ABD - İSPANYA Olimpiyat Finalinin Dersleri

Bu yaz Bolu’da düzenlenen 5 Star Basketbol kampında sohbet ettiğim Amerikalı coachlardan Shey Berry şöyle demişti; “Biz Amerikalıların bir lafı vardır : basketbolu biz icad ettik ama dünyanın kalanı bu sporu mükemmelleştirdi”. Gerçekten bu sabah 7 yaşımdaki oğlumla TV karşısında Olimpiyat finalini seyrederken aklımdan hep bu söz geçti. Uzun zamandan beri izlediğim en güzel basketbol karşılaşmalarından birini seyretmek bu tarihi maça tanıklık etmek gerçekten bir koç olarak bana müthiş keyif verdi.
Aslında bana keyif veren asıl şey İspanyol takımının ve oyuncularının verdiği olağanüstü mücadeleydi. Bu mücadeleyi izlemek bana gerçekten ilham verdi. Evet maçı ve şampiyonluğu ABD takımı ve NBA yıldızları kazandı ama destanı İspanya yazdı.
Final öncesinde evlerinde TV’leri karşısında ve salonda koltuklarında oturan bütün izleyicilerin beklentisi ABD’nin 30 sayı farkla ezerek maçı kazanması, bol bol fast break ve smaçlarla İspanya’yı geçerek şampiyonluğu kazanmasıydı. Zaten bunu bir hafta önce İspanya’yı 119-82 gibi açık bir farkla kazanarak yapmışlardı da. Ancak finalde ders başkaydı. Dersin adı “mental toughness” (yani zihinsel sertlik, dayanıklılıktı).
İspanyol oyuncular bir hafta önce tam 37 sayıyla yenildikleri rakiplerine karşı direnmek ve onları bu kez yenmek için her şeyden önce kafalarında bu maçı kaybetmemeliydiler. Böylesine sık maçların oynandığı yoğun bir turnuvada ABD takımı gibi rakipler için kabus bir takıma bu direnci göstermek zorundaydılar ve bunu da final maçında destansı bir şekilde yaptılar.
İspanyol oyuncular maçın son düdüğüne kadar maçı hiç bırakmadılar, inançlarını ve mücadele güçlerini hiç yitirmediler. ABD takımına kabuslar yaşattılar ellerinden gelenin en iyisini yaptılar ve dünyanın hayranlığını kazanarak kaybettiler.

İspanyol takımı oyuncuları bütün dünyaya bırakın basketbolu spor felsefesi ve olimpizim adına gerçekten büyük dersler verdi. Nefis güzellikler izletti. Sporun ruhunu yaşattılar. İspanya’nın dersleri;
- İspanyol Milli takımı bu sabah öyle onurlu ve hırslı bir oyun oynadı ki evlerinde TV karşısında ve tribünlerde maçı izleyenler maç sonunda kazanan kadar kaybedeni de alkışladılar. Onurlu mücadele etmenin sahada elinden gelenin en iyisini yapmanın, rakibin gücü ne olursa olsun ondan korkmadan ve inancını hiç yitirmeden sonuna kadar mücadele etmenin, “takım gibi takım” olmanın, sahada birbirine omuz vermenin, hiç geri adım atmamanın, ve daha sayamadığım birçok sportif değerin ne anlama geldiğini bütün dünyaya gösterdiler. Ülkelerini ve onları destekleyen milyonlarca spor severi gururlandırdılar. Biz de onları yürekten kutluyoruz.

- Takım olarak böyle bir mücadele sonunda maçı kaybedebilirsiniz ama siz aslında “kazanan”sınızdır. Böyle bir mücadeleyi gösteren takım en az kazanan kadar hatta buradaki gibi bazen kazanandan daha fazla kazanandır.

RICKY RUBIO
- Bütün İspanyol oyuncular gerçekten çok iyi mücadele etti ancak içlerinden biri var ki o bütün övgülerin üzerinde “küçük” yaşına rağmen “büyük” bir mücadele gösterdi ve bütün dünyanın saygısını ve sevgisini kazandı. Bu oyuncu daha 17 yaşındaki yıldız Ricky Rubio idi. Aslında Rubio genç yaşına rağmen basketbol arenasında çok tanınan bir isim. O herkes tarafından “geleceğin yıldızı” olarak değerlendiriliyordu ancak Rubio “bugün“ oynadığı oyun ve sahadaki duruşuyla geleceğin değil “bugünün yıldızı” olduğunu kanıtladı. Rubio 17 yaşında takımın asıl oyuncusu (main player) olarak ilk beşte sahaya çıktı, karşısındaki eşleşmesi yani match up’ı dünyanın tartışmasız en iyi guardlarından biri olan Jason Kidd’di. Bütün gözler üzerinde ve beklentiler çok yüksekti. Sahadaki görevi zordu, hem dünyanın en iyi guardlarını savunmada durdurması gerekecek hem de hücumda bu canavarların baskısı altında topu getirip takımını organize edecekti. Rubio sahada bunların çok ötesinde bir mücadele gösterdi savunmada o kadar iyi iş yaptı ki maç bittiğinde kimse ABD’li guardların özellikle de Kidd’in ne yaptığını hatırlamıyordu ama herkes Rubio’yu ayakta alkışlıyordu. Hücumda ise sadece pas dağıtmakla ve takımı oynatmakla kalmayıp oyundan çıkıp banka gitti dönemlerde takımı aksatacak önemli bir parçası oldu. Ama bugün onu asıl “büyük” yapan sahada gösterdiği “büyük mücadelesi” idi. O maç boyunca dünyanın en iyi oyuncuları karşısında hiç geri adım atmadı, hiç korkmadı, hiç yılmadı, umudunu ve inancını hiç kaybetmedi, bütün gençlere sporda cesaretin ve kendine güvenin ne demek olduğunu lirik bir şekilde anlattı.

- Rubio’nun maçta ki tek “çocukluğu” maç sonunda sinirlerine ve kazanma hırsına hakim olamayarak aldığı teknik fauldü.

- Bence sadece finalin değil turnuvanın en güzel anlarından biri Rudy Fernandez’in (ki bence maçın adamıydı muhteşem oynadı) maçın 4. periyodunda Dwight Howard’ın üzerinden vurduğu smaç diğeri de maçın bitimine 25 sn. kalmasına ve maçı kaybettikleri kesinleşmesine rağmen Rick Rubio’nun yenilgiyi kabullenmek istemezcesine, sanki maçın başıymış gibi savunma yaparak Chris Paul’ün topunu çalması ve sonrasında sayı olmamasına rağmen güzel bir ters turnike atmasıydı. Bu iki durumda da İspanyol oyuncular rakiplerine aslında şunu söylüyorlardı; “maçı kazanabilirsin ama beni asla yenemezsin”...


- Rubio bugün bütün dünyaya ve gençlere; “yaşınız ne olursa olsun büyük düşünmelisiniz çünkü sporda dün olmadığı gibi yarın da yoktur “şimdi” vardır. Şimdi değilse ne zaman?” dedi ve bütün dünyadaki tüm branşlardaki “genç” sporculara örnek oldu. Sembolleşti.

- Artık bütün koçların ve benim genç oyuncularımıza göstereceğimiz bir örneğimiz oldu. Artık genç oyuncularımıza şunu söyleyebileceğiz “o yapabiliyorsa sen de yaparsın”. Ve bütün genç oyunculara al bunu izle ve örnek al diyeceğimiz bir maç kasetimiz oldu.

