önemlisi kendinize gereken saygıyı göstererek maçı tamamlayabilmenizdir. &lt;a href="http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJXTcB7NU3I/AAAAAAAAAio/aCrjutDmbC4/s1600-h/coach_blog.jpg"&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5230319020767269746" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJXTcB7NU3I/AAAAAAAAAio/aCrjutDmbC4/s320/coach_blog.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-2646856525764744996?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/2646856525764744996/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=2646856525764744996' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/2646856525764744996'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/2646856525764744996'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/malardaki-davranlarnz-neler-olmal.html' title='Maçlardaki Davranışlarınız Neler Olmalı?'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJXUQfhAyEI/AAAAAAAAAi4/ECuOHQQpuDY/s72-c/coach_blog1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-250669288513124572</id><published>2008-08-02T14:47:00.000-07:00</published><updated>2008-08-16T03:58:37.622-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şut Makinesi Çalışma Videoları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılarım'/><title type='text'>Şut Makinesi Çalışmaları 1</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Şut makinesi ile yapılan çalışmaların oyuncularımızın isabetlerini yukarı çektiği gibi şut kalitelerini de artırdığını gördük. Burada sözü geçen "şut kalitesi" &lt;span class="fullpost"&gt;oyuncunun şutu daha çabuk, daha yüksekten ve doğru bombeyi vererek atmasıdır. Bu da şut mekaniğini doğru almış bir oyuncunun iyi ve isabetli şut atabilmesi için kendine eklemesi gereken üç önemli unsurdur. Geriye bu özellikleri sürekli olarak tekrar ederek bir alışkanlık, bir ritüel haline getirmektir. İşte bunu oturtmanın en güzel ve doğru yollarından biri de bu aşamada şut makinesini kulanmaktır. Yani, ribaund almaktan ve pas atmaktan bıkmayan bir ortak. Hem de yönünü ve pas süresini istediğiniz gibi ayarlayabildiğiniz ve her attığınız şutu sizin için sayan bir ortak. Şut makinesi çalışma videolarını ölü sezon dönemi süresince bireysel çalışmalar ve alışkanlıkların oturtulması için olan tek kişilik basit çalışmalardan, sezon içi yapılan pas ve dribling içeren takım çalışmalarına kadar geliştirerek düzenli olarak yayınlayacağım. Çalışma 1: Statik olarak tek bölgeden atılan en basit şut çalışması gösterilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Not: Oyuncunun seviyesine göre pas geliş süresini ayarlayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-e29ac1ddbbbc078e" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v10.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3De29ac1ddbbbc078e%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331554252%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D69900A9DCDE23341EBC18A86E0301EBE8E10EF19.1FEBF5626CCFBE3C5348356302D4DFC053637CB9%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3De29ac1ddbbbc078e%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DCxaittoif82_nGl0srtK0HWxbOM&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v10.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3De29ac1ddbbbc078e%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331554252%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D69900A9DCDE23341EBC18A86E0301EBE8E10EF19.1FEBF5626CCFBE3C5348356302D4DFC053637CB9%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3De29ac1ddbbbc078e%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DCxaittoif82_nGl0srtK0HWxbOM&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-250669288513124572?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=e29ac1ddbbbc078e&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/250669288513124572/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=250669288513124572' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/250669288513124572'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/250669288513124572'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/08/ut-makinesi-almalar-1.html' title='Şut Makinesi Çalışmaları 1'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-4887296767651588990</id><published>2008-07-31T17:19:00.000-07:00</published><updated>2008-08-01T11:18:23.281-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazarlar'/><title type='text'>Altyapılarda Hücum Anlayışı - Can Kasaplar</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJJYhFdIZ5I/AAAAAAAAAhk/snEAXuOQ-sk/s1600-h/youth_basketball.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJJYhFdIZ5I/AAAAAAAAAhk/snEAXuOQ-sk/s200/youth_basketball.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229339442753857426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;              Takımınızda bulunan 10 yaşındaki 7 8 çocuğun iki basamaklı rakamlarda sayı atarak bir maçı tamamladığını düşünün. Bir antrenör olarak başında bulunduğum takımlarda veya asistanlık görevlerim sırasında gözlemlediğim en büyük eksikliklerden birinin de zayıf ofensif anlayışların takımlarımıza egemen oluşuydu. &lt;span class="fullpost"&gt; Her sezon farklı yetenekte oyuncularımızın bulunduğu takımlarımıza yön verirken onların bu yeteneklerini geliştirmelerini sağlayacak ofensif anlayışlardan çok uzak kaldığımızı hissettim. Peki nerede yanlış yaptık? Öncelikle oyuncularımızı değerlendirirken yada hazırlarken onları aslında yetişkin birer oyuncuymuş gibi görme ve “overcoaching” yani aşırı koçluk yapma yanılgısına düşmemeliydik. Pek çok antrenörde gözlemlediğim hata temel fundamental öğretimine  yeterli önem vermeden ofensif anlayışı basite indirgemeden bir basketbol öğretim yöntemi kullanıyor olmalarıydı. Burada iki durum söz konusu olacaktır. Birincisi oyuncularımız karmaşık yöntemi eninde sonunda ezberleyecekler ancak kendi inisiyatiflerini kullanmadıkları ve uygun olmayan hareketlere zorlandıkları için başarısız olacaklardır. İkincisi ise daha vahim bir sonuçtur. Emin olun ki takımınıza öğrettiğiniz hücum kalıbının -örneğin bir küçük takımda “shuffle offense”in-  bu liglerde defansif bir karşılığının bulunamayacağıdır. Yani bu setler bir A takım oyuncusunun savunmada gösterdiği reaksiyonların etkisiz bırakılması esasına göre hazırlanılmıştır.Sonuç olarak ortaya çembere bakmadan devamlı katlar yapan paslaşan ancak doğru çözümü bulamayan 12 adet robottan oluşan bir basketbol takımı çıkacaktır. Unutmayın ki kötü oynayan takımlara karşı kötü oynarsınız. O halde sorunumuzu nasıl çözelim? Öncelikle bireysel fundamental çalışmaları antrenmanımızın önemli bir bölümünü oluşturmalıdır. Ben bireysel  hücum temel tekniği öğretimine şut ile başlıyorum. Şut konusu basketbolun oldukça zor öğretilen konularından biridir. Bizimle basketbola yeni başlayan oyuncumuza şut atmayı öğreterek işin çok önemli bir kısmını halledebileceğimizi düşünüyorum. Unutmayın ki özellikle küçük yaşlarda oyuncular şut atmayı çok severler. Doğru şutu öğretmek ancak bunun nasıl ve ne zaman kullanılacağını belirlemek en önemli görevimizdir. Bireysel fundamental konusunu çok fazla derine girmeden geçebilirim, ancak fundamental öğretimi bir zorunluluktur ve belirli hedefleri olan antrenörler eksik fundamentalin her zaman sorun olacağını bilirler&lt;br /&gt;                    &lt;br /&gt;TAKIMIMIZIN HÜCUM ANLAYIŞI&lt;br /&gt;                &lt;br /&gt;                Resmin bütününü görerek lige hazırlanmak ve hedefler koymak çok önemli olacaktır. Öncelikle hazırlık dönemimizde bireysel hedeflerimizi ve takımızın ofensif stratejilerini iyi belirlemeliyiz.&lt;br /&gt;               Şu bir gerçek ki hücumumuzu savunmadan başlatmak işimizi oldukça kolaylaştırır. Ancak burada bir parantezi zamanının büyük çoğunluğunu savunmalarla ( özellikle alan savunmalarla) harcayıp işin sonunu top çalma savunma ribaundu sonrası hızlı hücumlara dayandıran ofensif anlayışlara açmamız gerekiyor. Elbette savunma çok önemlidir ancak sadece koşan veya sadece savunma yapan oyuncuların ilerleyen zamanlarda bu tek yönlü hücum anlayışları yüzünden tıkanıp kaldıklarını gördüm. Fast Break çok önemli bir hücum silahıdır ancak tek başına yeterli olmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HÜCUM ANLAYIŞININ BASİTLEŞTİRİLMESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           Hücum açısından düşünürsek bir oyuncuyu yetiştirmenin en önemli noktalarından birinin top kullanma yüzdelerinin eşit olarak dağıtılması olduğunu düşünüyorum.Bu şekilde özellikle küçük yaşlarda basketbol maçlarında savunmaların işi oldukça zorlaşacaktır. Şu bir gerçek ki iki oyuncumu bir oyuncuyu savunmakla görevlendirerek kazandığım maçlar olmuştu. Ofensif anlayışın basitleştirilmesinden kastımız kesinlikle oyuncularımızı tamamıyla serbest bırakmak olmamalıdır. Belirli kurallar içinde yaratıcılıklarını kullanmalarını sağlamalıyız. Ben bunun için hücum için belirlediğim bazı kuralları öğretmekle işe başlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; -Çabuk oyun&lt;br /&gt;        Oyuncularımızın acele etmeden ama çabuk oynamasını istiyoruz. Burada amacımız çabuk paslar penetreler ve basit oyunlarla çembere daha hızlı ve kolay gidebilmektir. Bu sayede ofensif reytingimizde yükselecektir. Şu sahneyi düşünün, yarı sahayı baskılı bir savunma karşısında 6 sn de geçen ve hücum sahasında 8 - 10 sn daha topla oynayan bir küçük takım oyuncusu. Emin olun ya baskı gelecektir, ya da kullanılan atış aceleci olacaktır.Çabuk oynayarak oyuncularımızın fiziksel açıklarını da kapatabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; -“Baseline” seviyesinden yukarı pas yasağı&lt;br /&gt;      Oyuncularımın kanatlardan yaptıkları penetrelerden sonra “baseline” a kadar inip topu tuttuklarını ve buradan pas atmaya çalıştıklarını gördüm. Top seviyesinin bu kadar aşağı çekilmesi ve tutulması (genellikle penetre başarısız olmuşsa oyuncu savunmaya arkasını döner saha görüşünü kaybeder ) topa olan baskıyı arttırdığı gibi buradan atılacak pasların zayıf mesafeleme ve açı bulamama yüzünden top kaybına dönüşmesine yol açıyordu. Bu durumda oyuncularımdan penetreleri körü körüne değil de bir amaç uğruna (çembere gitme , iyi bir pas açısı yaratabilme )yapmalarını istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Faul yüzdeleri&lt;br /&gt;      Özellikle minik ve küçük takım seviyelerinde faul yüzdeleri oyunun sonunu önemli ölçüde belirlemektedir. Antrenmanlarımızda şut çalışmalarının yanı sıra faul drillerine de önemli zamanlar ayırmaktayız. Müsabaka esnasında faul atışlarına hücum ribaundu için oyuncu sokmamaya başladık böylece oyuncularımızın kendine olan güvenleri daha da arttı (siz geri dönün savunmaya yerleşin arkadaşınız sayı yapacak demek çok etkili bir yöntemdir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Isolation oyunları&lt;br /&gt;     Isolation oyunları ofensif oyun stratejimizin çok önemli bir parçasıdır. Her oyuncumuzun boşaltılan alanlara yırtıcı penetreler ve katlar yapabileceği dizilişler oluşturmalıyız. Böylece özellikle altyapıda 1 e 1 savunmaların ve yardım tarafı savunmalarının eksiklerini cezalandırırız. Yardım savunmaları genellikle yanlış gelecektir (aşırı yada geç )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Dış atışlarımızda esneklik&lt;br /&gt;    Çok hatalı olmadığı sürece ( çok erken ,el üstü vb ) oyuncularımızdan dış atışlarda cesur davranmalarını bekleriz. Hatta tersi durumlar yani çekingen davranma önemli bir sorun teşkil edebilir. Ne yazık ki hala 3 saniye koridorunda 5 kişiyle alan savunması yaparak kapanan minik yada küçük takımlar görüyorum. Genellikle çok hareketsiz, rotasyonsuz ve gömülü olan bu savunmaları açmanın iki yolu vardır. Hızlı hücumlar ve dış şutlar. Eğer defansif transition organizasyonumuza güveniyorsak dış şutlarımızı korkmadan kullanmak bu savunmaları açacak anahtar olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Pozisyon dağılımı&lt;br /&gt;    Minik ve küçük takımlarımızda oyuncularımıza belirli pozisyonlar vermedim. Daha önceleri bazı antrenörlerin oyuncularına örneğin minik takımda sen 5 numarasın kardeşim senin işin pas vermek perdeleme yapmak ribaund almak vb sözler söylediklerini duydum. Ancak bu çok yanlış bir söylemdir. Savunmada fiziksel açıdan bir eşleştirme kullanmak mantıklı olabilir ancak uzun oyuncumuza da kısalardaki kadar topla oynama alışkanlığı kazandırmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İkili Oyunlar&lt;br /&gt;         Basit ikili oyunlar çok etkili olacaktır. Özellikle pick n roll, gıve n go yada pas ve top tarafına yapılan katlar, isolation oyunlarımızın sonunda topun tersinden yapılacak flash katlarla çok basit sayılar bulabileceksiniz. Özellikle pick n roll oyunları switch(oyuncu değişme) ile karşılanırsa miss matchlerin (yanlış eşleşme) cezalandırılması çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kenar ,dip topları ve baskı çıkışları&lt;br /&gt;   Kenar , dip topu yada baskı çıkışları gibi oyunun önemli bölümlerinde herkesin topu çıkarabileceği yada topu alabileceği oyunlar hazırlayın. Bu savunmayı oldukça zor durumlarda bırakabileceği gibi bize değişik sayı opsiyonları da kazandıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Faul problemine sokma&lt;br /&gt;        Rakibin iyi savunmacısının yada etkili hücum oyuncusunun üzerine giderek onu faul yapmaya zorlayabilir yada savunmada daha çok çalışmasını sağlayarak yıpratabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ofensif ribaundlar&lt;br /&gt;        Şut öğretimi gibi altyapılarda antrenörleri zorlayan bir konuda box out konusudur. Liglerimizde birçok iyi savunma takımının savunma ribaundları konusunda önemli eksikleri olduğunu görüyoruz. Çünkü küçük yaşlarda oyuncuya ribaund tekniğini vermek topu istemeyi öğretmek timing vb konuları göstermek çok önemli zamanlar gerektirmekte ve maalesef antrenörler bundan kaçınmaktadırlar. Bu zaafı kullanmalı ve antrenmanlarımızda kullanacağımız bazı drillerle ofensif ribaund tekniklerini oyuncularımıza öğretmeliyiz. Her maç için değişik bir ofensif ribaund hedefi oyuncumuzu motive etmek için yeterli olabilir. Defansif transition organizasyonunuzu göz önünde bulundurun ve o maç için örneğin x oyuncuya bugün senden 3 hücum ribaundu bekliyorum deyin. Sonuçlar çok şaşırtıcı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ofensif Reyting&lt;br /&gt;      Oyuncularımıza topun değerini öğretmeliyiz. Unutmayalım ki basketbol birçok değişken dinamiğe sahip bir oyudur. Hücumda yapılmış her yanlış şut girişimi top kaybıyla eşdeğerdir. Ofensif  reytingi hesaplarken aşağıdaki formül kullanılır. Şampiyon olduğu 1991- 1992 sezonunda Chicago Bulls 1.115  gibi bir ofensif reytinge sahipti.        ( formül ve örnek FIBA’dan alınmıştır. )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    off rating =score points / possesion&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   possesion = field goal +( free throw x 0.44 ) + turnover - offensive rebound&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Mental Hazırlık&lt;br /&gt;    Uzun oyunculardan korkan ve çembere bakmayan kısalar , saldırgan savunmalar karşısında geri çekilen oyuncular… Eğer oyuncularımız ne ile karşılaşacaklarını bilmiyorlarsa emin olun aynı hatayı birçok kez yapacaklardır. Onlara sorunu çözmede yardımcı olun. Yapıcı eleştiriler, antrenmanlarda çeşitli savunmalara karşı hücumlar, yeterli sayıda hazırlık maçları ve video kaset gibi araçların kullanımı sizlere yardımcı olacaktır. Kafasını kaldırmadığı için boş arkadaşını görmeyen yada top kaybeden oyuncuya kendisini video görüntülerinden izletin; hataların azaldığını göreceksiniz. Mental hazırlığı iyi olan takımlar daha az basit hata ( çizgiye basma, steps vs ) yaparlar ve top sizde kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Yukarıda bahsettiğim kurallar ve ofensif anlayış benim minik, küçük ve bazen de yıldız takım seviyelerinde kullandığım anlayışlardır.Takımdan takıma yıldan yıla değişiklikler gösterse de genel olarak uygulamalarımdan başarılı sonuçlar aldım. Sizde kendi yönteminizi ve kurallarınızı belirleyin. Sayı atan ve sayı attıran oyunculara sahip olmanın zevkini yaşayacak ve maç kazanırken çok yönlü oyuncular yetiştirmiş olacaksınız. Unutmayın ki altyapılarımızda başarısızlığın en önemli etkeni savunmaların çok iyi organize olmaları değil takımlarımızın ofansif olarak basit sistemlere sahip olmamalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                                                                                                                                                                  &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;CAN KASAPLAR eratha89@hotmail.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   &lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-4887296767651588990?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/4887296767651588990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=4887296767651588990' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/4887296767651588990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/4887296767651588990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/altyaplarda-hcum-anlay-can-kasaplar.html' title='Altyapılarda Hücum Anlayışı - Can Kasaplar'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJJYhFdIZ5I/AAAAAAAAAhk/snEAXuOQ-sk/s72-c/youth_basketball.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-3222760259568761907</id><published>2008-07-30T06:17:00.000-07:00</published><updated>2008-07-30T07:09:07.931-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terimler Sözlüğü'/><title type='text'>A'dan Z'ye Basketbol Terimler Sözlüğü</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJB0ShEgD9I/AAAAAAAAAhc/RCkANiAncxQ/s1600-h/dictionary.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228807028840861650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJB0ShEgD9I/AAAAAAAAAhc/RCkANiAncxQ/s200/dictionary.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;A&lt;br /&gt;ADVANCING THE BALL : Sayı girişiminden önce bir takımın topu kendi savunma sahasından hücum sahasına top sürülerek veya pas ile geçirmesi.&lt;br /&gt;AIR BALL : Yapılan bir sayı girişiminde, topun arkalığa veya çembere değmemesi.&lt;br /&gt;ALL-AMERICAN TEAM : Bütün ülkelerdeki koç ve spor yazarlarının oyları ile o yılın en iyi kolej oyuncuları arasından seçilen “All Star” takımı.&lt;br /&gt;ALL-CONFERENCE TEAM : Her yıl ülkenin tüm kolej koçları ve spor yazarlarınca her bölgenin en iyi oyuncuları arasından seçilen takım. Bu oyuncular sezon sonunda özel ödüller alırlar.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;ALLEY-OOP : Topun çemberin üzerine doğru lop pas olarak atılıp, potaya yakın oyuncu tarafından havada yakalanıp içine basarak tamamlanması.&lt;br /&gt;ARC : Kavis. Şut stilinin öğretimindeki en önemli kavramlardandır. Top çembere giderken düz değil, havada kavis çizerek gitmelidir.&lt;br /&gt;ASSIST :Sayı pası,sayıyla sonuçlanan pas.&lt;br /&gt;ATTEMPT : Girişim, teşebbüs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BABY HOOK : Yarım çengel atışı.&lt;br /&gt;BACKBOARD : Çember ve aksamını tutan dikdörtgen şeklindeki cam, mika veya tahtadan yapılmış levha, arkalık.&lt;br /&gt;BACK COURT : Arka saha,savunma sahası. Bir takımın savunma yaptığı yarı saha.&lt;br /&gt;BACK-DOOR PLAY : Savunma oyuncusu tarafından çok yakından savunulan bir hücum oyuncusunun topu almak için önce üç sayı çizgisine doğru hareket edip, birden hız ve yön değiştirerek potaya hareketlenmesi ve topu dip çizgi yakınlarında alması.&lt;br /&gt;BALANCED OFFENSE : Dengelenmiş hücum düzeni. Hücum takımının bazı oyuncularının iyi şut atabilecekleri pozisyonlara, diğerlerinin de hücum ribaunduna girebilecek pozisyonlara yerleştirilmesi.&lt;br /&gt;BALL : Top.&lt;br /&gt;BALL CONTROL : İyi bir atış fırsatının bulunmasına kadar hücum takımının topu hakimiyetinde bulundurması.&lt;br /&gt;BALL HANDLING : Top hakimiyetini kaybetmeden paslaşmak, topu tutmak ve kontrol etmek.&lt;br /&gt;BALL SIDE : Top tarafı.&lt;br /&gt;BANK SHOT : Potalı şut, arkalığa çarptırılarak atılan şut.&lt;br /&gt;BASEBALL PASS : Tek elle kafanın arkasından, kulağın hizasından geçirilerek genellikle hızlı hücum başlangıcında atılan pas.BASE LINE : İki potanın altından geçen, sahayı sınırlayan dip çizgiler.BASKET : Sepet, çember.BASKET HANGER : Hücum potasına hep yakın oynayan veya hücum potasına doğru boş bir atış için koşan oyuncu.BEHIND-THE-BACK PASS : Oyuncunun topu arkasından geçirerek tek elle attığı pas.BELLY UP : Yakın savunma yapma, hücumun içine girme.BLIND PASS : Atılacağı yerin tersine bakılarak atılan pas.BLOCKED SHOT : Savunma oyuncusunun hücum tarafından yapılan bir atışı elden çıktıktan sonra ve çember seviyesinin üzerinden aşağıya inişe geçmeden önce kesmesi, topun çembere gidişini engellemesi.BLOCKING OUT : Kaçan bir atıştan sonra savunma oyuncusunun, ribaundu alabilmek için hücum oyuncusuna sırtıyla çarpıp potadan uzakta durdurması. (Box-Out)BLOWING A SHOT : Çok kolay sayı olabilecek bir atışın kaçırılması.BOMB : Uzak mesafeden atılan şut.BONUS : Prim.BOUNCE PASS : Yere çarptırılarak verilen pas.BOX-AND-ONE DEFENSE : Dört savunma oyuncusu kutu şeklinde bölge savunması yaparken, bir oyuncu da karşı takımın en skorer oyuncusunu adam adama savunur.BOXER’S SHUFFLE : Savunma duruşunda yana, ileri, geri kayma.BOXING OUT : "Blocking out" teriminin eş anlamlısı.&lt;br /&gt;BREAKAWAY : Bir hücum oyuncusunun, savunma kendi sahasına gelmeden önce hücum sahasına koşup topu alması. Bu hızlı hücumun bir parçasıdır.&lt;br /&gt;BUCKET : Çember.&lt;br /&gt;BUFFER ZONE : Serbest atış bölgesi veya 3 saniye koridoru.&lt;br /&gt;BURN : Güzel bir çalımla savunmacıyı çembere doğru geçip sayı atmak.&lt;br /&gt;BUZZER : Periyot veya devrenin bittiğini belirten korna sesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CENTER : Bu hücum oyuncusu aynı zamanda "pivot" olarak da adlandırılır. Potaya yakın oynayan bu oyuncu, takımın en uzun boylu oyuncusudur.&lt;br /&gt;CENTER JUMP : Hava atışı. (Jump ball)&lt;br /&gt;CHANGE-UP : Dribbling yaparken veya koşarken, yön veya hız değiştirmek.&lt;br /&gt;CHARGING : Toplu oyuncunun sabit duran savunmacıya çarpması, hücum faul.&lt;br /&gt;CHART : İstatistik.&lt;br /&gt;CHEST PASS : Göğüs pası.&lt;br /&gt;CLEAR OUT : Dört hücum oyuncusunun sahanın bir tarafına toplanıp, elinde top olan oyuncuya hareket edecek boş alan bırakması.&lt;br /&gt;CLOGGING THE MIDDLE : Savunma takımının, rakip takıma potaya yakın atış şansı vermeyecek şekilde potanın önünde kümelenmesi.&lt;br /&gt;CLOSELY GUARDED : Savunmacının hücum oyuncusuna çok yakın oynaması.&lt;br /&gt;COACH : Antrenör.&lt;br /&gt;CONDITIONING : Fiziksel dayanıklılığı arttırmak için yapılan çalışma şekilleri.&lt;br /&gt;CONFERENCE : Lig.&lt;br /&gt;COOL : Sakin.CORNER : Oyun sahasını sınırlayan dip çizgiler ile yan çizgilerin birleştiği köşeler.&lt;br /&gt;CORNER SHOT : Köşeden atılan şut.&lt;br /&gt;COURT : Saha.&lt;br /&gt;COVERING A MAN : Rakip oyuncuyu savunmak.&lt;br /&gt;CRACK THE DEFENSE : Savunmayı çatlatmak. Savunmanın zayıf yerini yakalayıp, oradan sayı aramak.&lt;br /&gt;CRASH THE BOARDS : Potayı parçalamak. Kaçan bir hücum sonrası ribaundu alıp tekrar tekrar atış yapmak.&lt;br /&gt;CRISSCROSS PLAY : İki hücum oyuncusunun, elinde top olan hücum oyuncusunun önünden ayrı yönlere doğru ("X" çarpı şeklinde) hareket etmesi.&lt;br /&gt;CROSS-COURT PASS : Hücum sahasının bir yanından ötekine pas.&lt;br /&gt;CROSSOVER DRIBBLE : Elinde top olan oyuncunun, topu bir elinden ötekine dribbling yaparak alması. Dribbling yaparken el değiştirme.&lt;br /&gt;CURTAIN TIME : Kapatılamayacak kadar büyük fark olunca maç bitti gözüyle bakma.&lt;br /&gt;CUTTING : Top almak veya bir alanı boşaltmak için topsuz hücum oyuncusunun yaptığı hareket.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D : ”Defense” kelimesinin kısaltması, savunma.&lt;br /&gt;DEAD BALL : Ölü top. Topun oyunda olmadığı zamanki durumu.&lt;br /&gt;DEADLY SHOOTER : Öldürücü şutör. Çok seyrek şut kaçıran oyuncular için kullanılır.&lt;br /&gt;DEAL : Hücum sahasında oyuncuların pas yapması.&lt;br /&gt;DEFENSE : Savunma.&lt;br /&gt;DEFENSIVE SIGNALS : Savunma ile ilgili işaretler. Bazı takımlar oyun sırasında özel işaretler kullanarak savunma stratejilerini değiştirirler.&lt;br /&gt;DEFENSIVE STANCE : Savunma sırasında el ve ayakların bulunması gereken pozisyon. Savunma duruşu.&lt;br /&gt;DEFENSIVE TRIANGLE : Savunma üçgeni. Üç savunmacının 3 saniye koridorunda üçgen şeklinde savunmaya yerleşmesi.&lt;br /&gt;DELAY OF GAME : Topun canlı olduğu zamanı azaltmaya çalışmak.&lt;br /&gt;DENNY : Savunmada topla adamın arasında olup, hücumcuya top aldırmama pozisyonu.&lt;br /&gt;DIAMOND-AND-ONE : Baklava ve bir. Kutu ve bir savunma şeklinin benzeri. Dört savunma oyuncusu baklava şeklinde dizilip bölge savunması yaparken öteki oyuncu rakip takımın en skorer oyuncusunu adam adama savunur.DISH : Çembere doğru dalış yapan oyuncunun boş arkadaşlarına pas vermesi.&lt;br /&gt;DISQUALIFIED PLAYER : Faul limitini dolduran oyuncunun bir daha oyuna dönmemek üzere dışarı çıkarılması. Bu limit NBA’de 6, Avrupa basketbolunda ise 5 fauldür.&lt;br /&gt;DOUBLE DRIBBLE : Top sürme hakkını kullanıp topu tutan oyuncunun tekrar dribblinge başlaması. Bu kurallara aykırı bir durumdur.&lt;br /&gt;DOUBLE FIGURES : Tutulan istatistikteki 2 ayrı hanede birden 10 veya daha fazla değere sahip olma. Örnek :Savunma ribaundu 12, sayı 11 gibi.&lt;br /&gt;DOUBLE FOUL : İki rakip oyuncunun aynı zaman diliminde karşılıklı faul yapması.&lt;br /&gt;DOUBLE -HEADER GAME : İki ayrı maçın arka arkaya aynı salonda oynanması.&lt;br /&gt;DOUBLE PIVOT : İki pivot (veya center) ile yerleşilen hücum sistemi.&lt;br /&gt;DOUBLE PUMP : Üst üste 2 şut feyki (pump fake) yapmak.&lt;br /&gt;DOUBLE SCREEN : İki hücum oyuncusunun birbirine yakın durup diğer bir hücum oyuncusuna hoş bir atış imkanı yaratmak için perdeleme yapması.&lt;br /&gt;DOUBLE-TEAM : İki savunma oyuncusunun bir hücum oyuncusunu sıkıştırması.&lt;br /&gt;DOWNCOURT : Oyunun cereyan ettiği sahaya uzak olan bölüm.&lt;br /&gt;DOWN LOW : Alçak post bölgesi.&lt;br /&gt;DOWN THE MIDDLE : Bir hücum oyuncusunun kendi sahasından diğer potaya doğru koşarak veya dribbling ile ilerlemesi.&lt;br /&gt;DOWNTOWN : Potaya şut atılamayacak kadar uzak olan bölge.&lt;br /&gt;DRIBBLING : Top sürme.&lt;br /&gt;DRIVE-IN : İçeri dalış yapmak. Hücum oyuncusunun potaya doğru dribbling ile dalıp atış fırsatı araması.&lt;br /&gt;DUMMY OFFENSE : Hücum setinin savunmasız çalışılması, (5’e 0) veya set çalışması sırasında savunmanın top kapma hakkı olmayıp, sadece hücum oyuncusunu takip etme.&lt;br /&gt;DUNKING THE BALL : Smaç yapmak. Topu çemberin içine doğru kuvvetlice bastırmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERASER : Silici, çok iyi top kesen oyuncu.&lt;br /&gt;END LINES : Dip çizgi.&lt;br /&gt;EXCESSIVE TIMEOUT : Kuralların izin verdiği mola sayısından fazla mola kullanma hali; bu durumda koç teknik faul alır ve karşı takım iki faul atışı kullanıp kenardan topa sahip olur.&lt;br /&gt;EXTRA PERIOD : Uzatma devresi.&lt;br /&gt;EYES FAKES : Göz ile yapılan aldatma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;F&lt;br /&gt;FADEAWAY JUMPER : Geriye doğru sıçrayarak şut atabilen oyuncu.&lt;br /&gt;FAKES AND FEINTS : Savunmacının dengesini bozmak için göz, kafa ve/veya vücut ile yapılan aldatma hareketleri.&lt;br /&gt;FALL AWAY SHOT : Kesilmemek için geriye düşerek yapılan atış.&lt;br /&gt;FANCY DAN : Seyircinin gözüne hoş gelecek oyun ve atışları yapan oyuncu.&lt;br /&gt;FAST BREAK : Hızlı hücum.&lt;br /&gt;FIBA : Uluslararası Basketbol Federasyonu.&lt;br /&gt;FIELD GOALD MADE : Başarılmış 2 veya 3 sayılık atış.&lt;br /&gt;FIELD GOALD ATTEMPT : 2 veya 3 sayı için kullanılan atış. (Girişim)&lt;br /&gt;FIELD GOALD PERCENTAGE : 2 veya 3 sayılık atış yüzdesi.&lt;br /&gt;FILLING THE LANES : Fast break’te kulvarların doldurulması.&lt;br /&gt;FINGER ROLL : Topun parmaklardan yuvarlanarak çembere bırakılması.&lt;br /&gt;FIREHOUSE BASKETBALL : En hızlı fast break sistemi, 5 oyuncu da çok süratli karşı sahaya koşar.&lt;br /&gt;FIRE THE ROCK : Çok yüzdeli şut atma.&lt;br /&gt;FIVE MAN FAST BREAK : Her oyuncunun belli bir görevi olduğu organize edilmiş fast break.&lt;br /&gt;FIVE MAN WEAVE : 5 Oyuncu ile yapılan örme.&lt;br /&gt;FLOATING : Hücum gücü zayıf olan bir oyuncuyu savunurken diğer oyunculara rahatça yardım edebilecek bir pozisyonda bulunmak.&lt;br /&gt;FLOATING A PASS : Yüksekten ve yavaşça atılıp, kolay yakalanacak pas.&lt;br /&gt;FOLLOW THROUGH : Pas verirken veya şut atarken el ve parmakların topun gidiş yolunu takip etmesi.&lt;br /&gt;FOOTWORK : Ayak çalışması.&lt;br /&gt;FORMATION : Hücum ve savunmada yerleşim düzeni.&lt;br /&gt;FORWARD : Forvet, ekstrem oyuncu.&lt;br /&gt;FORWARD WALL : Potaya yakın oynayan 3 uzun oyuncunun oluşturduğu blok.&lt;br /&gt;FOUL : Faul.&lt;br /&gt;FOUL SHOT : Serbest atış.&lt;br /&gt;FOUR CORNER : North Caroline coach'u Dean Smith’in popüler olmasını sağladığı, maçı önde götüren takımın zaman geçirmek için kullandığı oyun. Hücum sahasının her köşesine 1 oyuncu yerleşir. Oyun kurucu da ikili sıkıştırma gelene kadar ortada topla oynayıp sonra pas verip tekrar alır.