- Bence bütün coachların özellikle de gençlerle çalışan, onlara bir şeyler vermeye gayret eden, onlara güvenen bütün koçların bu maç kasetini bir eğitim kaseti gibi seyredip arşivlerine eklemeleri ve zaman zaman tekrar seyretmeleri ve seyrettirmeleri gerekecek. Çünkü biz antrenörlerin asıl görevi oyuncularımıza basketbol oyunun öğretirken mental olarak da onları başarılara hazırlamak, onlara büyük düşünmeyi öğretmektir.

- “Ben daha genç oyuncuyum daha zamanım var” , “o daha genç oyuncu zamanı var” diye diye otuz yaşına geldiğinde hala “gençliğin arkasına saklanan” gençlere ve onların antrenörlerine de ayrı bir ders vardı bu maçta.

ABD takımının öğrettikleri:
- ABD takımı bütün dünyaya öncelikle fiziksel gücün ve atletizmin basketbolda ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.

- Çağdaş basketbolun yani Transition basketbolu’nun nasıl oynanması gerektiğini gösterdiler. Attıkları fast breaklerle izleyenlere basketbol ziyafeti çektiler. Özellikle yedikleri sayılardan sonra çabuk topu oyuna sokarak attıkları fast breakler izlenmeye değerdi.

- Bütün şampiyona boyunca oynadıkları seyir zevki yüksek ve izleyene keyif veren oyunları ve medyatik NBA yıldızlarıyla olimpiyatlara renk kattılar. Basketbol oyunun popülaritesine katkı yaparak basketbol misyonlarını yerine getirdiler.

- ABD takımı tarihinde belki ilk defa attıkları kadar attırmadıklarıyla da konuşuldu. Yaptıkları baskılı savunma ile finale kadar hiçbir rakiplerine bir iki periyot haricinde şans tanımadılar ve hak ettikleri şekilde şampiyon oldular. Michael.REDD’in dediği gibi “görevi tamamladılar”

- Burada ABD takımının yaşayan efsane koçu Mike Kryzewsky’nin hakkını da teslim etmek gerekir. Koç “K” in çoğu maçta en büyük sorunu rakiplerden çok kendi bencindeki yıldızlarının oynama zamanlarını ayarlamak oldu. Artık modern basketbolda özellikle de NBA, EUROLEAGE gibi üst seviye takımlardaki koçların en temel işlerinden biri olan “ego menagemet” i iyi yapmak yani oyuncuların egolarını kontrol altına alarak takım potasında eritebilmek. Koç “K” de dünyanın en büyük egolarını çok iyi yönetti, ABD takımı takım hüviyetini hiç kaybetmedi, büyük bir uyum içinde turnuvayı tamamladı ve şampiyon oldu.

- ABD’li oyuncuların tamamı olmasa da Jason Kidd gibi gerçek yıldızlar, dünya starı olmak için önce sportmen olmak, sahada kazanırken de rakiplerine saygı göstermek gerektiğini, onları küçümsemeden ve onları ezmeden kazanmanın iyi sporcuları efsaneler haline getirdiğini, sporun evrensel diliyle bütün dünyaya anlatılar.

Finalin teknik olarak analizine gelince :
Maçı teknik olarak analiz edecek olursak alında her iki takım adına da çok sıra dışı taktikler yada oyunlar yoktu. Her iki takımda kendi düzenlerinde oynadı. Bu ABD için normal bir durumdu çünkü zaten buraya bu şekilde oynayarak yani “run and gun” tarzında hızlı oynayarak geldikleri için bunun dışında bir şey yapmalarına da gerek yoktu ve zaten öyle de oynayıp kazandılar. Oysa İspanyanın kazanmak için ekstra bir şeyler yapması gerekiyordu. Onlar da taktik olarak olmasa da mental olarak farklı bir şey yaptı ve sıradışı bir mücadele gösterdi. Ama bu kazanmak için yeterli olmadı.
Eğer ABD takımının karşısında takımını hazırlayan bir koç olsaydınız herhalde takımınıza vurgulamanız gereken birinci konu, “defansif transition” yani hücumdan savunmaya dönüş olurdu. İspanya’da şu ana kadar ABD karşısında bunu en iyi uygulayan takımlardan biri oldu. Ancak buna rağmen özellikle maçın kırılma bölümlerinde ABD fast break lerine özellikle yedikleri sayılar sonrasında attıkları fast break sayılarına (after made basket fast breaks) engel olamadılar.
İspanya elemeler dahil ABD’yi en fazla zorlayan ve onlara en fazla sayı atan takım oldu. Ve eğer ABD özellikle maçın kırılma anlarında birkaç 3 sayılık atışı sayı yapamazsa, 2-3 fast break az atsa yada 2-3 ribaund az alsa maçı kaybedebilirdi.
İspanya maçın büyük bir bölümünde ABD’yi adam adama savunmayla durdurmaya çalıştı (en azından yavaşlattı). İspanyollar eğer alan savunmasını biraz daha iyi yapabilselerdi yada belki 2-3 yerine match-up zone, 3-2 zone, 1-2-2 zone yada 1-3-1 zone türü rakibin önde oynayan kısalarıyla eşleşen bir alan savunması yapmayı deneseler belki daha iyi olabilir ve alan savunması yaptıkları periyotlarda bir iki top daha fazlasını sayı yemeden geri çevirebilirlerdi. Çünkü ABD takımı İspanya’nın yaptığı 2-3 alan savunmasını high-posta attıkları toplarla (özellikle Tayshuan Prince ile) ve crosa atıkları paslar sonucu buldukları şutlardan kazandıkları 3’lüklerle (özellikle Kobe Bryant ve Wade ile) deldiler. Tabi ki bunlar hep teori ve farazi. Bilim adamlarının dedikleri gibi “realite her zaman teoriyi şaşırtır” bunlar da sadece fikir belki de bunları deneseler maç daha erken kopacaktı. Bunu bilmek tabi ki mümkün değil. Gerçek olan şu ki İspanya bu olimpiyat finalini büyük hem de çok büyük oynadı, çok saygı duyulacak bir mücadele örneği gösterdi ve kaybetti. Onlar sadece bunun için bile takdiri hak etti. Boşuna dünya şampiyonu olmadıklarını gösterdiler. Kesin olan şu ki gelecek İspanyol basketbolu için umut dolu.