&lt;br /&gt;FREE FOUL : Faul yapılanın avantajının kaybolmaması nedeniyle çalınmayan faul. Avantaj kuralı.&lt;br /&gt;FREE THROW : Serbest atış.&lt;br /&gt;FREE THROW LANE : Serbest atış bölgesi veya üç saniye koridoru.&lt;br /&gt;FREE THROW LINE : Serbest atış çizgisi.&lt;br /&gt;FREEZE : Hücum takımının zamanı kullanmak için topun hakimiyetini atış süresinin sonuna kadar sürdürmesi.&lt;br /&gt;FULL COURT : Tam saha, tüm basketbol sahası.&lt;br /&gt;FULL COURT PRESS : Tam saha baskı.&lt;br /&gt;FUNDAMENTALS : Basketbolun temel kural, teknik ve stratejileri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;G&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GARBAGE MAN : Çöpçü, çok yakın ve savunmasız atışları sayı yapan oyuncu.&lt;br /&gt;GET BACK : Geri koş.&lt;br /&gt;GETTING POSITION : Pozisyon almak. Başarılı bir hücum veya savunma hareketi yapmak için doğru bir yerde olmak.&lt;br /&gt;GIRLS’ BASKETBALL : Bayan basketbolu.&lt;br /&gt;GIVE-AND-GO : Ver kaç. Pası veren oyuncunun potaya doğru hareketlenmesi.&lt;br /&gt;GIVE ONE : Rakip takımın hızını kesmek için faul sokamayan oyuncuya kasten faul yapma.&lt;br /&gt;GOAL TENDING : Çember seviyesinin üzerindeki topun inişi sırasında savunmanın topu kesmek amacıyla dokunması. (Hakem sayı verir)&lt;br /&gt;GO COAST-TO-COAST : Savunma ribaundunu alan oyuncunun topu dribbling ile hücum sahasına kadar götürüp sayı yapması.&lt;br /&gt;GO TO THE BOARDS : Ribaund yapmak üzere potaya gitme.&lt;br /&gt;GREEN PLAYER : Tecrübesiz oyuncu. (Rookie)&lt;br /&gt;GUARD : Takımının hücum sistemini yöneten oyuncu.&lt;br /&gt;GUARDING : Rakip oyuncuyu savunma.&lt;br /&gt;GUNNER : Hiç pas vermeyip topu hep kendi kullanan “bencil” oyuncu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;H&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HALF : Devre.&lt;br /&gt;HALFCOURT : Yarı saha.&lt;br /&gt;HALF TIME : Devre arasındaki dinlenme süresi.&lt;br /&gt;HAIL MARY : Ancak Tanrının yardımı ile sayı olabilecek atış.&lt;br /&gt;HAND CHECK : Rakibi "eliyle kontrol" ederek savunma yapmak.&lt;br /&gt;HANDOFF : Elden ele verilen pas.&lt;br /&gt;HAND SIGNALS : El ve parmaklarla gösterilen işaretler.&lt;br /&gt;HANGER : Takımı geri koşarken, hücum sahasında kalıp pas bekleyen oyuncu.&lt;br /&gt;HASH MARKS : Orta saha çizgisinin iki tarafında, yan çizgilerin üzerinde işaretlenmiş çizgiler. Kolej liginde, baskı yapılan toplu oyuncunun bu çizgiyi 5 sn.de geçmesi gerekir. Aksi halde 2 oyuncu arasında hava atışı yapılır.&lt;br /&gt;HATCHHET MAN : Baltalı adam. Çok sert faul yapan oyuncu.&lt;br /&gt;HEAD FAKE : Kafa ile yapılan aldatma hareketi.&lt;br /&gt;HEADY PLAYER : Rakibin hatalarından yararlanmasını bilen zeki oyuncu.&lt;br /&gt;HELD BALL : Her iki takımdan birer oyuncu aynı anda topu tutarsa, hakem ’’tutulmuş top’’kararı verip hava atışı yaptırır.&lt;br /&gt;HELP : Savunmada yapılan yardım.&lt;br /&gt;HELP SIDE : Yardım tarafı.&lt;br /&gt;HELP AND RECOVER : Savunmada yardıma gidip tekrar kendi adamına geri dönmek.&lt;br /&gt;HESITATION : Tereddüt. Hücumda; kekeleme adımı, savunmada ise hücum oyuncusunu şaşırtmak için yapılan eskrimci hareketi.&lt;br /&gt;HIGH FIVE : 2 oyuncunun ellerini havaya kaldırarak (ellerine) vurmaları. (Örneğin yapılan bir smaç sonrası)&lt;br /&gt;HIGH POST : Yüksek post, faul çizgisinin olduğu bölge veya oradaki oyuncu.&lt;br /&gt;HOOK SHOT : Çengel atışı.&lt;br /&gt;HOOP OR HOOPS : Çember veya kabaca, basketbol maçı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ICE : Buz; sahanın en sakin, telaşa düşmeyen oyuncusu için söylenir.&lt;br /&gt;INSTANT OFFENSE : Bir yedeğin oyuna girer girmez sayı yapmaya başlaması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;JUMP BALL : Hava atışı.&lt;br /&gt;JUMP SHOT : Zıplayarak atılan şut.&lt;br /&gt;JUMP STOP : Zıplayarak yapılan duruş. Tek zamanlı duruş.&lt;br /&gt;JUMP SWITCH : Toplu oyuncuya perdeleme yapıldığı sırada perdelemeyi yapan hücumcuyu savunanın zıplayarak (90 derecelik açı ile) dribblingçinin karşına çıkıp adam değişmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KEY : Ampul, 3 saniye koridoru ve faul atış çizgisine bağlı yarım daire.&lt;br /&gt;KICK IT OUT : Pota altında atış şansı olmayan oyuncunun dışarıda bulunan arkadaşına pas atması.&lt;br /&gt;KILLING THE CLOCK : Zaman öldürmek; galip durumdaki takımın 24 saniyelik hücum hakkını sonuna kadar kullanması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;L&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LATERAL PASS : Yana doğru verilen pas.&lt;br /&gt;LATERAL SCREEN : Yana doğru yapılan perdeleme.&lt;br /&gt;LAYUP : Turnike.&lt;br /&gt;LEADING THE FAST BREAK : Bir hücumcunun fast break’e koşarken diğerinden önde olması.&lt;br /&gt;LEAD PASS : Hareketli bir oyuncunun önüne doğru atılan pas.&lt;br /&gt;LEAGUE : Lig.&lt;br /&gt;LEATHER BREATH : Topun derisini solumak; topu kesilip yüzüne çarpan oyuncuya söylenir.&lt;br /&gt;LIGHTBULB CHANGER : Ampul değiştirici; çok fazla zıplayan oyuncular için söylenir.&lt;br /&gt;LINEUP FOR A FREE THROW : Serbest atış sırasında ribaunda gireceklerin işaretli yerlere dizilmesi.&lt;br /&gt;LONG SHOT : Uzak mesafeden atılan şut.&lt;br /&gt;LOOPING PASS : Yüksekten ve yavaşça atılan pas.&lt;br /&gt;LOOSE BALL : Hiçbir takımın sahip olamadığı, yerde yuvarlanan veya seken top.&lt;br /&gt;LORD OF THE RIMS : Potaların “Lord”’u. Pota altının tartışılmaz hakimi.&lt;br /&gt;LOW POST : Alçak post, pivot bölgesi veya oradaki oyuncu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAN-TO-MAN : Adam adama savunma. Her savunma oyuncusunun belli bir hücum oyuncusunu savunduğu defans sistemi.&lt;br /&gt;MARKING A MAN : Hücumcuyu tutmak, savunmak.&lt;br /&gt;MATCH-UPS : Eşleşme. Özellikleri birbirine benzeyen oyuncuları birbirlerini savunmakla görevlendirme.&lt;br /&gt;MIDCOURT : Orta saha.&lt;br /&gt;MIDCOURT LINE : Orta saha çizgisi.&lt;br /&gt;MIDDLEMAN : Fast break’te topu ortadan götüren oyuncu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;N&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NBA : 1950'de kurulan Amerikan Ulusal Basketbol Ligi. Profesyonel lig.&lt;br /&gt;NO HARM NO FAUL : Kan çıkmazsa (sakatlık olmadan) faul yok.&lt;br /&gt;NO-LOOK PASS : Atılacak hedefe bakmadan atılan pas.&lt;br /&gt;NET : File.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OFFENSE : Hücum.&lt;br /&gt;OFFENSIVE BOARDS : Hücum ribaundu.&lt;br /&gt;OFFENSIVE FOUL : Hücum faulü.&lt;br /&gt;OFFENSIVE GOAL TENDING : Top çember seviyesinin üzerinden aşağı inmeye başladığında bir hücumun topa veya çembere değmesi.&lt;br /&gt;OFFENSIVE SYSTEM : Hücum sistemi. Rakip savunmaya karşı hücum düzeni.&lt;br /&gt;OFFICIAL : Hakem.&lt;br /&gt;OFF-THE-BALL FOUL : Topsuz alanda yapılan faul.&lt;br /&gt;OFF THE COURT : Sahanın dışı.&lt;br /&gt;ONE-HAND SHOT : Tek elle atılan şut.&lt;br /&gt;ONE-THREE-ONE ZONE : 1-3-1 bölge savunması.&lt;br /&gt;ONE-TWO-TWO ZONE : 1-2-2 alan savunması.&lt;br /&gt;OPEN MAN : Boş oyuncu, savunması olmayan oyuncu.&lt;br /&gt;OPEN SHOT : Boş atış. Savunma olmadan yapılan atış.&lt;br /&gt;OPTION : Alternatif, seçenek. Bir hücum düzeni savunmaca durdurulduğunda kullanılabilen alternatif oyun. Bir hücum düzeninde birkaç "opsiyon" bulunur.&lt;br /&gt;OUTLAW SCHOOL : Oyuncu transferinde kurallara uymayan okul.&lt;br /&gt;OUTLET PASS : Ribaund aldıktan sonra fast break'e başlamak için verilen "ilk pas".&lt;br /&gt;OUT OF BOUNDS : Dip ve yan çizgilerin dışı. Sahanın dışı.&lt;br /&gt;OUT OF BOUNDS PLAY : Topu dışardan oyuna sokan takımın kullandığı oyun.&lt;br /&gt;OUTSIDE : Saha dışı. (Out of bounds)&lt;br /&gt;OVERHEAD PASS : Baş üzerinden verilen pas.&lt;br /&gt;OVERHEAD SHOT : Baş üzerinden atılan şut.&lt;br /&gt;OVERPLAY : Top ile çember arasında durup hücumcuya topu aldırmamak için kapalı stens pozisyonunda bulunma.&lt;br /&gt;OVERTIME : Normal sürenin berabere bitmesinden sonra oynanan uzatma devresi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAINT : 3 saniye koridoru.&lt;br /&gt;PATTERN PLAY : Daha önceden planlanmış hareketlerin yapıldığı hücum düzeni.&lt;br /&gt;PENETRATION : Potaya doğru dribbling ile yapılan dalış.&lt;br /&gt;PEP TALK : Maçlarda koçların oyuncuları cesaretlendirmek için yaptığı motivasyon konuşması.&lt;br /&gt;PERIMETER SHOOTER : Sayısının çoğunu uzak mesafeden atan oyuncu.&lt;br /&gt;PERSONAL FOUL : Şahsi faul.&lt;br /&gt;PICK : Perdeleme.&lt;br /&gt;PICK AND ROLL : Perdeleme yapan oyuncunun, perdelemeyi yaptıktan sonra top almak için potaya doğru devrilmesi.&lt;br /&gt;PICKUP GAME : Daha önceden planlanmamış ve programa dahil edilmemiş maç.&lt;br /&gt;PIN THE BALL : Potaya giden topu tutarak durdurmak.&lt;br /&gt;PIVOTING : Tek ayağı hareket ettirirken diğerini sabit tutup yerden kaldırmamak. Sabit olan ayak pivot ayağıdır.&lt;br /&gt;PIVOT PLAYER : Potaya yakın oynayan uzun oyuncu.&lt;br /&gt;PLAYER : Oyuncu.&lt;br /&gt;PLAYERS' BENCH : Koçun ve yedek oyuncuların maç sırasında oturduğu yer.&lt;br /&gt;POINT GUARD : Oyun kurucu.&lt;br /&gt;POP SHOT : Çoğunlukla dribbling sonunda aniden atılan şut.&lt;br /&gt;POSSESSION : Top hakimiyeti.&lt;br /&gt;POSSESSION ARROW : Top hakimiyetinin hangi takımda olduğunu gösteren sayı tabelasındaki ok.&lt;br /&gt;POST PLAYER : 3 saniye koridoruna yakın oynayan oyuncu. Serbest atış çizgisi üzerinde ise "high post" (yüksek post), dip çizgiye yakın ise "low post" (alçak post) denir.&lt;br /&gt;POST UP : Pivot bölgesinde savunmacıyı sırtına alarak top istemek.&lt;br /&gt;POWER FORWARD : Uzun forvet.&lt;br /&gt;PRESS : Yoğun savunma baskısı.&lt;br /&gt;PRESSING : Hücum veya savunma oyuncusunun çok zorlaması ve saçma hatalar yapması.&lt;br /&gt;PRESSING DEFENSE : Baskılı savunma.&lt;br /&gt;PRESSURE DEFENSE : Baskılı savunma.&lt;br /&gt;PULLED HAMSTRING : Hemstring kasının çekmesi.&lt;br /&gt;PUMP : Atışı yapmadan evvel topu yukarı kaldırıp aşağı indirmek.&lt;br /&gt;PUSHING FOUL : İterek yapılan faul.&lt;br /&gt;PUSH IT UP : Topu çok hızlı şekilde hücum sahasına getirmek.&lt;br /&gt;PUT THE BALL ON THE : Topu yere vurma, dribbling yapma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Q&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;QUARTER : Dört periyottan biri; çeyrek. Avrupa liginde bir periyot 10 dk., NBA’de ise 12 dakikadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;R&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RACK : Çember.&lt;br /&gt;READ A DEFENSE : Savunmayı okuma.&lt;br /&gt;REBOUNDING (REBOUND) : Sayı olmayan bir atıştan sonra topun havada iken yakalanması, ribaund almak.&lt;br /&gt;RECOVER : Yeniden savunmak, tekrar kapamak.&lt;br /&gt;RED SHIRT : Bir sezon boyunca oynatılmayıp temel tekniği geliştirilen kolej oyuncusu.&lt;br /&gt;REFEREE : Hakem.&lt;br /&gt;RIM : Çember.&lt;br /&gt;ROADS SCHOLAR : Kolej oyuncusunun o okulda bazı şeyleri beğenmeyip, başka bir kolejin yolunu tutması.&lt;br /&gt;ROCK : Top.&lt;br /&gt;ROLL : Devrilmek.&lt;br /&gt;ROOKIE : Çaylak. Bir takımda veya ligde ilk defa oynayan genç ve tecrübesiz oyuncu.&lt;br /&gt;ROUNDBALL : Basketbol.&lt;br /&gt;RUN AND GUN : Çok yüksek tempoda oynayıp, ilk fırsatta atış yapma.&lt;br /&gt;RUNNING A PLAY : Bir hücum setinin oynanması.&lt;br /&gt;RUNNING RIGHT-HANDER : Çok hızlı koşarken, potaya şut atmak.&lt;br /&gt;RUSSEL ELBOWS : Ribaundu alan oyuncunun dirseklerini çıkarıp rakibin yaklaşmasını önlemesi. Bunu Bili Russel popüler yapmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SAFETY PLAYER : Güvenlik oyuncusu. Hücum sırasında orta sahaya yakın olan oyuncu; fast break’i kesmekle görevlidir.&lt;br /&gt;SAGGING : Ters taraf savunmacılarının iyice’’gömülüp’’ yardıma hazır oldukları savunma şekli. Hücumcunun ‘’float’’ edildiği adam adama savunma.&lt;br /&gt;SCHOOLYARD : Okulun açık hava basketbol sahası.&lt;br /&gt;SCOOP PASS : Tek elle alttan çabuk atılan pas.&lt;br /&gt;SCOREBOARD : Sayı tabelası.&lt;br /&gt;SCOREKEEPERS : Sayıları tutanlar.&lt;br /&gt;SCORING : Sayı yapma.&lt;br /&gt;SCOUT : Rakip takımları seyredip, oynadıkları oyunları ve oyuncuların özelliklerini rapor halinde hazırlamak.&lt;br /&gt;SCREEN : Perdeleme.&lt;br /&gt;SECRETARIAT : Pozisyonunun en iyisi, diğerlerine baskın olan oyuncu.&lt;br /&gt;SET PLAY : Yapılacak hareketleri önceden planlanmış hücum oyunu.&lt;br /&gt;SET SHOT : Stop yaptıktan sonra potaya hedef alınıp yapılan atış.&lt;br /&gt;SEWER : Topu kolayca içine alan çember.&lt;br /&gt;SHADOW DEFENSE : Gölge savunması. Savunmacıların hücumcuları sadece takip ettikleri çalışma şekli.&lt;br /&gt;SHOOTING CLOCK : Bir takımın sınırlı hücum süresini gösteren şut saati. 24 saniye cihazı. FIBA ve NBA kurallarına göre 24 saniye içinde hücum takımının topun çembere çarptırılması gerekmektedir.&lt;br /&gt;SHOT CHART : Maçta atılan tüm şutların kaydedildiği kağıt.&lt;br /&gt;SHOOTING GUARD : Takımın en iyi şutörü.&lt;br /&gt;SHOVEL PASS : Tek veya iki elle alttan atılan pas.&lt;br /&gt;SIDELINES : Yan çizgiler.&lt;br /&gt;SIGNALS : Parmak veya elle gösterilen işaretler.&lt;br /&gt;SIXTH MAN : 6. adam. Oyuna giren ilk yedek oyuncu.&lt;br /&gt;SKY HOOK : Çok yüksekten bombeli olarak atılan çengel atış.&lt;br /&gt;SKYWALKER : Gökyüzünde yürüyen, çok yükseğe sıçrayabilen.&lt;br /&gt;SESSION : Hücum ve savunma stratejilerinin konuşulduğu maç öncesi toplantısı.&lt;br /&gt;SLAM DUNK : Smaç.&lt;br /&gt;SLIDING : Savunma duruşunda (stance) iken yapılan kayma adımları.&lt;br /&gt;SLOW BREAK : Hücuma yavaş yavaş gelip set hücumuna başlama.&lt;br /&gt;SMALL FORWARD : Takımın en atletik oyuncusu. Kısa forvet.&lt;br /&gt;SNATCH : Rakibin elinden ribaundu alma.&lt;br /&gt;SPINNING LAYUP : Turnikeye başlarken vücudu yana doğru döndürüp topa falso verdirerek yapılan potalı atış.&lt;br /&gt;STAFF : Ekip, kadro.&lt;br /&gt;STAGGER STANCE : Savunma duruşu. Bir ayak ötekinin biraz önünde, ayaklar omuz genişliğinde açık ve bir el topu çalmak için ileri doğru uzanmış.&lt;br /&gt;START THE CLOCK : Saatin çalışmaya başlaması.&lt;br /&gt;STATISTICKS : İstatistik.&lt;br /&gt;STEAL : Top çalma.&lt;br /&gt;STEPS : Topla beraber, dribbling yapmadan yürüme. Bu bir kural ihlalidir.&lt;br /&gt;STOPPING ON A DIME : Koşan oyuncunun aniden durması.&lt;br /&gt;STUFF : Smaç yapma veya şutu kesme, blok yapma.&lt;br /&gt;STRONG SIDE : Oyun sırasında topun olduğu saha.&lt;br /&gt;STUNTING : Savunmada devamlı değişiklik yapmak. Bölge savunması yaparken adam adama savunmaya dönme gibi...&lt;br /&gt;SUBMARINING : Savunmacının, zıplayan hücumcunun altına girerek yaptığı faul.&lt;br /&gt;SUBSTITUTES : Yedekler.&lt;br /&gt;STRETCHING : Germe. Oyundan önce ve sonra yapılan ısınma ve soğuma jimnastiği.&lt;br /&gt;SUPERSTAR : Çok iyi oyuncu.