Devamını okuyun...>>

TÜBAD ve Beklentilerim

Hala üye değilseniz bir an önce olun lütfen...
Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneği. Gerçekten de kulağa hoş geliyor. Evet! İçişleri Bakanlığı’nın oluru ile 13 Temmuz 2007 tarihiyle artık bu unvanı almış durumda derneğimiz. Sevgili Çetin Ağabeyin Kuşadası’ndaki meslektaşlarına yani bizlere seslenişi hala kulaklarımda. Ama Çetin Ağabeyin söyledikleriyle benim o an tribünlerde gördüklerim tümüyle tezatlık oluşturuyordu. TBL’de şampiyonluk yaşamış, milli takımlarda sayısız kereler görev yapmış Çetin Ağabey, antrenör eğitimlerinin yaygınlaşması, yurtdışı seminerlerine antrenörlerin daha kolay ve sık gidebilmesi, antrenörlerin sosyal güvence sorunlarının giderilmesi ve yasal kontratlarının olması vb. gibi sonuç alınmasının yıllar süreceği çabaların beraberce başlatılması ve bir kartopunun pozitif bir çığa dönüşmesi için çırpınarak TÜBAD’ın önemini anlatıyor ve bir yandan da ekliyor; üye sayımız ne kadar çok artarsa sesimiz de o kadar çok çıkar. İşte bunlar anlatılırken gözümün önünden sağlık güvencesi olan, emeklilik primleri yatan, mesleki kaynaklara ve organizasyonlara rahatlıkla ulaşabilen ve bir sıkıntısı olduğunda kapısını çalabileceği bir derneği olduğunu bilen bir meslek grubunun üyesi olmanın hoşluğu geçiverdi. Bu pembe tablodan sıyrılmam içine girmemden çok daha kolay oldu. Neden mi? Tribünleri dolduran meslektaşlarımızın sadece azınlığı Çetin Ağabeyi dinliyordu. Cep telefonları ile konuşanlar, birbirlerine çay kahve yollayanlar, sigara içmek için bu anı fırsat bilenler, “Pesiç’de bişey anlatmadı” diyenler büyük çoğunluğu oluşturuyordu. Bu çoğunluk zaten ne bir konuşmaya zamanında geldi ne de konuşmacıları gereken saygıyla dinledi. Yani tepeden birileri (ki bu kişiler geçmişte bir video kasete yada bir kitaba hele hele bir taktik tahtasına ulaşmak için çılgınca uğraşlar verdikleri ve şimdiler de ise o tribünde bulunanların birçoğuna göre çok çok daha kariyerli ve bu meslekten iyi gelirler elde ettikleri düşünülürse) bizler adına kendi bir dönem çektikleri zorluklardan da yola çıkarak milyon dolarların sadece bir oyuncuya verilebildiği günümüz pazarında bizleri ortak bir platformda birleştirmeye çalışıyordu. Ancak, tabandan gelmeyen istekler ve istenilen haklar için mücadele etmeden verilmeye çalışılan imtiyazlar ya başarısız kalır yada değeri bilinmez. Belli ki, bu değerli derneğin faaliyetlerini daha iyi anlamamız, önerilerde bulunmamız ve isteklerimizi söylememiz gerekiyor. Böylelikle yapılması gerekenler çoğalacak, profesyonel ve gönüllü çalışan sayısı artacak, projeler ülke geneline yayılacağı için katılım çok daha fazla ve homojen olacak. Böylece şu an ilgisiz yada işin neresinden tutacağını bilemeyen bir grup antrenör olaya dahil olacak. Bu da derneği içinde hissetmenin en önemli yolu olacaktır. Ama her şeyden önce hala derneğe üye değilseniz işe buradan başlayabilirsiniz.

Benim beklentilerim ise;
- Her kategoride antrenörlere sözleşme yapılması ve bu sözleşmelerin 12 aydan daha az olmaması üzerine çalışmada bulunması
- Antrenör taban maaşları konusunda TÜBAD’ın görüş bildirmesi
- Özel emeklilik sigortası için gerekli girişimlerde bulunması (Toplu girişimlerin avantajlarından yararlanılmalı)
- Özel sağlık sigortası için gerekli girişimlerde bulunması (Toplu girişimlerin avantajlarından yararlanılmalı)
- Yurtdışı seminerleri için siteden duyurular yapılması ve gitmeyi planlayanlar için gerekli yardımlarda bulunulması
- Spor okulu antrenörlüğünün tanımlanması ve geliştirilmesi
- TÜBAD e-market oluşturularak antrenörlerin ihtiyaçlarının saptanarak (taktik tahtası, eğitim kitap ve cdleri gibi gerekli ürünler ve TÜBAD defterleri, kahve kupaları, tişörtleri gibi derneği aklıda tutucu promosyon ürünler) bu sitede satışa sunulması
- Veli ve kulüplerin antrenörleri için başarılarını veya şikayetlerini anlatacak bir birimin oluşturulması (belki resmi bir yaptırımı olmasa bile başarı hikayelerinin yaratılması yada şikayetlerin doğruluğu durumunda bir uyarıda bulunması açısından önemli olacaktır)
- Yabancı oyuncu, yabancı antrenör sayısı gibi Türk basketbolunun geleceği ile ilgili konularda görüş bildirilmesi
- Uluslar arası çeşitli antrenör değişim programları düzenlenmesi
- Anketler düzenleyerek seminer konuklarını ve konularını belirleyerek özel seminerler yapmaları
- Altyapı Türkiye şampiyonalarının olduğu dönemlerde sohbet toplantıları düzenlemeleri

Not: Üye aidatımı yatırmış ve resimlerimi vermiş biri olarak hala üyeliğim hakkında elimde bir kimlik yok. Yine, bir üye olarak antrenör kartımın vize ödemesi için indirimden yararlanmak için TÜBAD’ın sitesinde bulunan mesaj kutusuna gerekli bilgileri doldurarak mesaj göndermeme rağmen kaydın alındığına dair bir uyarı çıkmıyor. Bu küçük eleştirilerimi de eklemek istedim.

Devamını okuyun...>>

Oyuncuların Liderliğini Geliştirmek

Vince LOMBARDİ bir zamanlar “ lider yaratılır, doğulmaz” demiş. Biz de bu ifadeye inanıyor ve basketbol programımızda bunu hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bir basketbol programının en önemli öğesi çocuklardır. Az bir miktar baskı, negatif yada pozitif, çok iyi bir motivatördür. Takımımızda kaptana bu kadar sorumluluk vermemizin nedeni budur. Bazı oyuncuların lider olarak doğduklarını kabul ederiz ama öte yandan da liderlik özelliklerinin geliştirilmesi gerektiğine inanırız.
Seçim Kriterleri
Genç insanlarda liderlik özelliklerini geliştirmek için çalışmada ilk etken seçimdir. Herhangi bir çocuğu takımınıza kaptan yapamazsınız. Bazı çocukların karakteristik özellikleri onları diğerlerinden ayırır. Potansiyel liderlerinizde bazı özellikler aramalısınız. Biz sizin için birkaç tane seçtik.

Çalışma Ahlakı
Her şey için çok çalışan bir çocuk takım arkadaşlarının pas geçtiği birçok şeyi daha iyi kavrar. Bu çeşit oyuncular daha iyi öğrenebilirler ve kendilerine başarılı bir kaptan olarak saygı duyulmasını sağlarlar. Bu iş ahlakı kendisini aynı zamanda sınıfta ve toplum içinde de gösterir. Oyuncu başkaları onunla oyuncu olarak gurur duymadan önce kendi kendisi ile gurur duymalıdır.

İletişim Yeteneği
Takımınızda herkesin saha içerisinde iletişim kurmasını istersiniz. Etkili bir takım kaptanı saha dışında da takım arkadaşları ile konuşabilme yeteneğine sahip olmalıdır. Takım kaptanı takımla coach arasında bağlantı kurmalıdır.

Atletik Yetenek
Bazen oyuncu harika bir lider olur , çünkü atletik yeteneğinden dolayı kendisine hayranlık duyuyordur. Bu oyuncu yinede ancak iyi bir çalışma ahlakı ve iletişim yeteneği varsa iyi bir kaptan olabilir.

Eğer liderlik öğretilebiliyorsa bunu takımınıza öğretmelisiniz. Gelecek sezon için takım kaptanınızı baharda seçin böylece yani seçilen kaptanların sezon başından itibaren gerçekten lider olmayı istediklerini kanıtlama şansları olur.

Oyuncu Sorumlulukları
Aşağıdaki sorumluluklar kaptanınızı lider yapmak için yardımcı olacaktır.