&lt;br /&gt;SWEEP THE BOARDS : Herkesten yükseğe zıplayıp ribaundu almak.&lt;br /&gt;SWEEPING A SERIES : Bir takımın rakip takım ile oynadığı tüm maçları kazanması.&lt;br /&gt;SWISH : Hiçbir yere değmeyen şutun fileden geçişinde çıkan ses.&lt;br /&gt;SWITCH : Savunmada adam değişme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TAKE IT OUT : Sayı sonrası topun oyuna sokulması.&lt;br /&gt;TAP : Topu tipleme.&lt;br /&gt;TEAM FAULS : Takım faulleri.&lt;br /&gt;TEAMWORK : Savunmada ve hücumda takımca çalışma.&lt;br /&gt;TECHNICAL FOUL : Teknik faul.&lt;br /&gt;TELEGRAPHING : Telgraf çekme. Hücumun pas verirken, pası vereceği yeri çok belli etmesi.&lt;br /&gt;THREE-ON-TWO : Üç hücum oyuncusunun iki savunmacıya karşı hücum etmesi.&lt;br /&gt;THREE POINT PLAY : Üç sayı atmak için yapılan oyun.&lt;br /&gt;THREE SECOND RULE : Üç saniye kuralı. Bir hücum oyuncusu rakip takımın potasının altındaki tahditli bölgede üç saniyeden fazla kalırsa top savunma takımına geçer.&lt;br /&gt;THREE-SIXTY : Kendi etrafında 360 derece dönüp smaç yapmak.&lt;br /&gt;THREE-TWO : 3-2 alan savunması.&lt;br /&gt;THROW IT DOWN : Smaç yapmak.&lt;br /&gt;TICKLE THE TWINE : Atılan şutta topun sadece fileye değip sayı olmaması.&lt;br /&gt;TIMEKEEPER : Maçta süreyi tutan görevli.&lt;br /&gt;TIMEOUT : Mola.&lt;br /&gt;TIMING : Zamanlama.&lt;br /&gt;TIP-IN : Hücum ribaundu sonrasında topu bir anlık dokunmayla rakip takımın çemberine atmak.&lt;br /&gt;TRAILER : Fast break'te arkadan gelen hücum oyuncusu.&lt;br /&gt;TRAIN : Arka arkaya galibiyet alan ve durdurulamayan takım.&lt;br /&gt;TRAINER : Masör.&lt;br /&gt;TRAINING RULES : Koçun koyduğu disiplini sağlayan çalışma kuralları.&lt;br /&gt;TRANSITION GAME : Hücumdan savunmaya geçiş sahnesi.&lt;br /&gt;TRAP : Tuzak; iki savunmacının bir hücumcuyu sıkıştırması.&lt;br /&gt;TRAVELING : Hücum oyuncusunun topu hatalı sürmesi. Kural ihlali.&lt;br /&gt;TRIPLE DOUBLE : İstatistikte tutulan hanelerden (ribaund, sayı, asist, top kapma gibi) üçünden birden 10 veya daha fazla sayıda yapmak.&lt;br /&gt;TRIPLE SCREEN : 3 oyuncunun birden perdeleme yapması.&lt;br /&gt;TRYOUTS : Sezon başında yapılan oyuncu seçmesi. Oyuncuyu deneme.&lt;br /&gt;TURKEY : Kolayca geçilen, yenilen oyuncu.&lt;br /&gt;TURNAROUND JUMPER : Arkası potaya dönük topu aldıktan sonra potaya dönüp zıplayarak yapılan atış.&lt;br /&gt;TURNOVERS : Top hakimiyetini kaybettiren hatalar.&lt;br /&gt;TWENTY FOUR SECOND : 24 saniye kuralı; hücum takımının topu RULE kullanma süresi. Eğer hücum takımı 24 saniye içinde topu çembere çarptıramazsa, top savunma takımına geçer.&lt;br /&gt;TWO-ONE-TWO : 2-1-2 alan savunması.&lt;br /&gt;TWO-TWO-ONE : 2-2-1 alan savunması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UMPIRE : Hakem&lt;br /&gt;UNDERHAND PASS : Aşağıdan atılan pas.&lt;br /&gt;UNDERHAND FREE THROW : 2 elle alttan atılan serbest atış.&lt;br /&gt;UNDERNEATH : Pota altı.&lt;br /&gt;UNSPORTSMANLIKE FOUL : Sportmenliğe aykırı davranış sonucu alınan faul. Hakeme veya rakip oyunculara saldırı.&lt;br /&gt;UPCOURT : Oyunun cereyan ettiği yarı saha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VARSITY : Okulda en iyi oyunculardan oluşturulan takım.&lt;br /&gt;V-CUT : ’’V’’ harfi şeklinde olup, top almak için yapılan kat. Çembere doğru 1-2 adım atıp aniden yön değiştirip topu almaya çalışma.&lt;br /&gt;VIOLATION : Hatalı yürüme, üç saniye ve topu taşıma gibi kural hataları sonucu top hakimiyetini kaybetmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;W&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WALKING : Dribbling yapmadan topu taşımak, yürümek.&lt;br /&gt;WARM-UP : Isınma.&lt;br /&gt;WEAK SIDE : Zayıf veya topun olmadığı taraf.&lt;br /&gt;WEAVE : Örme.&lt;br /&gt;WEEDING OUT : İhtiyaç duyulmayan veya iyi olmayan oyuncunun takımdan elenmesi.&lt;br /&gt;WHEEL AND DEAL : Top ile çeşitli hareketler yapıp pas verme.&lt;br /&gt;WHEELCHAIR BASKETBALL : Tekerlekli sandalye ile oynanan basketbol.&lt;br /&gt;WING MAN : Kanat adamı.&lt;br /&gt;WNBA : Amerikan Bayanlar Ulusal Basketbol Ligi. Bayanlar Profesyonel Ligi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X ‘ S AND O ‘ S : Koçların diyagramlar çizerken kullandığısemboller. “X” savunma oyuncusunu, “O” hücum oyuncusunu gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Z&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZEBRA : Hakem. (Amerika’da giydikleri t- shirtlerinden dolayı)&lt;br /&gt;ZONE DEFENSE : Alan savunması.&lt;br /&gt;ZONE OFFENSE : Alan savunmasına karşı yapılan hücum.&lt;br /&gt;ZONE PRESS : Baskılı alan savunması.&lt;br /&gt;ZONE TRAP : Topun belli bir yere sürülüp sıkıştırma yapılan bölge savunması.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-3222760259568761907?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/3222760259568761907/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=3222760259568761907' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/3222760259568761907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/3222760259568761907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/adan-zye-ingilizce-basketbol-terimler.html' title='A&apos;dan Z&apos;ye Basketbol Terimler Sözlüğü'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJB0ShEgD9I/AAAAAAAAAhc/RCkANiAncxQ/s72-c/dictionary.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-4746316001961104508</id><published>2008-07-30T05:29:00.001-07:00</published><updated>2008-08-05T11:59:22.585-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılarım'/><title type='text'>Teknik Ekibinizi Oluşturmak</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJBe2b5D0HI/AAAAAAAAAhU/hGB0vy0aAK4/s1600-h/duke_bench.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228783456670175346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" height="178" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJBe2b5D0HI/AAAAAAAAAhU/hGB0vy0aAK4/s320/duke_bench.jpg" width="260" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bildiğiniz ideal şartları bir kenara bırakırsak eski bir oyuncunuzu, tanıdığınız bir spor akademisi öğrencisini ya da basketbolu seven ve antrenör olmayı düşünen bir arkadaşınızı kendinize yardımcı yapabilirsiniz. Kadroya o hafta giremeyen oyuncularınızdan birine istatistik tutturabilir, bir diğerine de maçların video çekimini yaptırabilirsiniz. İşte iptidai de olsa işlevsel anlamda ekibiniz kurulmuş oldu. Anlatmak istediğim kulübünüzün yukarıdaki ekibi profesyonel anlamda kuramamış olsa bile sizin bu ekibi kurmanız gerektiğidir.&lt;br /&gt;(İşin kondisyoner kısmı ile ilgili bölüm elbetteki biraz daha zor olacaktır. Yani takımınızın ya da A takımınızın bir kondüsyoneri yoksa bu iş için mutlaka yardım almanız gerekecek.) &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki görevleri maç çekimleri yapan yardımcınız ve istatistikçiniz arasında paylaştırın:&lt;br /&gt;1- Antrenman salonunun çalışmaya uygunluğu ve malzemelerin hazır olması&lt;br /&gt;2- Antrenmanın zamanında başlaması için oyuncuların hazır olmasını sağlamak&lt;br /&gt;3- Antrenman kıyafetlerinin eksiksiz olması ve yoklamanın alınması&lt;br /&gt;4- Skorbordun açılması&lt;br /&gt;5- Antrenmanda tutulmasını istediğiniz istatistiğin tutulması ve videoya alınması istediğiniz bölümün çekilmesi&lt;br /&gt;6- Hakemlik yapılması&lt;br /&gt;7- Drillere yardım etmek, pas vermek vb.&lt;br /&gt;8- Temponun yüksek geçmesi için motivasyona yardımcı olmak(Haydi beyler gibi beylik laflar dışında stance, box-out vb. konuşmalarda bulunmak)&lt;br /&gt;9- Antrenman bitimi malzemelerin yerine konmasının sağlanması&lt;br /&gt;10- Rakip takımların maçlarının videoya çekilmesi ve istatistikleri (Antrenmanınızla çakışmıyorsa çıplak gözle izlemenizde de fayda var.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yardımcı antrenörünüzle yapacaklarınız ise:&lt;br /&gt;1- Takımınızın oynayacağı basketbol ile ilgili düzenlerin çıkarılması(ofensif ve defansif) ve bölümlere ayrılması. (Birlikte)&lt;br /&gt;2- Master planın hazırlanması ve detaylandırılması, drillerin çıkarılması (Birlikte)&lt;br /&gt;3- Her antrenman öncesi neler yapılacağını anlatmanız ve dikkat edilmesi gereken yerleri söylemeniz&lt;br /&gt;4- Yarı sahalarda ayrı çalışmalarda kendi sahasındaki oyunculara drili en iyi şekilde uygulatabilmesi&lt;br /&gt;5- Gerek duyduğunuzda bazı oyuncularınızla konuşması&lt;br /&gt;6- Takım kaptanıyla diyalog içinde olması&lt;br /&gt;7- Rakip ile ilgili hazırlık yapması&lt;br /&gt;8- Diğer iki yardımcının görevlerin kontrolü&lt;br /&gt;9- Antrenmanlarda savunma ve fundamental hatalar başta olmak üzere oyuncuları her defasında uyarmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet! Yukarıda temel prensipleri oluşturduk. Hiçbir zaman aynı kayıkta olduğunuzu unutmayın ve ekibinize saygı ve sevgi çerçevesinde yaklaşın. Yetki vermekten çekinmeyin ve onların olası hatalarını oyuncuların yanında yüzlerine vurmayın. Yardımcı antrenörlerinizden maçlarda maksimum fayda sağlayabilmeniz için öncelikle onlara güvenmeli ve sorumluluklarını iyi dağıtmalısınız. Böylece maça daha iyi konsantre olabilir ve kendinizi takımınıza ve rakibin hamlelerini anlamlandırmaya verebilesiniz.&lt;br /&gt;1- Soyunma odasının maç konuşmasına hazır olması: malzeme, maç listesi, kıyafet, bandaj vb.&lt;br /&gt;2- Oyuncuların sahaya disiplin içinde çıkması ve ısınması&lt;br /&gt;3- 8 saniye, 24 saniye, skorborda sayıların ve faullerin düzgün yazılması vb. işlerin takibi&lt;br /&gt;4- Kendi takımımızın ve rakip oyuncuların faul sayılarının takibi ve koçla paylaşımı&lt;br /&gt;5- Girecek oyuncunun hazırlanması, sahada istediğimiz şeyin hatırlatılması, motive, vb.&lt;br /&gt;6- Çıkan oyuncuların çabucak yenilenmesi. Eğer dinlenmek ya bir strateji için oyundan çıkmamışsa hemen hatalarını söyleyip sonra da motive etmek&lt;br /&gt;7- Rakibin ve kendi takımımızın toplam faul ve mola durumunu bilmek ve hatırlatmak&lt;br /&gt;8- Oyun içinde bir diğerinin yerine girecek oyunculara tutacakları oyuncular ve rakibin o anki savunmasının zaaflarını hatırlatmak&lt;br /&gt;9- İstatistiklerin değerlendirilmesi, panoya asılması ve arşivlenmesi&lt;br /&gt;10- Videoların hazırlanması, arşivlenmesi&lt;br /&gt;11- Oyuncu bilgi formlarının ve ölçümlerinin değerlendirilmesi ve arşivlenmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu birkaç ipucu hem sizin takımınıza daha çok konsantre olmanızı sağlayacak(iş bölümünden dolayı) hem de işinizi çok daha detaya indirgeyerek yaptığınız için başarınızı artıracaktır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-4746316001961104508?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/4746316001961104508/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=4746316001961104508' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/4746316001961104508'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/4746316001961104508'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/teknik-ekibinizi-oluturmak.html' title='Teknik Ekibinizi Oluşturmak'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SJBe2b5D0HI/AAAAAAAAAhU/hGB0vy0aAK4/s72-c/duke_bench.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-3907305175931923742</id><published>2008-07-21T04:08:00.000-07:00</published><updated>2008-08-16T03:57:57.795-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savunma Üzerine'/><title type='text'>Takım Savunması İnşa Ederken...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SISOR1m-3nI/AAAAAAAAAg0/fqhgoywr5jE/s1600-h/+009.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5225457904756121202" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SISOR1m-3nI/AAAAAAAAAg0/fqhgoywr5jE/s400/+009.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;em&gt;TAKIMIN BİR PARÇASIYSAN ÖNEMLİSİNDİR!&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İyi savunmacı o işe sahip çıkan kişidir. Kalpten olmak, görev bilmek ve hissetmek gereklidir. Bunlar mevcutsa artık savunmanız iyi ancak kondisyonunuzla sınırlı hale gelmiştir. Bu sebeple fiziksel gücümüzü üst seviyeye çıkarmak ve korumak bir zorunluluktur. &lt;span class="fullpost"&gt;Savunma nosyonu yüksek oyuncuların çok olduğu takımlarda "Takım Ruhu"da o denli güçlüdür. İyi savunma mantık olarak; rakibine maç süresi boyunca hiç boş/kolay atış fırsatı vermemektir. Bu sedece rakibin skor fırsatlarını azaltmakla kalmaz, fastbreak fırsatları da yaratarak kolay skor üretmemizi de sağlar. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;SAVUNMA YARIDA BIRAKILAMAZ!&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Mikro anlamda rakibin hücumunu kırana kadar, topu eline geçirene kadar...(ki zaman zaman yediğin sayıya kadar) Makro anlamda da maçın bitiş kornasına kadar. "Savunma yarıda bırakılamaz" çıkış noktamız bu olduğunda istek, mental hazırlık, saldırgan olma gibi savunmanın duygusal anlamda olmazsa olmazları mutlaka bir disiplin çerçevesine sokulmalı. Oyuncu, antrenörün koyduğu prensipler doğrultusunda sert ve sürekliliği olan bir savunmacı olma yolunda kendini disipline edebilmeli.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Savunmanızı inşa ederken binanın dış cephesini yani görünün yüzünü her zaman değişikliklere açık tutmalı ama temeli sağlam, prensipleri oturmuş olmalı. Rakibi iyi etüd edip izlemeli ve izletmeliyiz. Temel savunma anlayışımız üzerine rakibe göre bazı önlemler almalı ve rötuşlar yapabilmeliyiz. Bu anlayışa bir de rakibin bir sonrakı hareketini öngörmeyi de ekleyebilirsek bir adım öne çıkmak kaçınılmaz olur.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ama temelinde can yakacak işlere sürekli alarm durumda olmak gereklidir. Bu da tabii ki pick&amp;amp;roll ve penetre savunmasıdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Rakibin hücum sistemini bilmenin yanında bir diğer koşul da oyuncuları bilmektir. Bu doğrudan koçun ve oyuncunun oyun esnasında değişen oyuncuya göre aynı temel üzerinde küçük farklılıklar yapabilmesi için önemlidir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Fiziksel kondisyonumuzun yeterli olduğu düşünülse bile yukardaki hazırlıklara motivasyon, &lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;konsantrasyon ve çabukluk&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; gibi oyuna direk etkisi olan faktörleri de eklemek durumundayız. Saha içindeki olaylara, hakem kararlarına, günlük yaşam etkilerine set çekerek oyun oynayabilmek çok zordur! Zihinsel hazırlık sadece koçun o maç için yaptığı soyunma odası konuşmasıyla değil bütün sezonlar boyunca oyuncunun sahaya adım attığında dış faktörlere perde çekebilmeyi öğrenmesiyle de alakalıdır. &lt;span style="color:#ff9900;"&gt;(Konsantrasyon)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hücum oyuncusunun harektlerini anlayabilmek ve sezmek ne kadar önemliyse o hareketlere karşı önlem almak ve rakipten önce yer tutmak da o kadar önemlidir. &lt;span style="color:#ff9900;"&gt;(Çabukluk)&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;TOPA BASKI! Kenardan bağırılan bir söz olmaktan çıkarmak için; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;1- Kapattığın tarafa doğru top sürmesine izin verme, topu tutturmaya çalış&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;2- Yön değiştirmesini sağla mümkünse reverse yaptırt&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;3- Zayıf eliyle sürdürmeye çalış&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;4- Çizgilere yönlendir&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;5- Set düzenine başlayacağı yerin tersine ve/veya pas vermeyi düşündüğü kişiden uzaklaştırmaya çalış&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;6- Tuzaklı bir savunma uyguluyorsak oraya doğru yönlendir&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yaptırmaya çalıştığımız baskı, topu getiren ya da o an elinde bulunduran oyuncunun yapmak istediklerini unutturmaktır. Ve ona "şu lanet toptan bi kurtulsam" hissini verebilmektir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Ribaund: "Bıçak Sırtı" Savunmanın ödülünü almak için son bir çaba daha...&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sürekli kazanan bir takım olabilmek için...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ribaund, yazı ya da tura gelme ihtimali olan havadaki bir para olma durumundan çıkarılmalıdır. Ribaund savunmanın öncelikle bir hızlı hücuma aksi bir durumda da yerleşik hücuma geçmesini sağlayacak bir durumdur. Ve ribaund asla rakibe kolayca verilecek ve yeniden 24 saniye boyunca savunma çabası içine gireceğimiz ucuz bir iş değildir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ribaund takım işi olmasına rağmen takımdaki ribaundçuları bilmemiz gerekir. Çok iyi sıçrayan ya da çok uzun bir oyuncunuz eğer temestan hoşlanmıyorsa ribaundçunuz olamaz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Anlık sezgiler, topla haşır neşir olamak, atışları dolayısıyla sekeceği yerleri tahmin edebilmek ribaundçuluğa giden yollardır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Oyuncular boyalı alan içindeki sertliğe karşı güçlü olabilmeli, çabuk ve patlayıcı sıçramalar yapabilmelidir. Çünkü önce box-out yapacaklar, ardından da topa hamle edeceklerdir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kısaca ribaund, potaya doğru pozisyon almayı, topu en yüksekte iki elle almaya çalışmayı, geniş bir yer kaplayabilmeyi, gerektiğinde arka arkaya sıçrayabilmeyi mecbur kılan zihinsel hazırlık ve sezginin yanında kondisyon ve çok çalışmayı gerektiren bir arzu işidir. &lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SISNz9E6eII/AAAAAAAAAgs/WgtXXH5v7lw/s1600-h/sav.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-3907305175931923742?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/3907305175931923742/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=3907305175931923742' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/3907305175931923742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/3907305175931923742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/takm-savunmas-ina-ederken.html' title='Takım Savunması İnşa Ederken...'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SISOR1m-3nI/AAAAAAAAAg0/fqhgoywr5jE/s72-c/+009.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-334633455891964129</id><published>2008-07-20T04:29:00.000-07:00</published><updated>2008-07-26T03:58:40.564-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazarlar'/><title type='text'>Camia (Okul) Kulüpleri - Hayri Beygü Solmaz</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIMikUTLrzI/AAAAAAAAAZs/Ga7Aoip2MV8/s1600-h/hayri_solmaz.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5225057999999708978" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIMikUTLrzI/AAAAAAAAAZs/Ga7Aoip2MV8/s400/hayri_solmaz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türkiye basketbol tarihinin en önemli kilometre taşlarından biri, her biri bir okul kozası etrafında gelişen camia kulüpleridir. İstanbul’da Galatasaray, Darüşşafaka ve İstanbul Teknik Üniversitesi, Ankara’da ise Harbiye, Mülkiye, Kolej ve ODTÜ, basketbolün gelişiminde öncü rolü üstlenmişler, basketbolün tanınmasını, yayılmasını ve kitlelerce sevilmesini sağlamak için çaba sarf etmişlerdir.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Günümüzde ise durum farklılık göstermektedir. Bugünün basketbolü, özellikle müessese kulüpleri tarafından profesyonel bir işletmecilik çerçevesi içinde algılanmakta olup, camia kulüpleri, müessese kulüpleri ve kitle kulüpleri arasında ciddi oluşum ve yapı farkları söz konusudur. Bir camia kulübünün basketbol takımlarını büyük bütçelerle oluşturan müessese kulüpleri ve büyük yığınları peşinde sürükleyen kitle kulüpleri ile rekabet edebilme şansını artırabilmesinin salt finans gücüyle olamayacağı açıktır. Camianın erişebildiği her türlü kaynağın etkin ve yaygın olarak kullanılması, yapının geliştirilmesi ve gücünün pekiştirilmesi anlamında çok önemli katkılardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sportif organizasyonlarda sağlam bir üstyapı oluşumunu gerçekleştirebilmek için en önemli ön koşullardan biri de, hedeflenen güçteki üstyapıya en büyük desteği sağlayacak daha sağlam altyapıyı hayata geçirebilmektir. Taşıma suyla ancak bir yere kadar dönecek olan değirmeni asıl döndürecek olan kuvvet, yapının kendisinden kaynaklanan kuvvettir. Dolayısıyla güçlü bir gelişim için sağlam bir altyapı oluşturulması, uzun soluklu ve sürekli bir üstyapı başarısı ve üst düzey rekabet için olmazsa olmaz koşullardan biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde camia kulüplerinin izlemesi gereken yol eksikleri olmasına rağmen nitelikli bir çizgiye doğru yaklaşan üstyapısının yenilenmesi, gençleşmesi ve takviye edilmesinin yanı sıra sağlam bir altyapı oluşumu kararlılığını göstererek, bir yandan üstyapıdaki boşluklarını takviye ederken, öte yandan da kurumlaşmış bir altyapı organizasyonunu hayata geçirme yolunda çalışmalarını yoğun bir tempoda sürdürmek olmalıdır. Bu çalışmaların kapsamında basketbol okullarının yaygınlaştırılması ve daha da etkinleştirilmesi, okul ve kulüp taramaları yapılarak en uygun oyuncu kaynağının araştırılıp bulunması ya da gerekirse transfer edilmesi, altyapı normlarına uygun eğitici antrenörlerin istihdam edilmesi, eğiticilerin eğitilmesi gibi faaliyetler yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstyapı başarısına erişmek için daha da önemlisi, bu tür bir yapılanma hedefiyle yola çıkan idarenin göstereceği “irade” ve kararlılık, meyvelerin oluşumu için gereken “zaman” planı ve planlanan projelerin hayata geçmesi için gereken “kaynak” temini ve kullanımıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altyapıdan verim almanın uzun soluklu ve sabır isteyen bir süreç olduğu aşikardır. Camia kulüpleri altyapıları da, zaman, para, fiziki koşullar ve insan malzemesinden oluşan kaynaklar bütününü bir potada eriterek, “sınırlı kaynakların rasyonel kullanımı” ilkesi doğrultusunda kurumlaşmış bir yapıya doğru hızla ilerlemelidir. Camia kulüpleri yakın gelecekte, kendi yetiştirdikleri ya da küçük yaşta bünyesine katarak, yani kendi kaynaklarını kullanarak yetiştirdiği oyuncuları pazara sunacak / pazardan gelen talepleri karşılayacak, yani kendi yağıyla kavrulacak konuma erişecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir benzetme yapmak gerekirse, evrensel anlamdaki “Teknoloji Yönetimi” yaklaşımını model alınabilecek bir yaklaşım olarak belirtebiliriz. Teknoloji Yönetimi yaklaşımı, “uzmanlık ve bilimsel bilgiyi kullanarak ve know-how geliştirerek Ar-Ge yapan, Ar-Ge’sini ticarileştiren, ithal ikamesi yapılanmaya giden, gelir elde eden, ettiği geliri yeniden altyapısını ve üstyapısını güçlendirmeye yatıran ve yeni yaşam biçimleri üreten yapıları tasarlamak ve oluşturmak” olarak tanımlanmaktadır.&lt;br /&gt;Unutulmamalı ki geleceğe yatırım yapanlar hiç bir zaman kaybetmezler, ancak, skorlara bakıp aldananlar sadece istatistiklerle teselli bulurlar. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;“Altyapı organizasyonu ve üstyapıya etkileri” konusu, Ankara camia Kulüpleri tarafından pek ciddiye alınmasa da üzerinde düşünülmesi ve uygulanması gereken en önemli hareket biçimlerinden biri olarak kabul edilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-334633455891964129?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/334633455891964129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=334633455891964129' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/334633455891964129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/334633455891964129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/camia-okul-kulpleri-hayri-beyg-solmaz.html' title='Camia (Okul) Kulüpleri - Hayri Beygü Solmaz'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIMikUTLrzI/AAAAAAAAAZs/Ga7Aoip2MV8/s72-c/hayri_solmaz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-2486156142406587201</id><published>2008-07-20T04:08:00.000-07:00</published><updated>2008-07-26T04:00:15.989-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazarlar'/><title type='text'>Minibasket is Fun! - Turhan Toros</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIMfkTz_pNI/AAAAAAAAAZk/dfyU2jGtm_4/s1600-h/mbas.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5225054701334013138" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIMfkTz_pNI/AAAAAAAAAZk/dfyU2jGtm_4/s320/mbas.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Mini basketbol eğlencedir!&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Haftalardır spor okulları ile ilgili çok önemli eleştiriler yazılmakta. Çocuklarımızı emanet edeceğimiz kişilerin denetlenmesi gerektiğinden ve her önüne gelenin sadece para kazanmak için spor okulu açmasının ve bunun yarattığı zararların çocukların gelişiminde problemler yaratacağı gibi iyi ve kaliteli sporcuların ortaya çıkmasını da engelleyebileceği gerçeğinden bahsedilmektedir. Altyapı ve spor okullarında çalışan antrenörlerin daha çok pedogoji , psikoloji, motor öğrenme ve antrenman bilgisi eğitimi almış veya bu konularda açılan kurslara katılmış kişilerden oluşması basketbolumuzun geleceği için önemli bir kazançtır.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Reyting uğruna sadece yatırım yapan müessese takımlarının spor medyasında desteklendiği gerçeği, birçok kişinin uzun bir süredir spor bilimcilerin yaptığı olumlu eleştirileri görmezden gelmelerine neden olmuştur. Yine Sn. Mahmut Kulein'in ve Sn. Mehmet Baturalp'in arasıra yazdıkları altyapı ile ilgili eleştiriler bizleri olumlu yönde sevindirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Spor okulu çalışmalarında antrenman programı hazırlanırken çok önemli bir konu hep gözardı edilir. Antrenmanın sonuna oyun ve yarışmalar konur. Bu oyun ve yarışmalar çocuğun öğrendiklerinin sahada uygulanması olarak düşünülebilir. Fakat oyun ve yarışma sonunda kazanan ve kaybeden takımlar ortaya çıktığında o yaştaki çocuğun psikolojisi hep gözardı edilmiştir. Kazanan kendini hep güçlü görecek kaybeden ise güçsüz olarak tanımlanacaktır. Ailesi veya arkadaşları sorduğunda "kim kazandı oğlum veya kızım?" çocuğun vereceği cevap onun ruhsal durumu ile ilgili olacak ve hep kazanmanın önemli olduğunu algılayacaktır. O yaştaki bir çocuk için bu ileriki hayatında basketboldan soğumasına veya arkadaşları arasında kendini daha güçsüz olarak algılamasına sebep olacaktır. Kazanan bir öğrenci ise nasılsa ben kazanıyorum , çalışmama gerek yok diyecek ve bireysel becerilerinin gelişmesi için çalışmaya ihtiyaç duymayacaktır.&lt;br /&gt;Spor okullarında önemli olan bu tür oyun veya yarışmaların berabere bitirilmesi ve sporculara herşeyin kazanmak olmadığının öğretilmesi gerekmektedir. Sporcu kendi bireysel performansları ile ilgilenmeli, başka bir sporcu ile kendini kıyaslamamalıdır. Kendi performansını ön plana almalıdır. Bu nedenle rakibin baskı yaratan bir faktör olarak ortaya çıkmasının önlenmesi , antrenör tarafından sporcuya verilecek eğitimle anlatılmalıdır.&lt;br /&gt;SPOR OKULLARI SADECE BASKETBOL BECERİLERİ ÖĞRETEN YERLER DEĞİLDİR, BU AYNI ZAMANDA BİR EĞİTİMDİR . ÇOCUKLARA BASKETBOLU SEVDİRMEK VE ONLARI EĞLENDİRMEK ANTRENÖRLERİN İLK HEDEFİ OLMALIDIR.&lt;br /&gt;Uluslararası Mini Basketbol Federasyonu ( FIBA Mini-Basketball CIM ) genel sekreteri Mr. Ken CHARLES 'in göndermiş olduğu Çocuk Merkezli Koçluk ( Child Centred Coaching- by Martin Lee PhD) kitabında koçların yapması ve yapmaması gerekli uygulamalar anlatılmaktadır.&lt;br /&gt;Koçların Yapması Gerektiği ,&lt;br /&gt;1- Her çocuğun başarı ve başarısızlığı nasıl değerlendirdiğini anlayın.&lt;br /&gt;2- Kazanma ve kaybetmeden çok , çocukların kendi performanslarını değerlendirerek , karar vermelerini sağlayın. Onlara bir görevde ustalaşmaya yönelik olmalarına yardımcı olun.&lt;br /&gt;3- Her çocuğun yeteneğine uygun performans hedefleri koyun.&lt;br /&gt;4- Her çocuk için bireysel hedefler belirleyin,&lt;br /&gt;5- Sporcu başarılı olamazsa bile kendi çabasını ödüllendirin.&lt;br /&gt;6- Ödülleri geliştirin.&lt;br /&gt;7- Her çocuğun gerçekçi kişisel beklentilerini geliştirmesine yardım edin.&lt;br /&gt;8- Her çocuğa oyunda ve uygulamada kendini gösterme şansı verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koçların Yapmaması Gerektiği,&lt;br /&gt;1- Sadece en iyileri ödüllendirmeyin,&lt;br /&gt;2- Oyunculara kesinlikle iyiden kötüye doğru bir sıralama yaparak kıyaslamada bulunmayın.&lt;br /&gt;3- Sadece en iyileri seçip ayırmayın.&lt;br /&gt;Tüm basketbol altyapı ve spor okulları antrenörlerine başarılar diliyor ve basketbolda daha güzel günlerin gelmesi için hepimizin elbirliği ile çalışması gerektiğine inanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;TurhanTOROS&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-2486156142406587201?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/2486156142406587201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=2486156142406587201' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/2486156142406587201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/2486156142406587201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/minibasket-is-fun.html' title='Minibasket is Fun! - Turhan Toros'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIMfkTz_pNI/AAAAAAAAAZk/dfyU2jGtm_4/s72-c/mbas.