1- Örnek Olma
Takım kaptanınızın sahip olması gereken en önemli fonksiyon sizin basketbol programınızda oynadığı rol ne olursa olsun diğerlerine örnek olmasıdır. Oyuncularınızı sürekli olarak diğer kızların yada oğlanların onları izledikleri yolunda uyarın ve onlardan diğerlerine pozitif örnek model olmalarını isteyin. Lideriniz eleştirileri kabullenme konusunda da takım arkadaşlarına örnek olmalıdır.

2- Geleceğin Oyuncuları ile Konuşma
Her bahar orta okul öğrencileri ile kamplar ve yaz çalışmaları hakkında toplantı yaparız. Bu toplantılara lise takımının kaptanlarını da yanımda getiririm ve onlarla birkaç kelime konuşmasını isterim.

3- Yaz Kamplarında Çalışma
Kaptanlarınızı basketbol yaz kamplarında çalıştırmak onların daha iyi öğretmenler ve geleceğin oyuncuları olmaları konusunda iyi bir fırsat yaratır.

4- Programlar Organize Edin
Bizim eyaletimizde sezon dışında coachların oyuncularla fazla temas kurmalarına izin verilmez. Biz bunu olumluya çevirmek için takım kaptanlarımıza yaz liglerinde ve yaz kamplarında sorumluluklar veriyoruz. Aynı zamanda onlara yeni yetişen oyuncular için gerekli olan yaz dönemi hazırlık antrenmanlarında da görev veriyoruz.

5- Takımı Hazırlama
Takım kaptanlarınız takım arkadaşlarının antrenman yapmaya ve oynamaya hazırlamalıdır. Birçok farklı karakterde insanla muhatap olacağı için bu kaptana zor gelebilir. Takım kaptanı önce kendisi antrenmana hazır olduktan sonra takımın geri kalanını antrenmana hazırlar. Takım kaptanları antrenman saatlerinde bir değişiklik olduğunda bunu takıma duyurmakla da sorumludur.

6- Antrenman Maçında Coachluk
Sezon öncesi antrenmanlarının 30 dakikalık bölümünü kendi aramızda oynayacağımız maçlara ayırırız. Takımı ikiye bölün ve kaptanlar birtakımın oyuncu-antrenörü olsun.

7- Küçük Ayrıntılar
Takım kaptanları antrenman ve maç öncesinde küçük detayları üstlenmelidir. Örneğin seyahatlerde ve maçlara gelirken ne giyileceğine , yaptırılacak takım malzemesinin şeklinin nasıl olacağına, tişörte ne basılacağına yada maç ısınmasında ne giyileceğine kaptan karar verir.

8- Takımı Bir Araya Getirme
Takımın saha dışında da bir araya gelmesi sağlıklıdır. Takımın birbirini daha yakından tanımasına ve kaynaşmasına imkan sağlayacak , arkadaş toplantıları, pizza partileri, birlikte sinemaya gitme hatta kartopu savaşlarını takım kaptanı organize etmelidir.

9- Takımı Çalıştırma
Takım iyi oynamadığında bunu bazı sebepleri olabilir ve siz bu durumda bazı antrenmanları ve sonraki oynayacağınız rakibin videosunu takım kaptanın yaptırmasına izin verebilirsiniz. Ancak dikkatli olun bu çok sık istememelisiniz.
10- Maçların Duyurulması
Maçlarımıza eğer bizim arzu ettiğimiz kadar seyirci gelmiyorsa takım kaptanımızdan maç programının okulda ve çevrede duyurmasını isteriz.

Takdir edersiniz ki bütün bu maddeler öncelikle coachun sorumluluğundadır. Akıllı bir coach bunlara yeni maddeler ekleyebilir, değişiklikler yada önermeler getirebilir.

Dave Marshall, 3 yıldır Bridgeport (ABD) Lisesinde Kız Takım Başantrenörlüğü yapıyor.

David Marshall , Bridgeport High SchoolHead Girls’ Coach, Bridgeporti, W. Va.
Çev: Gencer Baytimur 10.03.2002

Devamını okuyun...>>

Kendine Güvenli Oyuncu Yetiştirmek

Jeff Jansen, Mental Training Consultant Univesity of Arizona ,Tusccon ,AZ
Winning Hoops , Vol.10 No: 4
Çev : Gencer Baytimur

Bazı coachlar normal adam adama savunma ile maç kazanırken, bazıları da Match-Up yada Zone savunma ile kazanırlar . Bazı coachlar sabırlı ve yüksek yüzdeli boş şut bulmak için çalışır ve bunun önemini vurgularken bazıları yüksek oktanlı fastbreak’lerine güvenirler.
Bütün farklı stratejiler kazanmak için gerekli sonucu verebilir ancak çok az coach kendine güvenmeyen oyuncularla maç kazanabilir. Kendine güvenen bir takım hemen bütün farklı hücum sistemlerini uygulayabilir ve farklı savunma sistemleri ile de başarılı olabilir. Bu nedenle anahtar neyi yaptığınızdan çok takımın bunun başarılı olacağına olan inanmasıdır.
Bütün başarılı bildiği gibi coachluk “ X ” ler ve “ O “ ların ötesinde çalıştırdığınız insanların kalplerine ve düşüncelerine ulaşabilmektir. Kendine güvenli bir takım oluşturmak bir coachun en önemli görevidir. Güven takımı bir üst seviyeye yükseltecek manevi değerlerin en önemlilerindendir.
Bir an için durun ve aşağıdaki soruların yansıması olarak kendi coachluğunuzu sorgulayın :
- Günlük çalışmalarda oyuncularıma nasıl güven aşılıyorum ?
- Oyuncularımın güvenlerini zedeleyecek şeyler yapıyor muyum ?

Bazı coachlar şansa bırakarak bir gün mucizevi olarak takımlarının buna ulaşacağını umarken , başarılı coacahlar sürekli olarak günlük çalışmalarda oyuncularına güven aşılayarak bunun gelişmesini sağlarlar. Kendine güven de tıpkı çeşitli Savunma ve Hücumlar gibi çalışılarak güçlendirilebilir.
Eğer şimdiye kadar bunu yapmadıysanız , kendine güvenli oyuncular yetiştirmek için aşağıdaki önerileri kendi coachluk ve antrenman sisteminize uygulayabilirsiniz.

• Sürekli Olarak Oyuncularınızın Potansiyeline ve Yeteneğine Olan Güveninizi Gösterin :
Sözlerinizle ve hareketlerinizle onların yeteneklerine başarılı olacaklarına olan güveninizi gösterin ve söyleyin . Her bir oyuncu için gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler
belirleyerek onların bu beklentilerine ulaşmalarına yardımcı olacak şekilde onlara güven telkin ederek yardımcı olun . Kendine güven başarıya ulaşmada çoğu zaman en önemli unsurdur.

Bir oyuncu coachunun kendisine güvenip güvenmediğini hemen sezer. Bazen oyuncular ne kadar iyi olabileceklerini ve bunun için de onlardaki potansiyeli ortaya çıkartacak kadar sabırlı ve onlara güvenen bir coachun gerektiğini anlayamaz.

• Kaliteli Antrenman ve Amaca Uygun Hazırlanmanın Önemini Vurgulayın:
Başarının badeli kaliteli hazırlık ve antrenmandır.Bu nedenle siz ve oyuncularınız antrenmanlardan en fazla verimi almanın gerekliliğini iyi anlamalısınız. Kaliteli antrenman oyuncularınıza güven duyma hakkını verir , çünkü onlar başarılı olmak için çok çalışmaktadırlar. Burada önemli olan oyunculara , yararlı ve değerli zaman ve enerjilerini bu işe harcadıkları için başarılı olmayı hak ettiklerini onlara anlatmaktır.

• Antrenmanlarda Mümkün Olabilecek Çeşitli “ Maç Durumları”nı (game stuations) Canlandırın:
Ne beklediğini bilmek güven oluşturmak için gerekli bir diğer faktördür . Çeşitli maç durumlarını antrenmanlarda canlandırdığınızda , oyuncularınız bu durumlarda onlardan neler beklediğinizi ve nelerden sorumlu olduklarını bilirler , çünkü bunlar önceden antrenmanda çalışılmıştır. Oyuncuların hazırlıklı olmadıkları yada kendilerinden nelerin beklendiğini bilmedikleri durumlarda şüphe ve karışıklık artar. Bitime beş saniye kala board’a çizdiğiniz şeyi oyuncular ilk defa görüyor olmamalıdırlar. Antrenmanlarınızı mümkün olabilecek maç sonu pozisyonlarını (late-game stuations) olduğu kadar, çeşitli hücum ve savunmalara karşı çalışmaları da kapsayacak şekilde düzenleyin.

• Oyuncularınızın Küçük ve Çabuk Başarılar Elde Edebileceği Antrenmanlar ve Driller Dizayn Edin:
Şunu bilmelisiniz ki fiziksel becerileri oluştururken aynı zamanda kendine güvende oluşturmaktasınızdır. Öyle antrenman ve driller oluşturun ki oyuncular böylece küçük ve erken başarılar elde edebilsin. Onlara ulaşılabilir günlük hedefler belirleyin böylece kendi gelişmelerini görebilsin. Bu amaçla bazı coachlar sezon öncesi programlarında önce nispeten zayıf takımlarla, daha sonra güçlü takımlarla oynayacakları hazırlık maçları ayarlarlar. Bu erken başarı daha sonraki zor dönemlerde ihtiyaç duyacakları güçlü özgüvenin temellerinin atılmasında oyunculara yardımcı olur.

• Oyuncularınıza Yapıcı Şekilde Hitap Edin:
Oyuncularınıza antrenman ve maçlarda yıkıcı değil yapıcı ve onları teşvik eder şekilde hitap ederek yanlışlarını düzeltin. Örneğin “ Barış, pasların bizi öldürüyor! “ yerine “ Barış, aşağı doğru dribling yaparak, posta pas için daha uygun bir açı oluşturabilirsin ! “ demeye çalışmalısınız . Oyuncularınızı başarısızlıktan uzak tutmak yerine başarıya ulaşmak için onları cesaretlendirin. Çoğu coachlar oyunlarını teşvik edip ödüllendireceği yerde onları hata yapmaktan korkutarak maç kazanmaya çalışmaktadır. Oyuncularınızın hatalarından daha az etkilenecekleri ve iyi yapılan işlerin daha fazla vurgulanacağı hedefler belirleyin.

• Başarısızlığın Korkulacak Değil, Ders Alınacak Bir Şey Olarak Değerlendirildiği Bir Ortam Yaratın:
Hatalar genellikle hayal kırıklığı yaratabildiği halde, oyuncularınız bunları ders olarak algılayarak, bir dahaki sefer için farklı bir strateji veya yaklaşımda bulunmayı bilmelidirler. Hatalardan ders almak oyunculara öğrenmeyi ve kendi oyunlarını düzeltmeyi öğretir. Hata yapan oyuncunuzu hemen kenara alırsanız oyuncu hatanın ölümcül bir şey olduğunu anlar ve çabucak güvenini yitirir. Hatayı ölümcül olarak algılamak, sürekli olarak omuzu üzerinden kenara bakan ve kendi oyununu oynamaktan çok, hata yapmamaya çalışan, gergin ve tedirgin oyuncular yaratır. Hata yapmalarına rağmen oyuncularınızı mümkün olduğu kadar cesaretlendirin ve oyunda tutun

• Hataların Üzerini Örtmek Yerine, Onlardan Bir Şeyler Öğrenmek ve Düzeltmek Üzerine Odaklanın:
Bir hata durumunda, olumsuz bir şey söyleneceği zaman ( negatif feedback ) verilebilecek en iyi tavsiye “ Sandviç Tekniği” kullanmaktır. Sandviç Tekniği ; olumsuz bir yargıyı olumlu iki yargı arasına koymaktır (iki pozitif arasına bir negatif). Örneğin, “ bu gördüğüm en kötü post-up “ demek yerine, sandviç tekniği kullanarak şöyle ifade edilebilir, “ sıkı çalıştığını görüyorum (pozitif ), ama doğru pozisyon alamadığın için sana top indiremiyoruz (negatif), çizginin üzerinde kal ve savunmacının dizinin üzerine dayan böylece bir dahaki sefere daha kolay topu alabilirsin (pozitif). Sandviç tekniği size oyuncularınızın güvenini kırmadan yapıcı eleştiri yapma imkanı verir. Oyuncular hatanın kendisiyle uğraşmak yerine ondan ders almak üzerine odaklanırlar.

• Büyük Maçlara ve Önemli Durumlara “endişe” yerine “ meydan okuma” şeklinde yaklaşın :
Maçın önemi ne kadar artarsa ve stresli durumlar oluşursa, bir coach olarak sizinde o kadar kendinden emin, sakin ve kontrollü görünmeniz gerekir. Oyuncularınız bunu sezecek ve güveninizden besleneceklerdir. Onlar doğal olarak bu büyük maça kilitlenecek ve sakin olmak için sıkça size bakacaklardır. Bu nedenle stresli ve büyük maçlara, kazanılması gerekli, ölüm kalım mücadelesi gibi değil, bir heyecan ve meydan okuma vesilesi olarak bakılmalı ve oyunculara da böyle gösterilmelidir. Bu gibi durumlarda onlara başarıyı hak edecek kadar çalıştıklarını hatırlatın.