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-446305508059181696</id><published>2008-07-19T07:31:00.000-07:00</published><updated>2008-07-26T04:03:54.156-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çeviriler'/><title type='text'>Bütün Takımın Sarfetmesi Gereken Çaba: Savunma Ribaundu</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;“Ribaund alınana kadar savunma bitmez!”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;Savunma ribaundunun önemi abartı sayılamaz. Savunma ribaundu sayı ile sonuçlanan bir hücum kadar önemlidir (hücum ile eşdeğerdir). Oyun sırasında takım güçlü bir savunma ve kötü veya aceleci atışlar sergiletebilir ama isabetli olmayan atışların ribaundunu karşı takımın alması, “güçlü savunma” çabalarını yitirtebilir. Herhangi bir savunma çabasının başarılı olması için savunmanın rakibe top kaybı (turnover) yaptırması veya savunma ribanundunu alarak savunmayı sonlandırması gerekmektedir.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Savunma ribaundu takımın koordineli bir çabasıdır. Her oyuncu ribaundun alınması gibi “box out” ve karşı takımdaki oyuncuların ribaund almasını engellemeye yönelik yapılan çabaların da ne kadar önemli olduğunu bilmelidir. Bu yüzden, savunma ribaundu basketboldaki ne kadar aldığın değil ne kadar aldırmadığın(yaptırmadığın -izin vermediğin) durumlardan biridir. Bu da şu demek: savunma oyuncuları, hücum oyuncusunun çembere ve topa doğru giden yolunu kesmelidir. Özellikle bu ifade şutörün topu elinden çıkardığı anda topun nereye gittiğinin bilinmesiyle gerçeklik kazanır.&lt;br /&gt;“Boxing out”ta oyuncuların topa karşı içgüdülerinin geliştirilmesi ile birlikte tutumlarının da geliştirilmesi gereklidir. Oyuncular mental olarak güçlü olmalı(oynamalı) ve topu istemelidirler. Basketbol alışkanlıklar oyunudur. Bir kez düzgün “boxing out” tekniği öğretilirse, sezon boyunca yapılan her alıştırma ve hazırlık maçı bu tekniğin pekişmesinin önemli bir parçası olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Bobby Knight: Savunma anlamında yapacağın ilk şey kolay sayı yememektir ve savunma için rakibin kaçırdığı bir atıştan sonra rakibin aldığı hücum ribaundu ile 2. atıştan alnının ortasına yediğin kolay bir basketten başka hiçbir şey daha ucuz ve moral bozucu olamaz.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIIBgXzxCNI/AAAAAAAAAY8/goHceLEKkyE/s1600-h/rib.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5224740173361776850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIIBgXzxCNI/AAAAAAAAAY8/goHceLEKkyE/s320/rib.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-446305508059181696?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/446305508059181696/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=446305508059181696' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/446305508059181696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/446305508059181696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/btn-takmn-sarfetmesi-gereken-aba.html' title='Bütün Takımın Sarfetmesi Gereken Çaba: Savunma Ribaundu'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIIBgXzxCNI/AAAAAAAAAY8/goHceLEKkyE/s72-c/rib.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-1113964577009450872</id><published>2008-07-19T07:04:00.000-07:00</published><updated>2008-07-26T04:16:09.004-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='John Wooden'/><title type='text'>John Wooden Takımlarının Galibiyet Sırları</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIH3hrQCSMI/AAAAAAAAAYk/n4r5QrMUJeA/s1600-h/wooden.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5224729200644212930" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIH3hrQCSMI/AAAAAAAAAYk/n4r5QrMUJeA/s200/wooden.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;John Wooden, 40 yıllık antrenörlük kariyeri boyunca, koçluk yaptığı lise ve kolej takımlarında oynadığı maçların %80inde galibiyete ulaştı. 1948 – 1975 yılları arasında UCLA erkek takımlarının baş antrenör görevindeyken Bruin takımları, John Wooden’in görevde bulunduğu son 12 yıl boyunca 10 NCAA Ulusal Şampiyonluğu elde ettiler, (buna birbirini takip eden 7 şampiyonluk da dahil olmak üzere) ve bir kez peş peşe 88 maçın kazanılmasına imza attılar.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;John Wooden basketbol dünyasının önemli isimleri arasında yer almakta birlikte hem basketbolcu (Purdue Üniversitesinde 3 defa “All- Amerikan” unvanına layık görülmüş) hem de antrenör olarak (Indiana State ve UCLA) tanınmaktadır. Ayrıca John Wooden Sports Illustrated tarafından “20 Yüzyılın Antrenörü” olarak ilan edilmiştir. Ve Coachlikeapro.com John Wooden’i büyük antrenör konumuna getiren sebeplerin bulunması için çalışılmıştır: &lt;br /&gt;Takımını zafere ulaştırmadan önce kendi kişisel zaferlerini elde etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;John Wooden’e ait misyon şöyle:&lt;br /&gt;Kendinden azami derecede istifade et!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;§ Kendine dürüst ol&lt;br /&gt;§ Her gün harikalar yarat&lt;br /&gt;§ Başkalarına yardım et&lt;br /&gt;§ İyi kitapları en derinden içine çekmeye çalış&lt;br /&gt;§ Dostluğu mükemmel bir sanata dönüştür&lt;br /&gt;§ Kara gün için hazırlığını yap&lt;br /&gt;§ Yolunun gösterilmesi için dua et ve verilen nimetlere şükret&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki nasihatlar John Wooden’e babası Joshua Wooden tarafından söylenmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;John Wooden’in mutluluğu bulma stratejisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;§ Kendine; konuştuklarının hep pozitif enerji, mutluluk ve refah yaymasına dair söz ver&lt;br /&gt;§ Kendine; arkadaşların özel kişiler olduklarını hissettireceğine dair söz ver&lt;br /&gt;§Kendine; hep olumlu düşüneceğine, en güzel şeylerin gerçekleştirilmesi için çalışacağına, kendinden ve başkalarından beklentilerinin hep güzel olacağına dair söz ver&lt;br /&gt;§Kendi başarılarına sevineceğin gibi başkalarının muvaffak olmalarına da sevineceğine dair söz ver&lt;br /&gt;§ İçindeki huzuru hiç bir şeyin bozabileceğine izin vermeyecek kadar güçlü olacağına dair söz ver&lt;br /&gt;§ Geçmişte yapmış olduğun hataları unutacağına ve gelecekte daha güzel şeylerin olması için çaba göstereceğine dair kendine söz ver&lt;br /&gt;§ Hep güler yüzlü olacağına ve karşılaşacağın her kişiye gülümseyeceğine dair kendine söz ver&lt;br /&gt;§ Başkalarını eleştirmeye hakkın olması için kendini hep geliştirmek için uğraşacağına dair söz ver&lt;br /&gt;§Endişelenmeyeceğin kadar büyük ol, öfkeye kapılmayacağın kadar asil ol, korkuya kapılmayacağın kadar güçlü ol ve üzüntülerin hayatına gireceğine izin verecek kadar mutlu ol&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;John Wooden diğer antrenörlere göre daha çok liderlik özelliklerine sahipti.&lt;br /&gt;John Wooden’in liderlik ile ilgili sözleri şöyledir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ İyi antrenörlük; liderliğe, olumlu bir örneğe ve oyunculara saygı aşılamaya dayanmaktadır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Arzu ettiğin sonuçları elde etmek için bilgi yeterli bir unsur değildir. Başkalarını eğitme ve motive etme gibi kolay bulunamaz kabiliyetlere sahip olmalısınız. Bunlar lideri tanımlayan unsurlardır, eğitemediğin, motive edemediğin sürece önder olamazsın.”&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;“İdarenizdeki bulunanlara karşı saygı duymalısınız, saygı sevginin bir parçasıdır. O zaman her dediğinizi ve daha fazlasını yaparlar.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Korku ile yapılan motivasyon sadece kısa süre zarfında etkili olmaktadır. İnsanları motive edecek uzun vadeli enstrüman kendisiyle gurur duymasıdır. Daha uzun bir zaman zarfında etkili olduğu için daha güzel sonuçlara ulaşılmasına imkan tanır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Gençlerin eleştirilere değil örneklere ihtiyaç vardır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Mutluluk benciliğin bittiği noktada başlar.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yetenek sizi zirveye taşır, karakteriniz ise orada kalmanızı sağlar.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncuların analizinde her zaman ortalamanın üstündeydi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antrenör John Wooden oyuncu seçme ve transfer işinde çok başarılı bir antrenör olarak tanınmaktadır. Hızlı ve süratlı oyuncuları tercih ediyordu. Fakat karaktersiz oyunculara hiç bir zaman burs teklif etmedi. Çevredesinde sadece iyi oyuncuları değil mükemmel insanları bulundurmaya çalışıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Çok yetenekli bir takım genelde kazanır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tercübe gerçekten değer verdiğim unsurların arasında, ama çok tecrübe ve az yeteneğe, daha çok yetenek (sürat ve çabuk harekete geçebilme yeteneği) ve az tecrübeyi tercih ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Oyuncularını birer takım bireyi olarak rollerini yerine getirmesi için motive etti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baş antrenörün çalışmasındaki önemli görevlerin arasında oyunculara “öncellikle takım” zihniyetini kazandırmaktadır. Bütün başarılı takımlar, takım için görevlerini yapmayı bilen ve isteyen oyunculara sahiptir. Ve John Wooden takım kurmada işinin ehli bir antrenördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Takım ruhu, kişisel düşüncelerden takım yararına feragat etmek anlamına gelmektedir”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bir kişi kendi yoluna sahip olmakla değil en iyi yolu bulmakla meşgul olmalıdır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Takım çalısması bir tercih değil bir gerekliliktir”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sadakat, insanları takıma kaynaştıran bir güçtür”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Emin ol ki, takım üyeleri senin için değil seninle birlikte çalışmaktadır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Temel bilgilere ve ayrıntılara önem verirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antrenör John Wooden karşılaşabileceğiniz en düzenli insanlardan bir tanesidir. Tümüyle işe odaklı olup her zaman işinin başındaydı. John Wooden’ın görüşlerine göre planlama, hazırlık ve ayrıntılara verilen özel önem zafere götüren temel unsurlardandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Baketbol antrenörlüğüne 1948 yılında UCLA takımında başladım. Antrenmanların her saati çok yoğun bir çalışma içeresinde geçiyordu. Her hafta, her sezon çok çalışdık Tam 14 yıl çok emek sarfederek yoğun bir çalışma içinde geçti. Fakat ulusal şampiyonluğuna henüz imza atamadık. Galibiyete 15. yılımızda ulaştık. Diğer şampiyonluğa 16. yılımızda ulaştık. Ve bu şekilde sonraki 10 yıl içeresinde 8 şampiyonluğa imza attık.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Mükemmellik yerine getirilmesi mümkün olmayan bir şey fakat mükemmeliğe erişebilmek için sarfedilen her türlü çaba öyle değildir. Yapabileceğinin en iyisini yap. Manidar olan da budur”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ulaşılması gerekenler sadece maçlardan galip çıkmak, ünvanları ve şampiyonlukları kazanmaktan ibaret değildir, bunun içinde bulunmak, bu yolu katetmek ulaşılması gerekenlerden çok daha önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Her gün harikalar (eser) yarat“&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neticede, John Wooden gibi bir insan ve bakestbol antrenörü görülmemiştir..John Wooden; hayatı, iş hayatı ve pozitif düşünme tarzı ile bütün antrenörler tarafından örnek olarak alınması ve benimsenmesi gereken biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;John Wooden’ın hayat hikayesi:&lt;br /&gt;UCLA basketbol programı birinciliğe yerleşmiş dünya çapında üne kavuşmuş bir programdır. Bunun ana sebepi ise baş antrenörlük görevinde John Wooden’ın bulunmasıdır. John Wooden 1975 yılında Bruin takımının baş antrenörü olarak 27. sezonunda basketbol tarihinde en çok galibiyete imza atarak emekliye ayrılacağını açıklamıştır.&lt;br /&gt;1975 yılında Wooden, baş antrenörlük kariyerinin 40. yılına 885 galibiyet, 203 mağlubiyet ve .813 galibiyet oranıyla (bu da eşsiz bir örnek olarak görülüyor) gelmiştir. UCLA’da 27 yıl bir süre zarfında başında bulunduğu takım 147 mağlubiyete karşı 620 galibiyete ulaşmıştır.&lt;br /&gt;UCLA, Wooden’ın başında bulunduğu sürede, daha önce görülmemiş bir olay olarak nitelendirilebilecek olan, 12 kez NCAA şampiyonluğu elde etmiştir. (bir birini takip eden 8 şampiyonluk da buna dahil)&lt;br /&gt;Bu başarı zincirine dahil olan en şaşırtıcı olay NCAA turnuvalarında arka arkaya 38 zafere ulaşmasıdır.&lt;br /&gt;Buna ilave olarak, NCAA’da birbirini takip eden 4 sezon boyunca toplamda 88 zaferlik rekoru da bulunmaktadır. Bunlar da şöyledir: 1970-71 sezonunun bitiminde 15-0; 1971-72 ve 1972-73 sezonlarında 30-0 ve başarılı 1973-74 sezonunda zincirin bozulmasından once ise 13-0 dır&lt;br /&gt;Dört namağlup sezon tamamlayan "Westwood’un Ustası(Büyücüsü)”, olarak adlandırılan tek antrenördür. Ayrıca hepsi UCLA’da olmak üzere takımları 16 konferans şampiyonluğu da elde etmeyi başarmışdır. (Bu Antrenör Wooden’ın en çok gurur duyuduğu rekorlardan bir tanesidir)&lt;br /&gt;Fakat John Wooden’ın basketbol kariyerindeki en heyecan verici an 1970 NCAA şampiyonluğundaki Bruin’lerin Jacksonville Üniversitesini yenmesi idi. Dönemin ABD başkanı Nixon Koç John Wooden’ı arayarak kendisini ve oyuncuları kazandıkları zaferden dolayı kutlaması idi.&lt;br /&gt;John Wooden, 14 Ekim 1910 yılında Indiana’daki Martinsville bölgesinde dünyaya gelmiştir. Liseyi bitirip 1927 yılında Martinsville’i “State” konumuna yükseltmiş, 1926 ve 1928 yıllarında ise ikinciliği kazandıran 3 sene boyunca “Basketball All-State prep honors”u kazanmıştır.&lt;br /&gt;Çaylak olarak Purdue Üniversitesinde basketbol ve baseball’da ödüller kazanmış, daha sonra da 1930-31-32 yıllarında oyun kurucu olarak All-American ödülüne layık görülmüştür. Muazzam Purdue takımın kaptanıyen 1931 ve 1932 yıllarında takıma iki “Big Ten” ünvanı ve 1932 Ulusal College Şampiyonluğu kazandırmıştır.&lt;br /&gt;Ana ihtisası İngilizce olduğu için John Wooden’ın ismi Purdue Üniversitesinin akademik şeref tablosuna yazılmıştır. Ayrıca 1932 yılında atletik ve bursların gelişmesine büyük bir katkıda bulunduğu için Big Ten Conferans madalyası ile ödülendirilmiştir.&lt;br /&gt;1932 yılında Purdue Üniversitesinden mezun olduktan hemen sonra dünya tatlısı Nell adlı bir bayanla evlenmiştir. Öğretmenlik kariyerine Daytona’daki Kentucky Lisesinde bütün spor dallarının eğitimini vererek başlamıştır. İki sene sonra Indianda’ daki South Bend Central Lisesine geri döndükten sonra basketbol, baseball, tennis ve ayrıca İngilizce dersleri vermeye başlamıştır. Kariyerindeki 11 yıllık antrenörlük dönemi öncesi 218 galibiyet ve sadece 42 mağlubiyetden oluşan bir rekora imza atmıştır.&lt;br /&gt;John Wooden basketbol kariyerine 2. Dünya Savaşından dolayı ara vermek zorunda kalmıştır. 1943- 1946 yılları arasında ABD Deniz Kuvvetlerinde teğmen olarak vazife yapmıştır. 1946 yılında bu görevini bitirdikten sonra Indiana Devlet Üniversitesinde atletik direktör olarak ve 2 sezon boyunca da UCLA’ya çağarılmadan önce Indiana Üniversitesinin basketbol ve baseball takımları antrenörlüğünü yapmıştır. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIH3u9nhA5I/AAAAAAAAAYs/oHFjyOOWT54/s1600-h/JohnWoodenPyramid.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5224729428912833426" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIH3u9nhA5I/AAAAAAAAAYs/oHFjyOOWT54/s200/JohnWoodenPyramid.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-1113964577009450872?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/1113964577009450872/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=1113964577009450872' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/1113964577009450872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/1113964577009450872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/john-wooden-takmlarnn-galibiyet-srlar.html' title='John Wooden Takımlarının Galibiyet Sırları'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIH3hrQCSMI/AAAAAAAAAYk/n4r5QrMUJeA/s72-c/wooden.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-5125027891468439182</id><published>2008-07-18T14:34:00.000-07:00</published><updated>2008-07-26T04:52:22.301-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazarlar'/><title type='text'>Koçluk Piskolojisi  -Takımların Psikolojik İklimi Nasıl Yaratılır-</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIEOWJTMNoI/AAAAAAAAAYc/DO6m413hFmY/s1600-h/coaching.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5224472816342808194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIEOWJTMNoI/AAAAAAAAAYc/DO6m413hFmY/s200/coaching.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Siz, birinci ligde (Efes Pilsen, Ülker, Darüşşafaka, Telekom, Galatasaray,.............) bir takımın basketbol koçu olsanız ve oynadığınız maçları son saniyelerde kaybediyorsanız, hiç beklemediğiniz sürpriz mağlubiyetler yaşıyorsanız ya da elinizdeki çok iyi bir kadroyla Avrupa kupalarında inanılmaz mağlubiyetler alıyorsanız, suçlayacağınız kişiler, hakem, federasyon, oyuncular ve rakip takımların davranışları mı olmalı yoksa “Koçluk psikolojisi” ni uygulayamamanız mı ? diye sorduğumuz soruya hemen cevap verilebilir.&lt;span class="fullpost"&gt;  “Hayır ben takımımı soyunma odasında müthiş motive ediyorum”, “Onları benden daha iyi kimse dolduruşa getiremez” , “ Ne yani çıkıp sayıları ben mi atayım, oyuncularıma konsantre olun diyorum, olamıyorlarsa suç benim mi ?” gibi değişik cevaplar alabiliriz.&lt;br /&gt;Aslında basketbol, çağımızın popüler spor dalı olan, her geçen gün değişik yeniliklerle zenginleştirilerek ve estetik açıdan da yapılan smaç ve shovlarla bize hoş gelen bir oyun türü olmuştur. Bugüne değin birçok kurallara bağlı teknik ve taktik yönleri göz önüne alınarak daha modern bir şekilde uygulamaya konulmuştur. Basketbolun temel faktörlerinden olan savunmalar hücum sistemleri karşısında sahada geliştirilerek üst düzeye getirilmiştir. Oyuncuların fiziki güçleriyle savunma tekniği birleştirildiğinde aşılması güç bir duvar şeklinde hücum oyuncuların karşısına çıkmaktadır. Aynı zamanda yapılan antrenmanlarla hucüm sistemleri daha da geliştirilmiştir. Kondisyon antrenmanları da günümüz basketbolunda önemli bir yer tutmaktadır. Bütün bunlara rağmen, nedense psikoloji ile yapılan çalışmalar eksik kalmakta veya hiç uygulanmamaktadır.&lt;br /&gt;Basketbol koçları olarak temel amaç, bir kazanma kombinasyonu için , beceri ve kabiliyetlere doğru biçim vermektir. Koçlar takımlarının yeteneklerini ve becerilerini artırmakta fazla söz sahibi olabilir veya olamayabilirler. Fakat oyuncuları için yaratacakları öğrenme iklimi türünde esas söze sahiptirler. Öğrenme iklimini tanımlarsak; Koçların, antrenmanı, maçları, müsabaka öncesi-sonrası koçluk davranışını ve taktikleri nasıl organize ettiklerine bağlıdır. Bir koç olarak, ödüllendirdiğiniz veya cezalandırdığınız davranışları, antrenmanları nasıl yapılandırdığınızı ve oyuncularınıza nasıl empoze ettiğinizi içerir. Antrenmanda isteksiz davranan veya uyumsuzluk yaratan oyuncunuza verdiğiniz cezanın diğer oyuncular içinde kabul edilebilir olması veya takımınızın en iyi oyuncusu ile yapacağınız ikili diyaloğun, diğerleri tarafından yanlış yorumlanmaması, mağlup olduğunuz maçtan sonra yapacağınız basın toplantısındaki oyuncu eleştirileriniz veya kulüp idarecilerine sporcularınız hakkında vereceğiniz rapor, antrenmanda ilk beş ile ikinci beş arasında hissettirebileceğiniz ayrım, yapacağınız yüz mimikleri, el hareketleri, takım içinde yaratacağınız “psikolojik iklim” e örnek olarak verilebilir. Bu “KOÇLUK PSİKOLOJİSİ” nin önemli bir ayrıntısıdır.&lt;br /&gt;İşte yukarıda saydığımız bu örnekleri iyi uygulayabilen koçlar, diğer koçlara göre daha avantajlı durumdadırlar ve iyi koç olarak adlandırılmaktadırlar. Arka arkaya beş maç mağlup olan koçun işine son verildikten sonra, yerine gelen koç yeni oyuncular transfer etmemesine rağmen beş mağlubiyet alan aynı takımla arka arkaya galibiyetler zinciri almasının sebebi nasıl açıklanabilir ? En önemli neden ise koçun takım içindeki psikolojik iklimi mükemmel kullanmasıdır diye açıklanabilir. Sn. Aydın Örs, Sn.Halil Üner, Sn.Tolga Öngören, Sn.Cihansever Yeşildağ, Sn.Gökhan Taştimur bu koçlara en güzel örnektir. Psikolojik iklim, öğrenme iklimiyle yakından ilişkili bir terimdir. Oyuncuların, koçların antrenmanda ve maçta, uygulama ve oyun davranışlarına verdiği anlam ve kişisel yorumları ifade eder. Böylece, öğrenme ikliminin sporcuların motivasyonu üzerine etkisini düşünen koçlar, genellikle oyuncuların psikolojik iklim algısına güvenirler. Çünkü bu sporcular için kişisel olarak neyin anlamlı ve önemli olduğunu içermektedir.&lt;br /&gt;Koçların bilmesi gerekli olan, bir basketbol takımında iki temel psikolojik iklimin var olduğudur. Biz buna;&lt;br /&gt;1-)görev yönelimli psikolojik iklim 2-)ego yönelimli psikolojik iklim adı veriyoruz.&lt;br /&gt;Birincisi görev yönelimli psikolojik iklimde, efor vurgulanır ve ödüllendirilir. Tüm oyuncular, takımda önemli bir role sahip olduklarını hissederler ve bireysel performanslarını artırabilmek için birlikte çalışma ödüllendirilir. Günümüzde Darüşşafaka, Galatasaray ve Büyük Kolej(Naci hocam) daha önceki yıllarda Eczacıbaşı (Sn. Mehmet Baturalp ile), Efes Pilsen (Sn. Faruk Akagün ile), Çukurova (Rahmetli Aydan Abi ile) takımları örnek olarak verilebilir. Başarılı takımlar böyle ortaya çıkar. Diğer yandan, ikincisi ego içerikli psikolojik iklimde ise, hataları cezalandırılacağı hissi, koçun en iyi oyuncuları öveceği ve takım içindeki rekabet hissinin koç tarafından verilmesi ile ortaya çıkar. Bu takım başarısı için çok tehlikelidir (Bu takımlara örnek ; etik açıdan sakıncalı olduğu için vermiyorum).&lt;br /&gt;Koç, takımına “bu basketbol takımında, koçun tercih ettiği oyuncular var” hissi uyandırmak yerine, “Bu basketbol takımında, her oyuncu diğerinin öğrenimine yardım ediyor” hissi verebilirse takımın başarısı ortaya çıkar. Yoksa en iyi oyuncuları toplasın, en iyi antrenmanları yaptırsın, en iyi kondisyonerle çalışsın, eğer takım içinde GÖREV İÇERİKLİ PSİKOLOJİK İKLİM yaratamıyorsa, oyuncular bu psikolojiyi algılamıyorlar, basketboldan zevk alamıyorlar ve takımlarıyla tatmin olamıyorlar demektir. Bu başarısızlığı getirir. Örnek, milyonlarca dolar transfer yapan takımların yaşadığı hayal kırıklıklarıdır. Hiç ummadıkları mağlubiyetler almışlar, son saniyelerde elenmişler, rahat kazanacakları maçları kaybetmişler ve ne yazık ki nerede hata yaptıklarının farkında olmamışlardır. Koçluk psikolojisini iyi kullanamadıkları halde, gelen oyuncuların Türkiye’ye uyum sağlayamadığını, sakatlıkların çok olduğunu, ellerinde çok iyi bir oyun kurucu olmadığını, vb. gibi bahanelerle kendilerinin eksikliklerini gözardı etmişlerdir. YAZIK ÇOK YAZIK.&lt;br /&gt;Peki ne yapmak gerekiyor ? Koçluk stili oyuncuların motivasyonunu etkiliyorsa, daha pozitif ve olumlu motivasyonel model yukarıda belirttiğimiz görev içerikli bir iklimle içiçeyse bu ne anlama gelir ? Bunun anlamı, bir koç olarak eğer takımınız üzerinde görev içerikli bir atmosfer yaratırsanız, oyuncularınızın yaptıkları işten daha çok zevk alacaklar, ellerinden geleni yapacaklar, kendilerini baskı altında hissetmeyecekler böylece takımınızdaki oyuncular motive olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman görev içerikli psikolojik iklimi nasıl yaratırsınız ? Görev içerikli iklim yaratmak istiyorsanız antrenmanda, maçtan önce ve sonra ve oyunlarda vurgulanacak bir çok şey vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak, takım başarısı tanımınızda oyuncuların eforu(çabası) merkezde olmalıdır. Yani, ellerinden geleni yaptıklarında oyuncuları ödüllendirmekte bilinçli olmalısınız. Bu, göründüğünden daha zordur. Çünkü, oyuncuların yetenek düzeyleri farklı farklıdır, ve koçlar kasıtsız olarak daha yetenekli oyuncuları diğer oyunculara göre daha fazla ödüllendirirler çünkü bu oyuncular, “doğal” olarak daha iyi basketbol oynuyorlardır. Koçluk felsefenizi kurarken elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız. Her oyuncuyu bireysel olarak (oyuncuyu kendisiyle kıyaslama) gözlemeli ve ortaya koydukları efor kapasitesine bağlı olarak onların kendi başarılarını belirlemelisiniz. Sonuç olarak, sözlü (ör; “iyi iş”, “daha iyi olmalı” ) ve sözsüz (ör; kafa sallama, kaş çatma, gülümseme) davranışlarınızın farkında olmalısınız. Bunlar, oyuncuların üzerlerine alındıkları ve psikolojik iklimi algılamada kullandıkları ip uçlarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci olarak, birlikte öğrenmeye teşvik edin. Yani, belirli bir beceriyi beraber çalışarak öğrenecekleri uygulama durumları yaratmalısınız. Becerileri, rotasyonları, ve belirli hücum ve savunmayı öğrenirken, sporcuların birbirleriyle işbirliği yapmalarına, birbirlerini olumlu yönde etkilemelerine, izin verin. Bu, her sporcunun hem kendi hem de takım arkadaşları adına sorumlu olmalarını sağlar. Takımın ilerlemesinde daha çok sahiplik hissedeceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak, takımdaki her oyuncuya takımın başarısı için gerekli olduğunu hissettirmeyi denemek yoruma açıktır. Her takım oyuncusu, takımda önemli ve vazgeçilmez bir role sahip olduğunu hissetmelidir. Kısaca, yıldızlarla bu daha kolaydır çünkü, onlar (ve diğer herkes) takım için ne kadar önemli olduklarını farkederler. Zorluk, diğer takım üyelerini, en az onlar kadar değerli ve önemli olduklarını hissettirmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak, motivasyonlu oyuncular istiyorsanız, yaptıkları işten zevk alan ve takımın başarısı için çabalayan sporcular yaratmalısınız. Takımınız üzerinde yarattığınız psikolojik iklime iyice bir göz atın ve kendinize, takımın, gerçekten görev içerikli iklime sahip olup olmadığını sorun. Eğer cevap evet ise, tebrikler. Eğer cevap hayır ise, yukarıda listelenen önerilerden birkaçını deneyin ve iyi bir sezon geçirin !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü siz bu işi profesyonel olarak yapıyorsunuz ve aldığınız başarılar yeni bir kontrat yapmanızı sağlayacaktır. O zaman KOÇLUK PSİKOLOJİ’sini iyi kullanın. İyi bir sezon geçirin.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;strong&gt;TURHAN TOROS&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-5125027891468439182?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/5125027891468439182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=5125027891468439182' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/5125027891468439182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/5125027891468439182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/koluk-piskolojisi-takmlarn-psikolojik.html' title='Koçluk Piskolojisi  -Takımların Psikolojik İklimi Nasıl Yaratılır-'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIEOWJTMNoI/AAAAAAAAAYc/DO6m413hFmY/s72-c/coaching.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-891959264112464945</id><published>2008-07-18T02:10:00.000-07:00</published><updated>2008-08-05T11:59:22.585-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılarım'/><title type='text'>Ölçülebilir ve Gözlemlenebilir Faktörler</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIBrK0wX0TI/AAAAAAAAAYQ/lYGwgV-hheY/s1600-h/coach_player.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5224293401454170418" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIBrK0wX0TI/AAAAAAAAAYQ/lYGwgV-hheY/s200/coach_player.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Altyapıdaki oyuncularımıza not vermeyi düşünürsek bunu nasıl yapabiliriz? Ya da gelişimlerini izlemek ve sezon başından sonuna kadar nasıl bir evrim geçirdiklerini gözlemek istersek elimizde nasıl bir liste olmalı?