Devamını okuyun...>>

Morgan Wooten’ın Favori Koçluk İlkeleri


Çev: Gencer Baytimur
Jerry Krause ve Ralph Pim’in “Beyond the X’s and O’s; Lessons From the Legends” isimli kitabından alınmıştır.
- Çalıştığınız genç insanların hayatlarını nasıl etkilediğinizi asla göz ardı etmeyin.
- Oyuncularınıza kişisel, akademik ve atletik gelişimleri için uygun önceliklerinin önemini öğretin.
- Galibiyet ve yenilgileri objektif olarak değerlendirin. Maçların sonuçlarından çok harcanan efor ve doğru uygulamalara odaklanın.
- Öğretin, dikte etmeyin
- Asla hakaret etmeyin.
- Kendi kişiliğinize ve felsefenize uygun bir tarzda iletişim kurmaya çalışın.
- Problemleri önceden sezmeyi öğrenin.
- Kurallara uymamanın cezasını asla önceden duyurmayın.
- Coşkunluk (enthusiasm) kahramanlık yaratır
- Eğer hata yapar ve yere düşersen, tekrar ayağa kalkmalısın.
- Her zaman için bir “günün fikri”niz (thougth for the day) olsun.
- Sürekli olarak yaptığınız ve yapmadığınız şeylerle ilgili olarak yargılanıyor olacaksınız.
- Kendiniz olun.
- Öğrenmeye istekli olun.
- İşe asılmayan, sıkı çalışmayan ve dinlemeyen oyuncularla, sırf potansiyelleri var diye asla oynamayın.
- Asla cezalandırıcı disiplin uygulamayın, öğretici disiplin uygulayın.
- Biz sürekli olarak ne yapıyorsak oyuzdur.
- Rakiplerinize size yapılmasından hoşlanmadığınız şeyleri yapın.
- Savunmayı ayaklarınız, gözleriniz ve yüreğinizle yapın.
- Oyuncularınızın dikkatlerini çekmek istiyorsanız onları övün.
- Ben hangi seviyede olursa olsunlar, fundamentallerin tekrarlanması oyuncularınızı “kazanan” yapar.
- Sıkı oynayın, akıllı oynayın, birlikte oynayın ve eğlenin.
- Uyguladığınız basketbol programının tamamına hakim olmalısınız
- Ben asla oyuncularıma lanet etmem, ve onlarda asla bana lanet etmeyecek.
- Ben asla oyuncularımı utandırmadım, ve onlarda asla beni utandırmayacak.
- Hiçbir şeyi farz etmeyin.
- Oyuncularınızı dinleyin ve onlardan öğrenin.
- Mükemmellik alışkanlık haline gelir.
- Oyuncularınıza hiçbir zaman kazanmalarını söylemeyin.
- Asla iki saatten fazla sürecek bir antrenman planı yapmayın.
- Coşkulu ve sıkı bir not olması bakımından antrenmanın başında oyuncuların size doğru koşarak gelmelerini sağlayın.
“Inch by inch, life’s a cinch. Yard by yard, it’s really hard”
Çok çok yaparsan zor, Küçük küçük yaparsan hayat kolay...!!
(bir işi yaparken adım adım ilerlemenin daha kolay olduğunu anlatan bir tekerleme)
- Takımdan kestiğiniz oyuncularla yüz yüze konuşmak için zaman ayrın.
- Her yılın başında oyuncularınızdan sportif ve akademik hedeflerini yazmalarını isteyin.
- Takım kimyasını oluşturmak bir koç olarak yapacağınız en önemli şeydir.

Devamını okuyun...>>

Öğretme Metotları İçin İpuçları 2

“Öğretme Metotları İçin İpuçları 1” ve “Basketbol Altyapı Antrenörünün Davranış Biçimleri Neleri Kapsamalıdır?” yazılarının devamı niteliğinde olan bu yazıda yine daha iyi antrenman yaptırabilme ve takım olabilme adına genç antrenörler için çeşitli ipuçları sunulmuştur.

- Çalışmaların rekabete ve yarışmaya yönelik yani maç havasında olması gerektiğini söylemiştik. Ancak, çalışmalar aynı zamanda eğlencelide olmalıdır. Oyuncuların dikkatlerini çalışmaya vermeleri için bu için önemlidir. Antrenmanlar sürekli aynı çalışmalar üzerine kurulursa antrenmanlar git gide monotonlaşır ve ilgisiz bir oyuncu topluluğuyla karşı karşıya kalırsınız.
- Oyuncularınızı potaya en yakın yerde ve en boş kalabilecekleri durumda topla buluşturmakla kalmayıp, aynı zamanda orada doğru oyuncuların da olmasını sağlayın.(skorerinizi, riboundcunuzu, ballhanderinizi tespit edin)
- Bir şeyler öğrettiğinizde oyuncularınızın kafasında hiçbir soru işareti ve şüphe kalmasın.
- Takımınız için en iyi olan savunma ve hücum organizasyonlarını tespit edin. Ve bunları takımınıza nasıl öğreteceğinizi belirleyin.
•Taktiklerinizi oyunculara anlatın ve bunları tahtada çizin.
•Sahada kendiniz, yardımcı antrenörünüzle birlikte taktiklerinizi gösterin, detaylandırın.
•Benzer yada aynı organizasyonların videoları varsa uygulamayı izletin. (Örneğin A Takımın uyguladığı bir savunma yada hücumsa bunları maç videolarından birleştirerek izlettirebilir ve oyuncuların bunları gözlerinde canlandırmalarını sağlayabilirsiniz).
•Sahada gösterme içi bitince hafif tempoda 5x0 şeklinde çalışın.
•Sonra istenilen tempoda çalışın.
•Parçalara bölün ve savunmalı çalışın. Savuma organizasyonu ise hücum ekleyin.
•Ardından maç temposunda uygulamaya geçin.

- Hücum düzenlerinde dikkat etmeniz gereken temeller ise:
•Sahaya yayılış
•Hareketlilik
•Basit yollardan skora gidebilme
•Savunma yardımlarını cezalandırabilme
•Birbirine alan bırakabilme
•İyi bir zamanlama
•Hücum ribaundu pozisyonuna sokabilme
•İlk pası baskılayabilme ve geri dönüş dengesini sağlayabilme

- Sezon öncesi sizinle ilk kez çalışacak oyuncularla özel antrenmanlar yapmak onların takımla olan uyumlarını hızlandıracaktır. Drilleri tanımalarını sağlayacak ve sizin antrenmanlardaki prensiplerinizin neler olduğunu öğreneceklerdir.
- Antrenman süreniz tesis ve kulüp şartları sebebiyle her zaman istediğiniz sürede olmayabilir. Böyle durumlarda zamanı efektif kullanın ve öncelikli çalışmalarınızı seçin.
- Antrenörün yaklaşımı, neşesi, kararlılığı, aktifliği, seçtiği çalışmalar ve dozunda agresifliği o antrenmana gönülsüz/hazır gelmeyen oyuncuları işe dahil eder. Bu sebeple antrenörün antrenman için kendini zihinsel olarak hazırlaması çok önemlidir.
- Bir sette yada savunma rotasyonunda önceden çalıştıklarınıza göre bir değişiklik yapıyorsanız sebebini oyuncularınızla paylaşın. Daha yararlı olacağına inandırın.
- Sezon öncesi sürat ve çabukluk çalışmalarında topsuz ve içinde basketbol içermeyen çalışmalar kullanırken sezonla birlikte bu tür ihtiyaca yönelik çalışmaları mutlaka basketbol çalışmalarına entegre ederek kullanın.
- Kararlılık ve maksimum verim için sahada yapacağınız işler doğrultusunda en doğru 5le oynayın. Uyumlu 2liler ve 3lüler keşfedin. Ve geliştirin.
- Antrenman öncesi ve antrenman içinde yapacağınız gözlemler oyuncularınız hakkında size çoğu zaman doğru ipuçları verir. Oyun kurucunuzla post oyuncunuzun yada şutörünüzün çok iyi anlaştığını ve birbirlerini sezdiklerini fark edebilir ve bunu küçük bir patern haline getirebilir ve maçlarda kullanabilirsiniz.

Bu küçük ipuçları sizlere antrenman veriminin artmasında ve takımlaşmanızda yardımcı olacağı gibi bir çok yenileri için de fikir verecektir.

Devamını okuyun...>>

Takım Başarısını Engelleyen Temel Etmenler

Her basketbol oyuncusu kendi kişisel başarısını ve takımının başarısını doğrudan etkileyen 3 zararlı durumdan haberdar olmalıdır.
1- Zayıf savunma
2- Zayıf davranış
3- Bireyselliğin artması
Şimdi başarının önündeki bu engellere daha yakından bakalım.

1-ZAYIF SAVUNMA:
Kötü savunma takımlarında oyuncular sanki kendilerini tam anlamıyla oyuna veremiyorlarmış ve enerjilerini saklıyorlarmış gibi görünür. İyi savunma öncelikle zihinsel bir durumdur. Bu, kararlı olmak, kişisel gurur ve rakibin üzerinde üstünlük kurma konusunda kendini adamaktır. Bu rakip oyuncuya onun istediği yerde değil, kendi istediği yerde top aldırmak ve şut attırmak demektir. Bunu için hatırı sayılır derecede fiziksel ve zihinsel bağlılık gerekir.
Savunma basketbol oyunun en istikrarlı bölümü olmalıdır. Bu, sıklıkla zafer ve yenilgi arasındaki fark anlamına gelir. Şampiyon takımlar kendilerini oyunun hem savunma hem de hücum tarafında geliştirmiş takımlardır.

2- ZAYIF DAVRANIŞ:
Zayıf ve yetersiz (poor attıtude) davranış içerisinde olan oyuncu genellikle kendisini birinci, diğer herkesi ikinci sıraya koyan oyuncudur. Vefasız oyuncu, kendisinin oynaması gerektiği kadar oynamadığını düşündüğü için somurtan, ağlayacak omuz arayan, kendi takım arkadaşını çekiştiren, davranış bozukluğu içinde olduğu için kendi yeteneği ölçüsünde performans gösteremeyen oyuncudur. Oyuncuların, işler kendi istedikleri gibi gitmediği zaman kendilerini üzgün hissetmeleri kolaydır. Ancak bunun takımın yararına olduğunu anlaması gerekir.

3-BİREYSELLİĞİN ARTMASI:
Birçok maçın kaybedilmesinin ve birçok takımın canının yanmasının sebebi, kendisi için uygun olmayan bir durumda ve yetenekteki bir oyuncunun, uygun dribbling, screen, ribaund ve top kontrolü (ballhandling) olmadığı için doğal ritminde şut atılamayacak durumda olmasına rağmen şut kullanmasıdır. Oyuncuların daha uygun durumdaki arkadaşlarının atması için kendilerinin şut atmaktan kaçınması gerekir.
Hücumdaki yetersizlik genellikle kendisini şut atmadaki sabırsızlıkla gösterir. Bazı oyuncuların bir yada iki pastan sonra şut atma konusunda endişeli olma eğilimleri vardır. İyi savunulmalarına ve şut atmak için uygun pozisyonda olmamalarına rağmen sanki zorlayarak şut atmaya mecbur gibidirler.
Ancak akıllı bir oyuncu birkaç pastan sonra ve penetre denemeleri de sonuç vermediğinde, topu geri çekerek hücumu yeniden başlatabilen oyuncudur.
Sabırsız hücum savunma için bir tehdittir, aynı şekilde sabırlı hücum da iyi atış pozisyonları buldurması yanında savunmaya dengeli olarak dönmeyi ve açık vermemeyi sağlar. İyi bir şut atıldığında üzerinde konuşmaya gerek yoktur, iyi şut kendisini böyle gösterir. Oyuncularınıza şunu öğretin: eğer şut oradaysa atın!

By Andy Manning
E-hoops, Kasım 2004
Çev.Gencer Baytimur

Devamını okuyun...>>

Geçiş Hücumu

CSKA MOSKOVA İKİNCİ TAKIMI BAŞANTRENÖRÜ ANDREI MALTSEV'İN GEÇİŞ HÜCUMU

Her takımın hücum faaliyetindeki hedefi hücum oyuncusu için en rahat atış kullanabileceği pozisyonları yaratmak ve sahada savunmanın en az direnciyle karşılaşacağı pozisyonlar hazırlamaktır. Tabii ki bu tarz durumları yaratmanın en kolay yolu hücumda savunmayı sayısal olarak daha az oyuncuyla yakalamaktır. Sayısal üstünlük ise genellikle savunmanın, zamanında ve doğru bir şekilde kendi yarı sahasına dönmediği hızlı hücumlarla sağlanır. Bahsettiğimiz bu aksiyom oyuncuların maksimum süratlerine yaklaştığı yalnızca birkaç saniye içinde gerçekleşir. Bu hücum stratejisine geçiş hücumu adını veririz.

Geçiş hücumu stratejimizin etkili olabilmesi için birkaç kuralımız vardır. İlk kuralımız açıkça söyleyebilirizki bu hücumu uygulama yada uygulamama kararını vermektir. Geçiş hücumunda genellikle oluşan pozisyonlar hücumun savunmayı eksik adamla yakaladığı pozisyonlardır. Şimdi bu pozisyonlara yakından göz atalım.

hücum 1 ----- savunma 0
Toplu oyuncu kendisi için en uygun atış pozisyonunu yaratır. Burada tek sınırlayıcı etken zamandır. Sahada kalan dört oyuncu ise toplu oyuncunun olabilecek en iyi pozisyondan kullanacağı atışı sadece beklememeli ve hareket etmelidir. Bazı durumlarda takımımızdaki bir oyuncu kendi sahasından diğer sahadaki boş arkadaşına ulaştırmalıdır. Bunu yapmanın en kolay yolu pas atmaktır ve kullanacağımız en etkili pas kanatlara ( wing ) yada alçak post ( low post ) bölgesine yapılmış olandır. Böylece pası alan oyuncuya yalnızca iki adımla turnikeyi atmak yada etkili bir şut kullanmak kalacaktır.

hücum 2 ------- savunma 1
Bu tarz bir pozisyon birçok opsiyon içermektedir. Normal olarak iki hücum oyuncusu arasında kalan savunma oyuncusu toplu oyuncuya daha fazla yaklaşacak ve dikkat edecektir. Bu nedenle diğer yarı sahaya geçmeden hücum oyuncularının birkaç hızlı pas yapması etkili olacaktır.ancak bu paslar ekstra süre kaybettirmemelidir.

İki hücum oyuncusunun birbirine yaklaşarak hücum alanına geçmesi yanlıştır. Bu durmda savunma oyuncusunun eline hücumu durdurmak için daha fazla fırsat geçecektir. İki ayrı kulvarda ancak birbirine fazla yaklaşmadan hücum etkili olacaktır.

Toplu oyuncu hücum sahasındayken ve savunma diğer kulvarda kalmışsa bir karar vermelidir. Sayıyı savunmayla bire bir oynayarak kendi mi yapacak yada çembere kendi yönelip takım arkaşına pas mı verecek? Burada en önemlisi savunmanın hareketini kontrol ederek karar almaktır.

hücum 3 ------- savunma 2
Geçiş hücumunun 3 e 2 pozisyonlarında genellikle geniş açılı üçgenler kurmak önemlidir. Geniş açılı üçgenler ile toplu oyuncu iki arkadaşınıda görebilecek bir konuma gelecektir.

Örneğin oyuncunun biri kanatta kalabilir . Toplu oyuncu bu oyuncuya biraz daha yakın bir şekilde faul çizgisi uzantısına yaklaşırken diğer oyuncumuzun karşı kulvarda 3 sayı çizgisine yakın bir şekilde pozisyon aldığı durumlar toplu oyuncumuza maksimum oyun varyasyonları yaratmaktadır.son karar savunma oyuncularının hareketine ve hücuma katılan oyuncularımızın bireysel yeteneklerine bağlı olacaktır.


hücum 4--------- savunma 3
Bu tip durumlar çok farklı varyasyonlara sahiptir ancak kurallarımız aynıdır. Olabildiğince açık oynamak ve bulabildiğimiz kadar değişik yolla hücumu devamlı hale getirmek.