&lt;span class="fullpost"&gt;  Elbetteki istatistikler bizim en büyük yardımcımız olacaktır. Bunun yanına kondüsyon ve fiziksel gelişimle ilgili ölçümlerde eklenince elimizde iyi bir değerlendirme için yeterli veri kaynağı bulunduğunu söyleyebiliriz. Ama bütün bunlar yeterli değildir. Bunlar sizin antrenman ve maç gözlemleriniz olmadan eksik kalacaktır. Günümüz basketboluna uygun olarak seçtiğiniz(boyu, kilosu, kulaç boyu, dikey ve yatay sıçrama verileri vb.) bu oyuncularda daha neler aramalıyız? Nedir bu ölçülebilir ve gözlemlenebilir faktörler;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;1- Basketbol sezgileri&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;2- Detaylara olan dikkati&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;3- Komutları uygulama kabiliyeti&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;4- Tetikte olma&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;5- Saldırganlık&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;6- Bireysel savunma kabiliyeti ve isteği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;7- Takım savunmasına ve yardımlarına yatkınlığı&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;8- Bireysel hücum yeteneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;9- Takım hücumuna olan yardımı/katkısı&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;10- Rebound sezgisi ve zamanlaması &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;11- Çabuk şut kabiliyeti ve yüzdesi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;12- Doğru şut seçimi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;13- Penetre &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;14- Oyuna olan ilgisi ve arzusu&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;15- Özverili olup olmaması&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;16- Dribbling yeteneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;17- Fiziksel ölçülebilir gelişimi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;18- Pas verebilme ve yakalabilme yeteneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;19- Doğal çabukluğu ve ne kadar geliştiği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;20- Ani hızlanabilme/patlayıcı sürat&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;21- Mücadeleciliği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;22- Doğal sıçrama kabiliyeti ve ne kadar geliştiği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;23- Çalışma etiği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;24- Ayak oyunları&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;25- Takım arkadaşlarıyla ilişkileri&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;26- Kendini antrenmana ve maçlara zihinsel olarak hazırlayabilme&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;27- Kendine, takım arkadaşlarına ve koçuna karşı dürüst olabilme&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;28- Maçın kritik dönemlerinde sorumluluk alabilme özelliği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu faktörler oyuncularınızı değerlendirmede dürüst ve eşit olmanızda faydalı olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yukarıdaki faktörlerin bir kısmı oyuncunun doğasında olan özellikler olup üst liglere sıçrama yapıp yapmamasında doğrudan etken olacaktır. Bir kısım faktörler ise geliştirilebilecek ve zaman içerisinde tekrar değerlendirme yapıldığında ilerleme gösterecek türdendir. Bu sebeple bu tür zaafı olan oyunculara bu eksiklikleri çalıştırılarak gelişimlerini izlemek onlara bir fırsat daha tanımak anlamına gelir ki, bu da altyapı koçunda olması gereken temel bir özelliktir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ancak, oyunculardaki bir takım özellikler ve detaylar bize farklı bilgiler ve faydalar sağlar;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;1- Lider özelliği olup olmadığı&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;2- Cesaret&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;3- Kritik anlarda sorumluluk alıp alamadığı&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;4- Çabuk karar verip veremediği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yukardaki gözlemler ise kaptan seçimlerinde, son top kullandırmada, maçın seyrini değiştirmek için yapılacak oyuncu değişikliklerinde, teknik faul atışlarını kimin kullanacağı vb. durumlarda hangi oyuncuları kullanacağızı bilmenize yardımcı olur. &lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-891959264112464945?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/891959264112464945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=891959264112464945' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/891959264112464945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/891959264112464945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/llebilir-ve-gzlemlenebilir-faktrler.html' title='Ölçülebilir ve Gözlemlenebilir Faktörler'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SIBrK0wX0TI/AAAAAAAAAYQ/lYGwgV-hheY/s72-c/coach_player.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-4542579917045141694</id><published>2008-07-16T05:40:00.000-07:00</published><updated>2008-07-26T04:55:34.885-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazarlar'/><title type='text'>Basketbol Altyapı Antrenörünün Davranış Biçimi Neleri Kapsamalıdır?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SH8pOL_OZBI/AAAAAAAAAYI/MILNgPK3olw/s1600-h/hbs.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5223939416485946386" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 195px; CURSOR: hand; HEIGHT: 207px" height="192" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SH8pOL_OZBI/AAAAAAAAAYI/MILNgPK3olw/s200/hbs.jpg" width="195" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; 1- Tabii ki her antrenör öğretebildiğinden daha çoğunu bilir. Altyapı oyuncularına basketbolu öğretebilmek için önemli ilkelerden biri; basitlik, süreklilik ve tekrardır. İngilizce bir terim der ki; &lt;em&gt;"KISS (keep it simple stupid); yaptığın işi aptalların bile anlayacağı kadar basit yap... "&lt;/em&gt; Bir altyapı antrenörü bu ilkeyi mutlaka benimsemelidir.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;2- Atletik beceri geliştirme işinde en önemli etmenlerden biri hiç vazgeçmemektedir. Bir altyapı koçunun temel görevi, sorumluluğu altındaki oyuncuları en iyi düzeye çıkarmaya çalışmaktır. Bu sadece teknik çalışmaya bağlı değil, antrene edilen oyuncuyla oluşturulacak sevgi ve saygı ilişkisi ve antrene edilen oyuncuların başarılı olduklarını görme isteğiyle de ilgilidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;3- Oyuncularını dinlemelidir&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;4- Oyuncularıyla &lt;em&gt;"dost olmamalıdır"&lt;/em&gt;, onlara &lt;em&gt;"dostça"&lt;/em&gt; davranabilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;5- Onlara ek ilgi gösterebilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;6- Oyunculardan ne beklediğini açıkça aktarmalı ve anlatmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;7- Onlara basketbol öğretmek için hevesli ve sabırlı olmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;8- İyi davranışları teşvik etmeli, kabul edilemez davranış biçimlerini engellemelidir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;9- Oyuncularıyla arasındaki güven ortamını oluşturmalidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;10- Esnek ve yeni fikirlere açık olabilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;11- Oyuncularıyla aynı duyduları (coşkuyu, üzüntüyü, vb.) paylaşabilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;12- Oyuncularını en iyilerini yapabilmeleri yolunda motive edebilmek için bol ve çeşitli yöntemler uygulamalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;13- Oyuncularına hazırlıklı ve donanımlı olduğunu hissettirmeli ve bunu güvenle yapmalı; çünkü çoğunlukla oyuncular ne kadar bildiğinizi değil, bunu ne kadar uyguluyabildiğinizi çoğunlukla hatırlar.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;14- İyi hazırlanmalı ve sürekli öğrenmeli, &lt;em&gt;"ben oldum"&lt;/em&gt; dememeli, kendini ve ekibindekileri geliştirmek ve ilerletmek için vakit ve çaba harcamalıdır. Bilgiye ulaşmada &lt;em&gt;"aç"&lt;/em&gt; olmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;15- Literatürü ve internet ortamındaki basketbolu takip etmeli, ilerde üst yapıda çalışmak istiyorsa, olmazsa olmaz koşullardan biri olan İngilizce konuşma ve yazmayı en azından temel düzeyde bilmeli ya da öğrenmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;16- Tüm çalışmlarını, antrenman programlarını, istatistikleri, edindiği teknik-taktik bilgileri dokümante etmeli, dönem dönem gözden geçirmeli, ve dersler çıkarmalıdır. Ne çalışacağını planlamalı, planladığını yapmalı, tespit ettiği dönem sonlarında geri besleme yaparak planlananlarla uygulananlar arasındaki farklılıkları ve eksiklikleri tesbit etmeli, yeni planını bu veriler ışığında yapmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Yapacağını planlamalı, planladığını yapmalıdır.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;17- Değerlendirme ve kararlarında objektif olmalı, uygun modeller ve bu modellere uygun davranış biçimleri geliştirmeli (ör; antrenmana zamanında gelmesi, düdükten sonra çembere top atmayıp hemen koşup toplanılması, bir kıyafet zorunluluğu varsa bunun uygulanılmasına dikkat edilmesi, vb.) ve oyuncularının buna uymasını sağlamalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;18- Takımı içinde liderlik fonksiyonunu üstlenebilecek doğru oyuncuyu tesbit edip, gerekli, doğru ve dozunda yetki delagasyonunu vermelidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;19- Uzun saatler boyunca sonsuz bir enerjiyle çalışabilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;20- Tolerans ile disiplin arasında oluşan ince çizgiyi iyi ayarlayabilmeli, bu iki faktörü birbiriyle iyi kaynaştırabilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;21- Ayakları yere basmalıdır. Yaratıcı olmak ile gerçekleri ayırtına varabilmek önemli bir meziyettir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;22- Hem alçak gönüllü, hem de gururlu olmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;23- Şüpheci olmalıdır. Kendisine her aktarılan bilgi, gözlemleri sonucunda oluşan her izlenim evrensel gerçeği yansıtmayabilir. Zaman içinde antrenman ve maçlardaki, basketbolla ilgili diğer ortamlardaki davranış biçimleri ve basketbol felsefesi berraklaştıkça taslar yerine oturacaktır. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;24- Hırsı aklının önüne geçmemelidir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;25- Başarısızlıklara karşı dirençli olabilmeli, başarıları da hazmedebilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;26- Rakibinin haklarını hiçbir zaman göz ardı etmemelidir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;27- Çalıştığı ortamdaki fiziki koşulları düzgün tutmalı/tutturmalıdır (ör; inik topla, yırtık fileyle, tozlu salonda idman yapmamalı, gerekirse topları şişrmeli/şişirtmeli, fileyi tamir etmeli/ettirmeli, salonu silmeli/sildirmelidir).&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;28- Altyapı antrenörünün en temel, en önemli, en vazgeçilmez görevinin, sorumluluğunda bulunan oyunculara öncelikle iyi insan olmayı öğretmek ve "fundamental" becerileri kazandırmak olduğunu bir an olsun aklından çıkmamalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;Hayri Beygü Solmaz&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-4542579917045141694?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/4542579917045141694/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=4542579917045141694' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/4542579917045141694'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/4542579917045141694'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/basketbol-altyap-antrenrnn-davran-biimi.html' title='Basketbol Altyapı Antrenörünün Davranış Biçimi Neleri Kapsamalıdır?'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SH8pOL_OZBI/AAAAAAAAAYI/MILNgPK3olw/s72-c/hbs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8672563302556010167.post-6388367869972500362</id><published>2008-07-16T03:29:00.000-07:00</published><updated>2008-08-05T11:59:22.585-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılarım'/><title type='text'>Öğretme Metodları İçin İpuçları 1</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SH8d45XOfEI/AAAAAAAAAYA/zEq89D11AO8/s1600-h/duduk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5223926956081183810" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" height="164" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SH8d45XOfEI/AAAAAAAAAYA/zEq89D11AO8/s200/duduk.jpg" width="186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Altyapıda bir takımda antrenör olarak işe başladığınızda kafanızın içinde tek bir şey olmalı: "Buraya basketbol öğretmeye geldim."&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Günümüz basketbolu geçmiş yıllara göre çok daha zorludur. Modern basketbol daha fazla kuvvet ve çabukluk gerektirdiği gibi bir de oyuncuların daha donanımlı olmalarını zorunlu kılar. Yani, günümüz üst seviye oyuncuları birkaç pozisyonu oynayabilir haldedir. Bu da demektir ki günümüz antrenörlerinin işleri daha zordur.&lt;br /&gt;Oyunu tümüyle bilmenin yanında neleri nasıl öğreteceğini de bilmek gereklidir. Bunun içinde metodik düşünebilmeyi ve iyi bir öğretmen olmayı zorunlu kılar. Elbette kendi öğretme yolunuz, kendi dirlleriniz ve bunları kontrol etme mekanizmalarınız olacaktır. Ama aşağıdaki basamaklar size ışık tutacaktır.&lt;br /&gt;Aydın Örs ya da Murat Didin olmaya çalışmayın. Kendiniz olun! Yapmanız gerekenler onların hareketlerini, giyimlerini, set düzenlerini taklit etmek değil; yapmanız gereken onların başarılarının altında yatan doğruları görmek, araştırmak, analitik olabilmek ve detaylara inmektir...&lt;br /&gt;1- Öğrenmeye açık olmak&lt;br /&gt;2- Geçmiş antrenmanlara bakarak öğretme metodlarınız geliştirin&lt;br /&gt;3- Yaş grubunuza göre yöntemler seçin&lt;br /&gt;4- Takımınızı gelişmeye ve değişikliğe açıktutun&lt;br /&gt;5- Uyarıcı, canlandırıcı ve dikkatleri üst seviyede tutacak yöntemler bul&lt;br /&gt;6- Çalışmalarını yarışma ve rekabet havasına sok&lt;br /&gt;7- Fundamental çalışmalarını basitten başlayarak maç simulasyonuna doğru taşıyın&lt;br /&gt;8- Öğretme esnasında tümdengelim ile takımı bilgilendirseniz bile paraçalara bölerek detaylandırın ve tekrar tüme dönün&lt;br /&gt;9- Herşeyi defalarca ama deflarca tekrar edin&lt;br /&gt;10- En önemlisi tecrübelerinizden ders alın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bir altyapı antrenöründe olması beklenen özellikler ve kuşanması gerekenler nelerdir? Gelin bunu Hayri Solmaz'ın ülke şartlarına uygun olarak düşünüp kaleme aldığı yazısında inceleyelim.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8672563302556010167-6388367869972500362?l=sukruyaravli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/feeds/6388367869972500362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8672563302556010167&amp;postID=6388367869972500362' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/6388367869972500362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8672563302556010167/posts/default/6388367869972500362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sukruyaravli.blogspot.com/2008/07/retme-metodlar-iin-ipular.html' title='Öğretme Metodları İçin İpuçları 1'/><author><name>Merhaba,</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12328096445335657979</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SHvA9plKxYI/AAAAAAAAAXg/4MOjHbLPhEg/S220/suk.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_0sCHP-HWopw/SH8d45XOfEI/AAAAAAAAAYA/zEq89D11AO8/s72-c/duduk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