Geçiş hücumu sayıları takımınıza avantajlar sağlayacaktır. Bazen hızlı geçiş hücumu sayıları oyunun en önemli parçası haline gelir. Daha kolay sayılar üretebilirsiniz ve normal olanın tersine savunma hücumun ilk saniyelerinde daha çok hataya zorlanır. 3 saniye bölgesini domine edemeyen takımlar hızlı geçiş hücumlarıyla zayıflıklarını saklayabilirler. Ve son olarakta geçiş hücumunun başarısız olduğu durumlarda düzenli hücum organizasyonuna geçişte tüm oyuncularımız sahaya düzgün bir şekilde yerleşmiş olacaktır.
Çeviri: Can Kasaplar

Devamını okuyun...>>

Daha İyi Coach Olmak İçin 10 Nokta

Chris Kusnerick, Head Coach
St.Anthony High School, Effinngham, Illinnois
Çev.Gencer Baytimur 30.01.2002

1-Bilgisayar Kullanın

Bilgisayarlar harikadır.Dört yıl önce coachlukla ilgili olarak bilgisayarın tuşuna dokunmakla ilgili hiçbir fikrim yoktu.Ama şimdi onsuz yaşamayı düşünemiyorum bile.
Bilgisayar beni daha iyi coach yaptı çünkü şimdi daha organize oluyor ve daha iyi hazırlık yapıyorum. Word programı yazışmalar, tablo ve çizelgelerle listeler, vs. için harika. Bilgisayarımda bütün bir basketbol programımız, takım kurallarımız, oyun setlerimiz, kayıtlıdır.
Practice Pro Planner ve Assistant Basketball Coach gibi paket programlar sizin basketbol programınızı “bilgisayar dostu” yapabilir.

2-Sezon Öncesi Ailelerle Toplantı

Oyuncuların aileleri ile toplantı mutlaka yapılmalıdır.Bu ailelerle yakınlaşmak ve onların sizin sarf ettiğiniz efordan etkilenmeleri için harika bir fırsat yaratır.
Bu toplantılar size kendi basketbol felsefenizi, antrenmanlar, takımdan kesilecek oyuncular, oynama süreleri, vs. gibi konuları velilere açıklamak için fırsat yaratır.Ayrıca bu toplantılar velilere coaching staff la tanışma ve onlara soru sorma imkanı verir.
Geçen birkaç sezon bu toplantıları sezon öncesi gösteri için yapılan açılış maçının gecesinde düzenledik. Maçtan sonra bütün seviyedeki oyuncuların velilerini kahve ve tatlı yemeğe davet ettik. Her oyuncumuzdan bu gece için $ 5 aldık. Ailelerin sezon boyunca çocukları için ne kadar harcadıklarını düşünürseniz bunun hiç de fazla bir para değildir.

3-Bir College Takımının Maçına yada Antrenmanına Katılın.

Bu takım oyuncularının maç ve antrenman sahası dışında bir ortamda da bir araya gelmelerini ve takım birliğini sağlar. Bu yolla oyuncular maç yada antrenman izleyerek bir şeyler öğrenme fırsatı yakalarlar.
Ben daha antrenmanını izlemek için bize izin vermeyecek bir coachla tanışmadım.Üstelik çoğu coach maçlarını izlemek için bedava bilet bile verir. Takım içi ilişkileri geliştirmek için takımınızı saha dışında da bir araya getirin, bu takım birliğini geliştirir.Ayrıca coach olarak sizde onların arasına katılarak onlar hakkında daha fazla şey öğrenebilirsiniz.


4- Bir Basketbol Kampında Çalışın

Ben kendimi geliştirmek için yaz boyunca bir yada iki basketbol kampında çalışırım. Bu bana diğer coachlarla tanışma ve onların işleri nasıl yaptıklarını öğrenme fırsatı verir.

Benim basketbol hakkındaki birçok iyi fikrim tanıştığım diğer coachlardan geliyor.Yaz kamplarında çevrenizde basketbol hakkında zorlandığınız birçok konu hakkında sorular sorabileceğiniz çok sayıda bilgili coach bulabilirsiniz.
Aynı zamanda bu diğer coaclarla bağlantılar kurmak içinde iyi bir yoldur. Yeni bir iş aramanız gerektiğinde çok sayıda coach tanımanın size faydası olacaktır.

5- Günlük Antrenman Planlarını Oyuncularınıza Verin.

Bunu yapmaya birkaç yıl önce başladım ve şimdi başka türlü yapamam. Sezon içerisinde her gün antrenman planını odama asarım. Oyuncular gün içerisinde geçerken gelip kontrol ederler. Bu aynı zamanda oyuncularla formlar (sigorta, maç programı, seyahat programı vs.) dışında iletişim kurmak yada sadece yüz yüze konuşmak için harika bir fırsat yaratır.
Bu oyuncuların o günkü antrenmanda sizin neler beklediğinizi anlamalarını sağlar. Bu ziyaretler aynı zamanda oyuncuların sorumluluklarını ve görevlerini anlamalarına yardım eder.

6-Fun Yaratacak İşler

Eski mezunları okula getirin, onları sınıflara dağıtıp eğlenceli bir ortam yaratın.Her coach eski mezunların desteğini arkasında ister ve bu eski oyuncuları kendi tarafınızda tutmak için harika bir yoldur.

7-Yılbaşı Partisi Verin

Coach olduğumdan beri bunu her yıl yapıyorum. Adam başı en fazla $5 yada $10’lık hediyeler için isim kurası çekilir. Bu partiye pon-pon kızlar, menajerler, istatistikçiler de katılır bu onların kendilerini takımın bir parçası ve önemli hissetmelerini sağlar. Parti aynı zamanda herkesin saha dışında eğlenmeleri için müthiş bir imkan sağlar.

8-Ortaokul Antrenmanlarına Katılın

Bizim okulda ortaokul maçları Ekim ayı gibi erken başlar. Bu bana ortaokul coachlarına yardım etme imkanı tanır. Bu aynı zamanda bana ileride benim takımımda oynayacak oyuncularla yakınlaşma, onları yakından tanıma imkanı verir. Antrenmanlara katılmak size altyapı antrenörlerinin fundamental hareketlerini doğru şekilde öğretip öğretmediklerini değerlendirme imkanı verir.

9- Sezon Sonu Bireysel Değerlendirme

Hangi sporda antrenörlük yapıyor olursanız olun bu oyuncu değerlendirmesi bir zorunluluktur. Oyuncuların kendilerinin nerede olduklarını bilmeye ihtiyaçları vardır. Onların eksiklerinin neler olduğunu bilmelerini ve bu eksiklerini gidermek için neleri çalışmaları gerektiğini anlatın.
Biz coaching staff olarak oyuncularımızın değerlendirmesini baharda yaparız. Oyuncularımıza kendilerini değerlendirme formu da doldurturuz. Daha sonra her oyuncuyla 15 den 30 dakikaya kadar, oyuncuların basketbol olarak nerede oldukları ve onlara nasıl yardımcı olabileceğimle ilgili toplantı ayarlarım.
Bu bireysel toplantılar oyunculara sezon dışında kendilerini geliştirme çalışmaları için hedef belirlemede idealdir.

10- Çok Çalışma
Şunla yüzleşelim, çok çalışmayı hiçbir şey yenemez. Coach olarak diğer coachlardan daha fazla çalışmaya istekli olmalısınız. Özellikle ailelerle geçirmek zorunda olduğunuz zamanlar size zor gelebilir ama çok çalışmanın yerini hiçbir şey alamaz.
Oyuncularımıza her zaman, herkesin iyi savunma yapabileceği , bunun için gereken tek şeyin çok çalışma olduğunu söylüyoruz.
İyi bir basketbol programı da her coach tarafından geliştirilebilir, bunun için gereken şey de çok sıkı çalışmadır.

Devamını okuyun...>>